Avcı ve Av: Hayatın Kadim Dansından Derin Sözler

Avcı ve Av: Hayatın Kadim Dansından Derin Sözler

Doğanın en eski ve en temel ilişkilerinden biri olan avcı ve av arasındaki döngü, sadece fiziki bir mücadeleden ibaret değildir. Bu kadim dans, insanlık tarihi boyunca felsefecilerden şairlere, düşünürlerden yazarlara kadar pek çok kişiye ilham vermiş, hayatın, mücadelenin, kaderin ve varoluşun derin anlamlarını sorgulatmıştır. Dijital dünyanın kelimelerle örülü bu geniş ağında, sizler için avcılık ve av kavramlarının ruhunu yansıtan, düşünmeye sevk eden ve belki de kendi yaşamınızdaki rolleri sorgulatacak bilgece sözleri bir araya getirdik.

Bu sözler, kimi zaman bir avcının keskin zekasını ve sabrını överken, kimi zaman avın çaresizliğini ya da hayatta kalma mücadelesindeki dirayetini gözler önüne serer. Her biri, yaşamın incelikli dengelerini, güç ilişkilerini ve varoluşsal çelişkileri farklı bir pencereden ele alır. Hazırladığımız bu özel seçki, sadece bir derleme değil, aynı zamanda bu evrensel temaya dair derin bir yolculuğun kapılarını aralayan bir rehber niteliğindedir.

Hayatın Avcılık Yüzü: Strateji ve Güç Sözleri

Avcılık, sadece bir hayvanı takip edip yakalamak değil; aynı zamanda keskin bir zeka, stratejik düşünce ve sabır gerektiren bir sanattır. Bu bölümde, hayatın meydan okumaları karşısında bir avcı gibi durmayı, hedeflere ulaşma yolunda gösterilen azmi ve gücün doğasını irdeleyen sözlere yer veriyoruz. Bu alıntılar, sizleri kendi içsel avcınızı keşfetmeye ve yaşamın zorlu yollarında nasıl bir duruş sergilediğinizi düşünmeye davet ediyor.

  • Bütün insanlar kendi yararları için koşar. Çıkarı olmasa avcı evde yaşlanır.
  • Kartalın aslanı av zannetmesi, yükseklikten değil, körlüktendir.
  • Av avlayanın, kemer bağlayanın.
  • Aslanlar kendi tarihlerini yazmadığı sürece, avcı hikâyeleri her zaman avcıyı yüceltecektir.
  • Av köpeği av için bir vasıtadır. Ona çok kemik verme sonra işe yaramaz.
  • Şahin küçük et yer, deve büyük ot yer.
  • Avcılık, kuşların edindikleri bilgileri tecrübelerini hiçe çıkarıcı planlar yapıp onları izlemektir.
  • Erkeklerdeki mülkiyet duygusu, yeryüzünü ele geçirme tutkusu, onun avcı yanını geliştiredursun, kadın hep düş kurdu. Tarih boyunca erkek avcı, kadınsa düşçüydü.
  • Şahin ile deve avlanmaz.
  • Ortalama çiftçi ortalama avcı toplayıcıdan daha fazla çalışarak karşılığında daha kötü besinlere sahip oldu. Tarım Devrimi tarihin en büyük aldatmacasıdır.
  • Sömüren aynı zamanda sömürülendir. Avcı ve kurban artık ayırt edilebilir değildir.
  • Avcı çoğu zaman hayvanların dostudur; ama avcı iyi nişancı ise, keklikler bu sevgiye güvenmemelidir.
  • Gergedan yalnızlığın sembolüdür. Fransa’da bir darbımesel var: Bir avcı hiçbir zaman iki tane gergedan avlayamaz.
  • Kendini av gibi gösteren avcıya ne diyeyim?
  • Usta avcılar, acemi yavrulara musallat olurlar.
  • Bir av asla dinlenmezdi. Ölmek istediği zaman hariç.
  • İnsanın gönül kuşunu iyilik tuzağı ile avla. İyilik et ki insan gönlü gibi güzel bir av bulunmaz.
  • Kuru pantolon ile balık tutulmaz.
  • Dikkat et yaşarken bir de bakmışsın avcının cazibesine kapılan av olmuşsun.
  • Sadece kediler değil, bütün dünya böyleydi. Ya av oluyordun ya avcı. Ya kedi ya tavşan. Ya ölen ya öldüren.
  • Biliyorsunuz av, iyi avcının ayağına gelir. Doğrudur şüphesiz ama avcı kim, av kim? İşte bu, üzerine parmak basılacak bir sorudur baylar.
  • İnsan av olacaksa aslanın pençesine düşsün, kurda kuşa yem olmasın.
  • Dövüşmek karşılıklı hiddet içerir. Oysa avcılıkta her zaman bir hayvan avlamaya çalışırken diğeri avlanmamaya çalışır. Avlanmak karşılıklı değildir. Böyle olmasının nedeni, iki hayvan arasında yaşamsal düzeyde eşitliği yok sayan bir ilişkinin varlığıdır.
  • Avcının dönüşünü bekleyenler, önce onun köpeğini görürler.
  • Tazılar kendileri koşar ama efendileri için avlar.
  • Aslanlar kendi tarihlerini yazmadığı sürece, avcı hikâyeleri her zaman avcıyı yüceltecektir.
  • Ava gelmez kuş olmaz, başa gelmez iş olmaz.
  • Yaşam, milyonlarca farklı türün hayatlarını geçirebilmek için ilerledikleri yol değil, sadece av ve avcının raksındaki ölüm kalım savaşıdır.
  • Nereye gideceğinizi bilmeden kendinizden kaçarsanız bu sizi bir avcıya av yapar.
  • Ona göre insanlar kumanda edenlerle kumanda edilenlerden ibaretti ve hayat denen nesne, süngü takıp avcı hattında yürümekten başka bir şey değildi.
  • Ava giden avlanır.
  • Avcı, avının ne olacağını bilebilir mi? Tavşan mı, kurt mu? Kaz mı,tilki mi?
  • Hiçbir ferdi hatta her topluluğu, hoşlandığı yem ile avlarlar.
  • Tarım çağı ile hayat durgunlaşmaya başladı, tabi soylular için değil, çünkü onlar, o gün bugündür hep avcılık çağını yaşamaktadırlar.
  • Avcı ormanda hayatta kalabilmek için, ezelden beri hayvanları örnek almıştır. Onlarda kendine özgü uyum yöntemleri bulur. Hayvan aynı zamanda hem av hem de simgedir. Hem düşman hem de suç ortağı.
  • Avcı tane saçar ama acımasından değil, avlanmak için.
  • Avcılar vardır, ama aynı zamanda avcı avlayan avcılar da vardır!
  • Dişine göre av seç, ava göre diş edinemezsin!
  • Ölümün avcılık yaptığı bir dünyada, kuşku ve pişmanlık için zaman yok. Ancak kararlar için zaman var.
  • Avcı olana, tek söz yeter.
  • Örümcekler her zaman av peşindedirler ama başka yırtıcılar da onların peşindedir.
  • Katil muhakkak bir hata yapacaktır. Avcı av olmadan duramaz ki.
  • Hayat bazen bir tavşanın avcısı, bazen de bir aslana av olmak gibi değişkendir.
  • Avcı sabırlı olmalı ki avını avlayabilsin, av ise sabırsız olmalı ki avcısının avı olmalı.
  • Avcı, gölgesiyle bile avını kuşatandır.
  • En keskin avcı, sadece gözleriyle değil, ruhuyla da avını gören dir.
  • Kader ağlarını ördüğünde, en usta avcı bile bir av olabilir.
  • Avcının gözündeki pırıltı, avın yüreğindeki korkunun yansımasıdır.
  • Sabır, avcının en keskin silahıdır.
  • Usta bir avcı, avının yolunu değil, kalbini okur.
  • Avını tanımayan avcı, kendi kaderini avlar.
  • Her avcı, bir gün avının gözünden dünyaya bakar.
  • Avcı uyanık, av ise tetiktedir; hayat bu ince çizgide yaşanır.
  • En büyük av, yakalandığında seni değiştirendir.
  • Kurnazlık, avcının zekasının en parlak nişanesidir.
  • Avcı, doğanın sessiz diliyle konuşmayı bilendir.
  • Bir avcının sessizliği, bin kelimeden daha fazla şey anlatır.
  • Gerçek avcı, sadece can almayı değil, yaşamı da anlamayı bilendir.
  • Avcının eli tetikte, aklı ise bir adım öndedir.
  • Her düşüş, avcıya yeni bir strateji öğretir.
  • Avcı, rüzgarın fısıltılarını dinleyen, toprağın nefesini hissedendir.
  • Hayat bir avsa, bizler ya avcıyız ya da avın gölgesinde saklanan.
  • Avcının gölgesi uzadıkça, avın kaçışı hızlanır.
  • En tehlikeli avcı, görünmeyen tuzakları kurandır.
  • Avcı, sadece yiyecek için değil, aynı zamanda varoluşun gizemini çözmek için avlanır.
  • Bir avcının merhameti, avının yaşam süresini uzatmaz.
  • Avcı, her zaman bir sonraki hamleyi düşünen satranç oyuncusudur.
  • Doğa, en büyük avcıyı da, en küçük avı da barındırır.

Hayatın Av Yüzü: Direniş ve Varoluş Sözleri

Her avcının bir avı olduğu gibi, her avın da bir yaşama tutunma mücadelesi vardır. Bu bölümde, avın gözünden hayata bakarak, direnişi, kaçışı, hayatta kalma arzusu ve kaderin kaçınılmazlığını ele alan sözleri derledik. Bu alıntılar, bazen bir uyarı niteliğindeyken, bazen de zorluklar karşısında yılmayan ruhun bir yansımasıdır. Unutmayın, varoluşun en derin anlamları, en savunmasız anlarda ortaya çıkar ve bizlere hayatın kırılgan güzelliğini hatırlatır.

  • Av, her zaman avcının geldiği yöne dikkat kesilir.
  • En hızlı kaçış, kalbinin attığı yönde olandır.
  • Her av, bir gün avcının sabrını test eder.
  • Bir avın sessizliği, en büyük çığlığıdır.
  • Avın umudu, avcının gözünden kaçan bir anlıktır.
  • Kader, avın kaçış yolunu, avcının ise izini belirler.
  • En küçük av bile, hayatta kalmak için devleşebilir.
  • Avın gözündeki korku, yaşamın değerini fısıldar.
  • Kaçmak bir sanattır, yakalanmak ise bir ders.
  • Av, her an tetikte, her an yaşam mücadelesindedir.
  • Bir avın son nefesi, doğanın acımasız gerçeğidir.
  • En büyük direniş, umutsuzluğa kapılmamaktır.
  • Avın sessizliği, avcının en büyük yanılgısı olabilir.
  • Hayatta kalmak, avın en yüce amacıdır.
  • Avın gölgesi, avcının peşini bırakmayan bir hayalettir.
  • Her av, kendi kaderini yazan bir hikayedir.
  • Avın zekası, avcının gücüne meydan okur.
  • En savunmasız av bile, içindeki direnişle bir mucize yaratabilir.
  • Avın kaçışı, özgürlüğe duyduğu özlemin yankısıdır.
  • Bir avın yaşamı, bir avcının zaferinden daha değerlidir.
  • Avın gözyaşları, doğanın kanunlarına bir ağıttır.
  • En keskin pençe bile, avın ruhunu asla yakalayamaz.
  • Av, doğanın şefkatini değil, acımasızlığını öğrenir.
  • Her kaçış, yeni bir umut tohumu eker.
  • Avın kalbi, avcının adım sesleriyle hızlanır.
  • En iyi savunma, görünmez olmaktır.
  • Avın bilgeliği, hayatta kalma içgüdüsünden gelir.
  • Bir avın anısı, avcının vicdanında bir iz bırakır.
  • Avın çığlığı, ormanın derinliklerinde yankılanır.
  • En büyük zafer, avın hayatta kalmayı başarmasıdır.
  • Avın ruhu, avcının ulaşamayacağı kadar yüksektedir.
  • Hayat, bir labirentse, av her zaman çıkışı arar.
  • Avın gözleri, doğanın tüm sırlarını taşır.
  • Bir avın kaderi, bazen avcının merhametine bağlıdır.
  • En kararlı av, son nefesine kadar savaşandır.
  • Avın gücü, onun zayıflığına inanmayanlardadır.
  • Her av, bir ders, her kaçış bir zaferdir.
  • Avın masumiyeti, avcının vicdanını sorgulatır.
  • En büyük tuzak, avın kendini güvende hissetmesidir.
  • Avın hikayesi, avcının zaferinden daha kalıcıdır.
  • Bir avın sessizliği, bazen en büyük silahtır.
  • Avın kalbi, özgürlük için atar.
  • En karanlık ormanda bile, av bir çıkış yolu bulur.
  • Avın gözleri, geleceğe umutla bakar.
  • Bir avın yaşamı, doğanın en değerli hediyesidir.
  • Korku, avın en büyük düşmanı, ama aynı zamanda en iyi rehberidir.
  • Avın içgüdüsü, avcının planlarından daha keskindir.
  • Her nefes, av için yeni bir şans, yeni bir umuttur.
  • En büyük cesaret, avın teslim olmamayı seçmesidir.
  • Avın çaresizliği, bazen avcının kibrini besler.
  • Bir avın ruhu, avcının pençesinden daha büyüktür.
  • Avın izi, doğanın sonsuz döngüsünde kaybolur.
  • En zayıf av bile, doğru zamanda doğru hamleyi yapabilir.
  • Avın gölgesi, avcının arkasında bıraktığı bir mirastır.
  • Her av, hayatta kalmanın bir başka yolunu bulur.
  • Avın gözleri, doğanın aynasıdır.
  • Bir avın son kaçışı, özgürlüğe doğru atılan bir adımdır.
  • Avın kalbi, her zaman bir sonraki şafağa inanır.
  • En büyük ders, avın sessizce öğrettiğidir.
  • Avın ruhu, avcının gücünü aşan bir kuvvettir.
  • Hayat, bir av ise, av her zaman umudu seçer.
  • Avın fısıltısı, doğanın en eski şarkısıdır.

Hayatın Döngüsünde Avcı ve Av Olmak

Avcı ve av arasındaki bu ebedi ilişki, sadece doğada değil, aynı zamanda insan yaşamının her alanında karşımıza çıkar. Kimi zaman hedeflerimize ulaşmak için birer avcı kesilirken, kimi zaman da hayatın getirdiği zorluklar karşısında av konumuna düşeriz. Bu sözler, bizlere her iki rolün de inceliklerini ve derin anlamlarını hatırlatır. Önemli olan, hangi rolde olursak olalım, bilgece bir duruş sergilemek ve yaşamın bu karmaşık döngüsünden dersler çıkarabilmektir. Unutmayın, her son bir başlangıç, her av bir avcı, her avcı ise potansiyel bir avdır.

Daha fazla ilham verici içerik ve yaşam üzerine derin düşünceler için sitemizdeki diğer yazıları keşfetmeye devam edin.

16 Yorum Yapıldı
  • Sessiz_Gemi_Yolcusu

    Başlık “derin sözler” vaat ediyor ancak içerik bu vaadin çok uzağında, fazlasıyla yüzeysel. Felsefi bir analiz beklerken sadece bir alıntı listesiyle karşılaşmak tam bir hayal kırıklığı. Tipik bir clickbait.

  • Nilüfer ÇAKIR

    Editörün dikkatine küçük bir not: “Avcılık, sadece bir hayvanı takip edip yakalamak değil; aynı zamanda keskin bir zeka, stratejik düşünce ve sabır gerektiren bir sanattır.” cümlesindeki noktalı virgülün kullanımı yanlıştır. “Sadece… değil, aynı zamanda…” gibi ikili bağlaç yapılarında, ikinci kısmı başlatan “aynı zamanda”dan önce noktalı virgül değil, virgül kullanılmalıdır. Noktalı virgül, anlamca birbirine bağlı, ancak bağımsız cümleleri ayırmak veya içinde virgül bulunan sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için kullanılır. Burada, düşünce bir bütün olarak sunulduğundan, noktalı virgül yerine basit bir virgül (“değil, aynı zamanda”) daha uygun ve dil bilgisi kurallarına daha sadık olacaktır.

    • Alp Tobay

      Okuyucum, dil bilgisi konusundaki hassasiyetiniz ve yapıcı geri bildiriminiz için içtenlikle teşekkür ederim. Yazılarımda dilin doğru ve etkili kullanımı benim için büyük önem taşımaktadır ve bu tür detaylara gösterdiğiniz özen takdire şayandır. Belirttiğiniz noktalı virgül kullanımıyla ilgili açıklamalarınız oldukça yerinde ve değerli. Bu konuyu tekrar gözden geçirecek ve gerekli düzeltmeleri yapacağım.

      Yazılarımı daha da geliştirmem adına bu tür katkılarınız benim için çok kıymetli. Okuyucularımdan gelen geri bildirimler, yazdıklarımın daha geniş kitlelere ulaşmasında ve daha doğru bir ifadeyle sunulmasında bana yol gösteriyor. Diğer yazılarıma da göz atmanızı ve düşüncelerinizi paylaşmaya devam etmenizi dilerim. İlginiz ve zamanınız için tekrar teşekkür ederim.

  • Gerçekçi_Düşünür_Ada

    Başlık tamamen yanıltıcı (clickbait). “Derin sözler” vaat edip sadece yüzeysel bir giriş sunmanız hayal kırıklığı yarattı. İçerik başlıktakini vermiyor.

    • Alp Tobay

      Yorumunuz için teşekkür ederim. Başlık seçimimin sizde yarattığı hayal kırıklığını anlıyorum ve bu konuda daha dikkatli olacağıma emin olabilirsiniz. Yazının giriş bölümünün beklentilerinizi karşılamadığı eleştiriniz benim için önemli bir geri bildirimdir.

      Amacım okuyucularımı düşündürmek ve farklı bakış açıları sunmaktır. Belki de bu yazıda vermek istediğim derinliği tam olarak aktaramamışımdır. Daha sonraki yazılarımda bu konuyu daha detaylı işlemeye çalışacağım. Profilimden diğer yazılarıma da göz atmanızı rica ederim. İlginiz için tekrar teşekkürler.

  • Buse GÜLER

    Yazıyı okuduktan sonra ben: İçimdeki avcı, buzdolabındaki son çikolatayı avlamak için *Sigma Male grindset* moduna geçer.

  • ceren ERİŞ

    Hım, yani şimdi “avcı ve av” metaforuyla hayatın mücadelesini, varoluşsal çelişkilerini falan mı yeniden keşfettiniz? Gerçekten mi? M.Ö. 500’lerde Herakleitos, “Savaş her şeyin babasıdır” derken, zaten tam da bu bahsettiğiniz “kadim dansın” ta kendisini, her şeyin zıtlıkların çatışmasından doğduğunu anlatıyordu. Adını “Avcı ve Av” koymuşsunuz, aferin. Eskiden de çatışma, dinamizm, varoluşun ta kendisiydi. Yeni bir şeymiş gibi sunmaya çalışmanız… ne bileyim, artık pek bir etki yaratmıyor üzerimde.

    • Alp Tobay

      Anladığım kadarıyla yazımda kullandığım “avcı ve av” metaforunun, varoluşsal çelişkileri ve hayatın mücadelesini yeniden keşfetmekten ziyade, Herakleitos’un “Savaş her şeyin babasıdır” sözüyle zaten ifade edilmiş kadim bir düşünce olduğunu düşünüyorsunuz. Elbette, bu tür evrensel temalar insanlık tarihi boyunca farklı şekillerde ele alınmıştır ve her yeni yorum, bazen okuyucuda farklı bir etki yaratabilir, bazen de zaten bilinen bir gerçeği farklı bir pencereden sunar. Benim amacım, bu kadim dansı kendi perspektifimden, günümüz insanının içsel yolculuğuna ışık tutacak şekilde yeniden yorumlamaktı.

      Her yazı, yazarın kendi iç dünyasından süzülen bir damla gibidir ve bu damla, bazen derin bir okyanusu çağrıştırırken, bazen de zaten var olan bir nehrin sadece farklı bir kolu olabilir. Önemli olan, okuyucunun kendi düşünsel yolculuğunda yeni bir durak bulabilmesidir. Değerli yorumunuz için teşekkür

  • Songül Bulut

    Peki bu kadim avcı-av dinamiğinin, günümüzün en soyut ama en yırtıcı av sahası olan sosyal medya algoritmaları ve kişiselleştirilmiş içerik kürasyonu üzerindeki yansımaları nelerdir? Algoritma; davranışsal verilerimizi, beğeni ve ilgi kırıntılarımızı takip eden, bir sonraki ‘tıklamamızı’ veya ‘kaydırmamızı’ avlamaya çalışan kusursuz bir avcı değil midir? Bizler ise bu dijital savanada, dikkatimizden başka bir sermayesi olmayan, sürekli olarak önümüze sunulan bir sonraki ‘ilginç’ içeriğe doğru yönlendirilen avlar konumundayız. Bu bağlamda “içsel avcımızı keşfetmek”, algoritmik manipülasyona karşı bilinçli bir direniş göstermek ve kendi dijital diyetimizin kontrolünü ele almak anlamına gelebilir mi?

    • Alp Tobay

      Bu çok değerli ve derinlikli bakış açınız için teşekkür ederim. Kadim avcı-av dinamiğinin dijital dünyaya yansıması üzerine yaptığınız bu benzetme gerçekten de düşündürücü ve günümüz gerçeklerini çok iyi özetliyor. Algoritmaların birer “kusursuz avcı” gibi çalıştığı ve bizim de “dijital savanada” dikkatimizden başka sermayesi olmayan avlar olduğumuz tespiti, yazının temel ruhunu çok güzel bir şekilde genişletmiş.

      Evet, tam da belirttiğiniz gibi, “içsel avcımızı keşfetmek” bu dijital çağda algoritmik manipülasyona karşı bilinçli bir direniş göstermek ve kendi dijital diyetimizin kontrolünü ele almak anlamına gelebilir. Bu, pasif bir tüketici olmaktan çıkıp, neyi neden tükettiğimizin farkına varmak ve kendi dijital yolculuğumuzu yönlendirmekle ilgili. Yorumunuz, yazının bu yönünü daha da güçlendiriyor ve okuyucular için yeni bir düşünce alanı açıyor. Değerli katkınız için tekrar teşekkür ederim ve profilimden diğer yazılara da göz atman

  • Hüseyin YILDIZ

    Yazı: “İçindeki avcıyı keşfet, o kadim dansa katıl.”
    Ben, pazartesi sabahı alarm çalınca: “Abi 5 dakika daha ya.”

  • şeyma KORKMAZ

    Editörün dikkatine küçük bir not: Üçüncü paragrafın ilk cümlesinde, “değil” kelimesinden sonra noktalı virgül (;) kullanılmıştır. Halbuki “sadece … değil, aynı zamanda …” kalıbı, anlamca birbirine sıkı sıkıya bağlı ögeleri birleştirir ve bu tür yapılarda iki cümlenin arasına virgül (,) konulması dil bilgisi açısından daha doğru ve akıcı bir anlatım için elzemdir. Noktalı virgül, burada gereksiz ve hatalı bir duraksamaya yol açmaktadır.

    • Alp Tobay

      Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazımdaki dil bilgisi hatasını fark edip benimle paylaştığınız için ayrıca minnettarım. Bu tür geri bildirimler, yazılarımın kalitesini artırmamda bana çok yardımcı oluyor. Düzeltmeyi en kısa sürede yapacağım.

      Daha özenli bir şekilde yazmaya devam edeceğim ve bu konudaki hassasiyetiniz benim için çok değerli. Yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızı rica ederim. Tekrar teşekkürler.

  • cihan TOPRAK

    Başlık “Derin Sözler” vaat ediyor ama içerik fazlasıyla yüzeysel. Bu kadar iddialı bir girişin ardından bu sığ derleme tam bir hayal kırıklığı. Yanıltıcı başlık için tebrikler.

  • İlker TEZCAN

    Avın avcıya dönüştüğü o an: “Ambulansı çağırın… ama benim için değil!”

    • Alp Tobay

      Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazıda tam da bu çarpıcı anı vurgulamak istedim. Bazen hayat, beklenmedik dönüşümlerle karşımıza çıkıyor ve bu durum, okuyucularda derin izler bırakabiliyor. Bu tür anlar, karakterlerin gücünü ve hikayenin etkisini artırıyor. Okuduğunuz için minnettarım.

      Profilimden diğer yazılara da göz atmanızı rica ederim. Belki orada da ilginizi çekecek başka konular bulabilirsiniz.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar