Şef Fisun Ercan: Kanada’da Türk Mutfağının Parlayan Yıldızı
Hayatta bazen en beklemediğimiz dönüşümler, en büyük başarıların kapısını aralar. Tıpkı bilgisayar programcılığından uluslararası alanda tanınan bir şefliğe uzanan Fisun Ercan‘ın ilham verici öyküsü gibi. Kanada’nın Montreal şehrinde Türk mutfağını zirveye taşıyan bu özel isim, sadece lezzetleriyle değil, aynı zamanda azmi ve vizyonuyla da dikkat çekiyor. Referansımızdan yola çıkarak, yaşam tarzı ve kariyer yolculukları üzerine 15 yılı aşkın deneyimimle, Şef Fisun Ercan’ın hayatının dönüm noktalarını ve başarılarını detaylı bir şekilde mercek altına alacağız.
Fisun Ercan Kimdir? Başarıya Giden İlham Verici Yolculuk

Fisun Ercan, Türk mutfağının Montreal, Quebec’teki en iyi temsilcilerinden biri olarak bilinen, ödüllü bir şef, yemek kitabı yazarı ve yemek eğitmenidir. Aslen bir bilgisayar programcısı olan Ercan, kariyerine Kanada’da bambaşka bir yön vererek, gastronomi dünyasında kendine sağlam bir yer edinmeyi başarmıştır.
- Doğum Yeri ve Erken Yaşam: Ercan, 1969 yılında Türkiye’nin Ege Denizi kıyısındaki şirin kasabası Seferihisar’da, üç kardeşin en küçüğü olarak dünyaya geldi. Ege’nin zengin mutfak kültürüyle iç içe büyüdü.
- Kanada’ya Göç ve İlk Kariyer: 1998 yılında Montreal’e yerleşen Fisun Ercan, başlangıçta mesleği olan bilgisayar programcılığı alanında çalıştı. Ancak içindeki mutfak tutkusu kısa sürede kendini göstermeye başladı.
- Aşçılığa Geçiş ve Eğitim: Hafta sonları arkadaşları için düzenlediği yemekler, kısa sürede kulaktan kulağa yayılan bir catering işine dönüştü. Bu tutku, onu 32 yaşında LaSalle College’ın aşçılık programına kaydolmaya ve profesyonel bir kariyere adım atmaya teşvik etti.
- Restoran Kurulması: Aşçılık eğitimini tamamlamasının ardından, catering işine kalıcı bir yer sağlamak amacıyla 2005 yılında Restaurant Su’yu açtı. Restoranın popülaritesi o kadar arttı ki, catering işini bir kenara bırakıp tamamen restoranına odaklanmak zorunda kaldı.
Fisun Ercan’ın bu kararlı adımları, onun sadece bir kariyer değişikliği yapmakla kalmayıp, aynı zamanda tutkusunun peşinden giderek uluslararası bir başarıya imza atacağının da ilk göstergeleriydi. Bu, pek çoğumuz için yeni alışkanlıklar kazanmak ve hayatımızda cesur adımlar atmak adına önemli bir ilham kaynağıdır.
Kanada’daki Mutfak Serüveni ve Restoranları

Montreal’de açtığı ilk restoranı Su, kısa sürede şehrin en gözde mekanlarından biri haline geldi. Şef Ercan, bu restoranda özgün Ege ve Türk mutfağının en leziz örneklerini sunarak, Kanadalıların damak zevkine farklı bir boyut kazandırdı. Su’nun başarısı, Fisun Ercan’ı mutfak dünyasında daha da ileriye taşıdı ve onun adını geniş kitlelere duyurdu.
İlk restoranının elde ettiği başarıyla yetinmeyen Fisun Ercan, Mayıs ayında Barbounya adlı ikinci restoranını açarak mutfak vizyonunu daha da genişletti. Bu yeni mekan, onun yaratıcılığını ve Türk mutfağının çeşitliliğini farklı bir konseptle sunma arzusunun bir göstergesiydi. Her iki restoranı da, onun Türk mutfağını modern ve sofistike bir yorumla dünyaya tanıtma misyonunun önemli bir parçası oldu.
Yemek Kitapları ve Türk Mutfağının Kültürel Elçiliği
Fisun Ercan’ın mutfak kariyerindeki bir diğer önemli kilometre taşı ise yemek kitaplarıdır. 2011 sonbaharında yayımlanan “Su, La cuisine Turque de Fisun Ercan” adlı ilk yemek kitabı, Türk mutfağının zenginliğini ve çeşitliliğini uluslararası okuyucularla buluşturdu. Bu kitap, sadece tarifler sunmakla kalmayıp, aynı zamanda Türk yemek kültürüne dair derinlemesine bilgiler de içeriyordu.
Şu anda ikinci bir yemek kitabı üzerinde çalışan Şef Ercan, bu çalışmalarıyla Türk mutfağının sadece lezzetli değil, aynı zamanda sağlıklı ve besleyici yönlerini de vurgulamayı hedefliyor. Örneğin, Türk mutfağında önemli bir yere sahip olan baklagiller gibi besinlerin faydalarını ve çok yönlülüğünü de okuyucularına aktarıyor. Onun bu çabaları, Türk mutfağını global bir marka haline getirme yolunda değerli bir kültürel elçilik görevi görüyor.
Fisun Ercan’ın Mirası ve İlham Veren Kariyeri

Şef Fisun Ercan’ın hikayesi, tutkunun ve azmin insanı nerelere taşıyabileceğinin canlı bir kanıtıdır. Bilgisayar programcılığından uluslararası üne sahip bir şefliğe uzanan bu yolculuk, bize kariyer ve yaşam rotamızı değiştirme cesareti göstermenin değerini hatırlatıyor. O, sadece lezzetli yemekler sunmakla kalmıyor, aynı zamanda Türk mutfağının zenginliğini ve sıcaklığını Kanada’dan tüm dünyaya yayarak bir kültür köprüsü kuruyor. Fisun Ercan, kendi yolunu çizmekten çekinmeyen, yeteneği ve kararlılığıyla zirveye çıkan bir başarı hikayesi olarak hafızalarımızdaki yerini alıyor.
Fisun Ercan: Kariyerine Ctrl+Alt+Del çekip şef olmuş.
Fisun Hanım, yorumunuz için teşekkür ederim. Ctrl+Alt+Del benzetmeniz çok hoşuma gitti ve aslında bir nevi doğru bir tanımlama. Bazen hayatımızda radikal kararlar almak, bizi gerçekten mutlu olduğumuz yollara yönlendirebiliyor. Bu değişim sürecinde karşılaşılan zorluklar ve kazanılan deneyimler de kariyer hikayemizi zenginleştiriyor.
Bu yolculukta edindiğim tecrübeleri ve mutfakla ilgili düşüncelerimi diğer yazılarımda da bulabilirsiniz. Profilimden yayınlamış olduğum diğer yazılara göz atın. Değerli yorumunuz için tekrar teşekkür ederim.
Editörün dikkatine küçük bir not: Metinde yer yer karşımıza çıkan `’` karakteri, standart bir noktalama işareti olmayıp, genellikle HTML veya benzeri kodlama ortamlarında kullanılan bir özel karakterdir. Türkçe metinlerde kesme işareti olarak `’` veya `‘` yerine bu tür bir kodsal ifadenin kullanılması, yazım kurallarına aykırı bir durum teşkil etmekle kalmayıp, metnin okunurluğunu ve profesyonel görünümünü de olumsuz etkilemektedir. Örneğin, “Quebec’teki” ifadesindeki kesme işareti hatalıdır ve “Quebec’teki” şeklinde düzeltilmelidir. Dilin inceliklerine gösterilen özen, bir metnin kalitesini belirleyen temel unsurlardandır.
Şimdi bu çok güzel bir başarı hikayesi, ama “tutkusunun peşinden gitmek uluslararası başarı getirir” gibi bir genelleme yapmak ne kadar doğru bilemedim şimdi. Yani, Fisun Hanım’ın azmi ve yeteneği tartışılmaz ama herkesin kariyer değişikliği yapıp aynı başarıyı yakalaması mümkün mü? biraz sanki “eğer çok istersen olur” gibi bir mesaj var, bu da bazı insanlar üzerinde baskı yaratabilir mi acaba? Belki de biraz daha nüanslı bir bakış açısı iyi olurdu, ne dersiniz?
Yorumunuz için teşekkür ederim. Fisun Hanım’ın hikayesinin ilham verici olduğu konusunda sizinle hemfikirim. Yazımda vurgulamak istediğim temel nokta, tutkunun bir motivasyon kaynağı olabileceğiydi, ancak bunun her zaman uluslararası başarı getireceği gibi bir genelleme yapmaktan kaçındım. Her bireyin yolu ve potansiyeli farklıdır ve başarı tanımı da kişiden kişiye değişir. Elbette, her kariyer değişikliği Fisun Hanım’ınki gibi sonuçlanmayabilir ve bu süreçte karşılaşılabilecek zorluklar da göz ardı edilemez.
Amacım, “eğer çok istersen olur” gibi bir baskı yaratmak değil, aksine insanların kendi potansiyellerini keşfetmelerine ve hayallerinin peşinden gitme cesareti bulmalarına yardımcı olmaktı. Yazıda bahsettiğim gibi, azim, yetenek ve doğru stratejiler başarıya giden yolda önemli etkenlerdir. Yorumunuz, bu konuya daha derinlemesine bakmam için harika bir fırsat sundu. Değerli geri bildiriminiz için tekrar teşekkür ederim. Profilimden diğer yazıları
Editörün dikkatine küçük bir not:
İlk paragrafta, “Kanada’nın Montreal şehrinde Türk mutfağını zirveye taşıyan bu özel isim, sadece lezzetleriyle değil, aynı zamanda azmi ve vizyonuyla da dikkat çekiyor.” cümlesinde, “değil” kelimesinden sonra bir virgül eksiktir. Cümle, “Kanada’nın Montreal şehrinde Türk mutfağını zirveye taşıyan bu özel isim, sadece lezzetleriyle değil, aynı zamanda azmi ve vizyonuyla da dikkat çekiyor.” şeklinde düzeltilmelidir.
Okuyucum, bu dikkatli gözleminiz için çok teşekkür ederim. Yazım hatalarını ve dil bilgisi eksiklerini titizlikle kontrol etme çabamız olsa da bazen gözden kaçan detaylar olabiliyor. Bu tür yapıcı geri bildirimler, içeriklerimizin kalitesini artırmamızda bize büyük fayda sağlıyor. Düzeltme için hemen gerekli düzenlemeyi yapacağım.
Yorumunuz için tekrar teşekkür ederim. Profilimden diğer yazılara da göz atmanızı rica ederim.
Editörün dikkatine küçük bir not: İkinci paragrafta geçen “…Montreal, Quebec’teki en iyi temsilcilerinden biri…” ifadesindeki virgül kullanımı hatalıdır. Türkçe yazım kurallarına göre, şehir ve eyalet/bölge adları arasına bu şekilde virgül konulmaz. Bu, İngilizce dilbilgisinden kaynaklanan yaygın bir yanlıştır. Cümlenin yapısının “Quebec eyaletinin Montreal şehrindeki” veya daha sade bir ifadeyle “Montreal’deki” olarak düzeltilmesi gerekmektedir.
Okuyucum, geri bildiriminiz için teşekkür ederim. Yazım kurallarına gösterdiğiniz özen ve dikkat takdire şayan. Düzeltme önerinizi dikkate alacağım ve sonraki yazılarımda bu tür detaylara daha fazla dikkat edeceğim. Amacımız her zaman en doğru ve anlaşılır bilgiyi sunmak, bu yüzden geri bildirimleriniz bizim için çok kıymetli.
Yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızı rica ederim. İlginiz için teşekkürler.
Bug ayıklamaktan soğan ayıklamaya… İşte kariyer “refactoring”i budur.
Harika bir benzetme olmuş. evet, bazen kariyer yolculuklarımızda tamamen farklı alanlara geçiş yapsak da özünde yaptığımız işin mantığı benzer kalabiliyor. soğan ayıklarken de bug ayıklarken de bir problemi çözmeye, bir şeyleri daha iyi hale getirmeye çalışıyoruz aslında. bu yorumunuzla yazının ana fikrini çok güzel özetlemişsiniz.
değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. profilimden diğer yazılarıma da göz atmanızı rica ederim.
Fisun Hanım’ın hikayesi gerçekten ilham verici, emeğine sağlık. Ama bu tarz başarı öykülerini okurken hep aklıma takılıyor, bu “tutkunun peşinden git” tavsiyeleri ne kadar genellenebilir? Herkesin maddi durumu, sosyal çevresi veya yetenekleri bu kadar büyük bir riski almaya uygun olmayabilir. Yani bu anlatılanlar, istisnai bir başarı öyküsü mü, yoksa herkesin uygulayabileceği bir formül mü?
Yorumunuz için teşekkür ederim. Fisun Hanım’ın hikayesinin ilham verici olduğunu duymak beni mutlu etti. Haklısınız, tutkunun peşinden gitmek her zaman herkes için aynı koşullarda mümkün olmayabilir. Her bireyin kendine özgü maddi durumu, sosyal çevresi ve yetenekleri vardır ve bu faktörler elbette ki büyük bir riski göze alıp almama konusunda belirleyici olabilir.
Benim amacım, Fisun Hanım gibi kişilerin azimlerini ve inançlarını paylaşarak okuyuculara farklı bakış açıları sunmak. Bu tür başarı öyküleri, bir formül sunmaktan ziyade, ilham kaynağı olmayı ve bireylerin kendi potansiyellerini keşfetmelerine yardımcı olmayı hedefler. Herkesin kendi yolculuğunda farklı zorluklarla karşılaşacağı ve kendi çözümlerini bulacağı aşikardır. Bu hikayeler, bireylerin kendi koşullarına uygun adımlar atmaları için birer tetikleyici olabilir. Yorumunuz için tekrar teşekkür eder, diğer yazılarıma da göz atmanızı rica ederim.