Argo Sözler: Hayata Sert Bir Bakış

Argo Sözler: Hayata Sert Bir Bakış

Yaşamın karmaşık ve bazen de acımasız gerçeklerini dile getirmenin farklı yolları vardır. Kimi zaman edebi bir dil, kimi zaman da doğrudan, süssüz ve hatta biraz da meydan okuyan bir üslup tercih edilir. İşte tam bu noktada, argo sözler devreye girer. Bu sözler, toplumun kalıplarına sığmayan, içindeki isyanı ya da alaycı duruşu cesurca ifade etmek isteyenlerin dilidir.

Bu içerikte, hayatın köşeli ve sivri yanlarını yansıtan, bazen güldüren bazen de düşündüren, en sert ve en kapak argo sözleri bir araya getirdik. Bu ifadeler, duygu ve düşünceleri dolambaçsız bir şekilde aktarmanın, alışılmışın dışına çıkmanın birer aracıdır.

Hayatın Ta Kendisi: En Sert Argo Sözler

Hayat, bazen en beklenmedik anlarda karşımıza çıkar ve bizi zorlar. Bu zorluklar karşısında sessiz kalmak yerine, içinden geldiği gibi konuşmayı tercih edenler için bu sözler, birer kalkan veya birer çığlık niteliğindedir. İşte hayatın acımasızlığını ve gerçekliğini sert bir dille yorumlayan argo sözler:

  • Ben karamsar değilim, siz fazla polyanasınız.
  • Gelsen de ne değişir, yine gideceksin. Ne demişler, alışmadık g*tte don durmaz.
  • Senin kolların yok mu be kadın, her seni seviyorum diyene bacaklarını açıyorsun.
  • Seni aldattığımı sandığın her insana seni anlattım.
  • Büyüyünce geçer dedikleri şey mutluluk bence…
  • Beni sek düşün, kimseyle karıştırma koduğumun bilmem nesi…
  • Sen bunu yapamazsın, başaramazsın diyen insanlara gülüp geçmek lazım.
  • Oysa kahve içmişliğimiz de vardı, bu ne hatır gönül bilmezlik.
  • Mutluluğa giden yolda ayak serçe parmağımı sehpaya vurdum mına koyum.
  • Bu saatten sonra ben tren gibi geçerim, sen öküz gibi bakarsın…
  • Kediler nankör, tilkiler kurnaz, köpekler sadık. Ya sen kodumun karaktersizi.
  • Herkesin kalbimde bir yeri var. Kiminin altı çizili, kiminin üstü!
  • Sonra olduk olmadık yerde geliyor ya aklına. Canın yanıyor işte.
  • Değil yıldız, gökyüzü de kaysa nasibinde yoksa nafile…
  • Benim aklımda senden kalan hatıralar. Senin üstünde 3 kuruşluk or…..lar!
  • En tehlikeli düşman bize benzeyip de bizden olmayandır.
  • Yürekten seven değil, beleşten veren değerli olurmuş.
  • Sen sevgiyi kumar gördüysen ben hayatına oynarım.
  • Polyanaya ormanda tecavüz etmişler, ohhh mis gibi dağ havası aldık demiş…
  • Sermayen adamlıksa her ticarette başarılı olursun.
  • Amk küfür değildir, az mantıklı konuştur, bilmeden konuşmayın amk.
  • Seviyorsan git ejdadını s.k ki o da seni sevsin. Öyle aşkımla ponçiğimle olmaz o işler yeğen. Test edildi onaylandı.
  • Ben yaptıklarımın doğru olduğunu bildikten sonra, sizin yanlış anlamanız zerre S**imde değil!
  • Veren varken sevene sıra gelmez.
  • Varlığı belli olmayanın yokluğunu S..eyim!
  • S**tir etmek varken nefret etmekle uğraşmayın!
  • Sıradaki şarkı, O**spu gibi yaşayıp, prenses gibi evlenmek isteyenlere gelsin!
  • Hayat bu; kimine gülümser, kimine de sağlam bir tekme atar.
  • Bazıları o kadar boş ki, yankı yapsın diye alkışlıyorum.
  • Gidenin arkasından ağlanmaz, bir sonraki durağına bilet kesilir.
  • Benim kafamdan geçenleri bilsen, senin kafan durur.
  • Umut fakirin ekmeği, biz de açız ne yapalım.
  • Bazı insanlar, varlığıyla bile yokluktan ileri gidemez.
  • Boş konuşanlara cevabım net: Sesini değil, beynini kullan.
  • Hayat bir oyunsa, ben kural tanımayan oyuncuyum.
  • Çok biliyorsun madem, git de kendine bir hayat kur.
  • Yüzüne güldüğüm herkesi dost sandım, meğer hepsi birer dersmiş.
  • Düşmanımı benden iyi tanıyan yok, çünkü o beni ben yapan şeyleri denedi.
  • Karakterin otursun diye beklemekten yoruldum.
  • Benimle savaşa giren, ya kral olur ya da mezarına girer.
  • Konuştuğun kadar adam olsan, suskunluğumdan utanırdın.
  • Hayat bir sınavsa, ben kopya çekenlerdenim, çünkü kurallar adil değil.
  • Herkesin bir hikayesi var, benimki biraz küfürlü.
  • Güçlü olmak lazım bu hayatta, yoksa ezerler.
  • Bazı insanlar sadece nefes alıyor, yaşamıyor bile.
  • Kendini bir şey sananlara gelsin: Sen bir hiçsin!
  • Gözümde büyüttüğüm herkesin, aslında ne kadar küçük olduğunu gördüm.
  • Kimseden bir beklentim yok, çünkü beklentiler hep hayal kırıklığı.
  • Seni anlatan şarkılar değil, seni unutturan küfürler var bende.
  • İnsanların arkasından konuşanlar, yüzüme konuşmaya cesaret edemez.

Kapak Niteliğinde Argo Sözler

Bazı durumlar vardır ki, ince bir ironi ya da keskin bir çıkışla yanıt vermek gerekir. Kapak sözler, tam da bu anlar için biçilmiş kaftandır. Karşınızdaki kişiye lafı gediğine oturtmak, onu susturmak veya haddini bildirmek için kullanılan bu ifadeler, zekice bir duruş sergiler.

  • Ya zaman da bize bırakıyorsa her şeyi… He ne oldu mal gibi kaldın mı?
  • Öpme dediğimde öpen, ittiğimde sarılan, git dediğimde kalan birini istiyorum” yazmış. Sevgili değil yavru köpek istiyor aq.
  • Sabreden dervişi hiç samimi bulmuyorum… Sinsi ve hin bulsam yeridir…
  • O adamlar dokunmayı bilir, ruhunu okşar. Öpmeyi, sevişmeyi çok iyi bilir. Ama seninle çay içiyor olmak düşüncesini anlayamazlar. Ve senin uyurken dudağında gülümseyen bordo gül, benim yüreğimi harmanlayan isyan olsun, kadın…
  • El ayak buz kesmiş, yürek cehennem ve sen benim kovulduğum cennetimsin, kadın. Sesinde ben varken, sakın kimseye umut verme.
  • Senin gemin o fırtınaya dayanmaz, ısrarla yelken açma batacaksın.
  • Yok, öyle umutları yitirip karanlıklara savrulmak…
  • Seni öyle güzel hayal ediyorum ki, bir başkasına yer kalmıyor aklımda.
  • Kalbi o…pu olanın bedeni abdest tutmaz…
  • Tutacak el bulamazsam, koyar cebime gezerim! Sıkıntı değil.
  • Kız dediğin… Neyse iyi bir kız kendini bilir zaten.
  • Birinin altına girmene gerek yok. İki kişinin arasına giriyorsan sen zaten or….n!
  • Sadece ‘o’ demeyin, lütfen ‘ç’ yi de hak ediyor.
  • Alışmak zaman alıyor, zamansa her şeyi.
  • Yüzüne güldüğüm herkesin, aslında sırtımdan vurduğunu anladığımda, hayat daha anlamlı oldu.
  • Seninle aynı havayı solumak bile israf.
  • Hayat sana gülmediyse, sen de ona küfret.
  • Bazıları o kadar ucuz ki, indirimde bile almam.
  • Konuşanlar konuşsun, ben işimi yaparım.
  • Sana laf anlatmak, duvara konuşmak gibi.
  • Kendini bilmezlere haddini bildirmek farzdır.
  • Benimle başa çıkmaya çalışan, kendini yorar.
  • Sana değer verdim, sen de kendin oldun. Komik.
  • Gitmek isteyene yol verilir, geri dönene kapı gösterilir.
  • Konuşmak gümüşse, susmak altın. Ama bazen susmak, karşıdakinin seviyesine inmek olur.
  • Sana bir akıl verdim, kullanmayı bilmedin.
  • Beni küçümseyenler, gün gelir önümde diz çöker.
  • Boş yere nefes tüketme, zaten dinlemiyorum.
  • Senin gibi düşünen çok, ama benim gibi yaşayan tek.
  • Hayatın felsefesi basit: Kimseye eyvallah etme!
  • Yaptıklarınla değil, yapamadıklarınla anılacaksın.
  • Çok bilmişlere not: Bilginiz kadar konuşun.
  • Bana akıl vermeden önce, kendi hayatını düzelt.
  • Sana yol verdim, ama sen hala patikada yürüyorsun.
  • Büyük konuşanların sonu hep küçük düşmek olur.
  • Seninle uğraşmak, zaman kaybı.
  • Herkesin bir sınırı var, benimkini zorlama.
  • Sana gülüyorum, çünkü başka bir şey yapamayacağım.
  • Hayat, bazılarına ders, bazılarına da eziyet.
  • Kendini vazgeçilmez sanma, herkesin bir alternatifi var.
  • Sana bakıyorum ve sadece boşluk görüyorum.
  • Boş teneke çok ses çıkarır, seninkisi de ondan.
  • Bana düşman olacağına, kendine dost ol.
  • Seninle aynı seviyede tartışmak, kendime hakaret.
  • Hayatımda gereksizlere yer yok, sen de onlardan birisin.
  • Sana değer verdim, sen de kendince bir şey oldun.
  • Beni tanımadan yargılama, tanısan zaten yargılayamazsın.
  • Giden gitmiştir, gittiği gün bitmiştir.
  • Seninle uğraşmak, sinek avlamak gibi.
  • Hayat bir sahne, sen de figüran.

Gülümseten ve Düşündüren Argo Komik Sözler

Hayatın tüm zorluklarına rağmen mizah, en güçlü silahlardan biridir. Argo komik sözler, bu silahı kullanarak hem güldürür hem de düşündürür. Bazen absürt, bazen de ince zekice esprilerle harmanlanmış bu ifadeler, günlük yaşamın stresini hafifletmenin ve olaylara farklı bir perspektiften bakmanın eğlenceli bir yoludur.

  • Fondöteni çıkar da yüzyüze konuşalım aq. B.k suratlı seni…
  • İç güzelliği sadece organ mafyası önemsiyor aq.
  • Götü kalksın diye değil, kalbi atsın diye sevmiştim Sebastian.
  • Seni öpemedikten sonra götümden ne farkın var…
  • Hala küçük şeylerle mutlu olabiliyorum, mesela kalbin gibi.
  • Zaman her şeyin ilacıysa fazlası intihara girmez mi.
  • Aldanma insanların samimiyetine, menfaatleri gelir her şeyden önce.
  • Seni ölüme de götürse doğruluk, doğruluktan sakın ayrılma.
  • Bazı şeyler çok s.ktir edilesi.
  • Şansımız dönse dötümüze girer amk.
  • Yerinde edilen küfür şiir gibidir.
  • Yıkılmadım ama ayakta da durasım yok aq.
  • Gidene git mi deniyordu, göt mü?
  • Koleksiyon olarak kendimi topluyorum aq.
  • Hava olsan nefes alanın avradını…
  • Ben seni sevmiştim, sen neden bele yaptın.
  • Endoplazmik psikopat bir kulum işte.
  • Önceden ponçiktik, şimdi parçaponçiğiz aq.
  • Fondoteni çıkarda yüz yüze konuşalım.
  • Benim aklıma gelip başkasına gidişini s.k.yim.
  • Orospuluk beyindedir, cinsiyet tanımaz.
  • Yaramızı görüp de tuzlukla gelenin de avradını…
  • Küfür etmek günahsa ettirenin de avradını…
  • Çevrim içi oluşunu izlemek de sevdaya dahil mi?
  • Yufka yüreğimizle kıymalı börek yaptılar aq.
  • İlk o yazsın diye diye hepsini evlendirdik mına koyum.
  • Ben senin beni sevebilme ihtimaline sokayım.
  • İyi niyetimizi suistimal eden şerefsizlerin de avradını…
  • Geceleri uyuyamıyorsak eğer vardır bi o.çocuğu…
  • Gelecek kaygısı yaşayan nesli, yaşama kaygısı sardı mına koyum.
  • Gittiğin yollar yol değil, o yollar bir tarafına girsin…
  • Unutma Sebastian dal sarkar kartal kalkar çok seversen g.tü kalkar.
  • Körebe oynamak gibiydi aşk, hepimiz kördük ebemizi gördük.
  • Her derde deva olan şey; sarımsak mıydı, sarılmak mıydı? Karıştırdım.
  • Prensesler de lahmacun sever. Kendini bi b.k sanma, isot kadar değerli değilsin.
  • Aşkım sen tam bir çiçeksin. – Ya ne çiçeğiyim peki + Göt lalesi…
  • A 101 değildik ama bizi de harca harca bitiremediler, nereye koyuyum bilemedim.
  • Anlayın artık güneş gibi ısıtanı değil, yıldız gibi kayanı seviyorlar.
  • Bazıları çok fakir, sadece paraları var aq. Soksunlar bir taraflarına he ne dedin?
  • Dumansız sigaranın, köpüksüz biranın, sensiz bu hayatın ta avradını…
  • Penisi yok diye kızları hafife almayın, hayatınızı öyle bir s.k.rler erkekliğinizden utanırsınız.
  • “Kendi halinde olmak” ne güzel şey, bu kadar hal bilmezin arasında…
  • Ardından çaresizce bakarak canın sağolsun diyebilmekse mesele, meselenin de avradını.
  • İlgim ve alakam için çok özür dilerim, zira g*tünü fazlasıyla kaldırdım…
  • Her sabah bu gece erken yatacağım diye söylenip uyumayan tayfa burada mı? Sizin taaa amk.
  • Kıyamam deme, kıyarsın, zaman öyle şeyler yaşatır ki a… bile koyarsın.
  • Bu dünya dinozorların hakkıydı ama bilmem ne çocuklarına kaldı. Meteorlar bir tarafınıza girsin.
  • O kadar güzel seni seviyorum diyordu ki yalanını seveyim diyemedim…
  • Bazen çok küfür ettiğimin farkına varıyorum. Sonra koy götüne gitsin diyorum.
  • Her derde deva olan şey; sarımsak mıydı, sarılmak mıydı? Karıştırdım.
  • Bu arada “At kıskandırmak için eşeğe binilmez”.
  • Sadece bu gece biraz daha fazla yanıyor canım, o kadar. Sen merak etmemeye devam et yani.
  • Ben biraz ertesi gün gibiyim, eksiğim, unutkanım, öyleyim.
  • “Kadın saçlarını kesmiş” diyorum, siz bana “acıdan” söz ediyorsunuz. Durduk yerde keser mi hiç kadın saçlarını?
  • Sorularda bile 5 şık içinden yanlışı seçiyoruz, o kadar insan içinden nasıl doğru insanı bulacaz lan.
  • Sana tavır takınıyorsam bil ki bu senin bana davranışına bağlı. Yani illa bir mallık yapmışındır.
  • Ameleyi solaryuma sokmuşlar, yine de amele yanığı demiş.
  • Ne insan gördüm üstünde Tommy’si (Hilfiger) yoktu, ne Tommy’ler gördüm içinde insan yoktu.
  • Babama değerimi sordum; dünyalar kadar dedi. dünyanın değerini sordum; beş para etmez dedi.
  • Her problemin bir çözümü vardır. Fakat asıl sorun çözmenin zaman almasıdır…
  • Sevgili geleceğim, Ben postaneye kadar gidiyorum. Gelirde evde bulamazsan, anahtar paspasın altında.
  • Bu dünyada adalet aramak, genel evinde bakire aramak gibi bir şey.
  • Biz ne ateşler gördük suyu görünce korkan, rüzgarı görünce cesaret alan, her ikisi de gidince kendi kendine sönen.
  • Hayat kısa, kuşlar uçuyor, sen de boş yapma.
  • Gülmekten midem ağrıyor, ama senin laflarından değil, senin haline gülüyorum.
  • Beyin bedava, ama seninkisi sanki kiralık.
  • O kadar salaksın ki, zeka testinde bile negatif çıkarsın.
  • Benimle sidik yarışına giren, altını ıslatır.
  • Hayat bir komedi, sen de başrol oyuncususun, ama kötü bir oyuncu.
  • Senin triplerin, benim keyfimi bozar mı sandın? Güldürme beni.
  • Aklıma gelip gidişini s.k.yim, başka işin yok mu senin?
  • Sana bakınca, evrim teorisini sorguluyorum.
  • O kadar çok lafın var ki, hiçbiri işe yaramıyor.
  • Benim sabrım da bir yere kadar, sonra sana yol veririm.
  • Hayatımın filminde, sen sadece fragmansın.
  • Boşuna uğraşma, benim seviyeme çıkamazsın.
  • Senin gibi düşünen çok, ama benim gibi gülen yok.
  • Hayat bir tiyatro, sen de figüran.
  • Gözümde büyüttüğüm herkes, aslında birer balon.
  • Sana bir tavsiye: Aynaya bak ve kendine gül.
  • Benimle dans etmeye kalkışan, ritmi şaşırır.
  • Hayatımın senaryosunda, senin rolün bitti.
  • Çok biliyorsun madem, neden hala buradasın?
  • Sana değer verdim, sen de kendin oldun. Vay be.
  • Beni kırmak isteyenler, önce kendini kırmalı.
  • Hayat bir sınav, ben de kopya çekenlerdenim.
  • Seninle uğraşmak, vakit kaybı.
  • Herkesin bir derdi var, benimki de senin gibilerle uğraşmak.

Sözlerin Gölgesinde Bir Değerlendirme

Argo sözler, sadece kaba ifadelerden ibaret değildir; aynı zamanda bir kültürün, bir yaşam tarzının ve bir duruşun yansımalarıdır. Bu sözler, içsel bir isyanı, mizahi bir eleştiriyi veya sadece anlık bir öfkeyi en yalın haliyle ortaya koyar. Dijital dünyada kelimelerin gücünü bilen bir yazar olarak, bu tür ifadelerin de kendine has bir çekiciliği ve hedef kitlesi olduğunu gözlemlemek mümkündür. Unutulmamalıdır ki, her ifade biçimi gibi argo da doğru yerde ve doğru zamanda kullanıldığında etkili olabilir, ancak her zaman içeriğin amacına uygun bir denge gözetilmelidir.

18 Yorum Yapıldı
  • Derin_Sular_Dalgıcı

    Vay canına, bu fikir kesinlikle muhteşem! Hayata sert ve gerçekçi bir bakış açısı sunan bu argo sözler koleksiyonu inanılmaz derecede çarpıcı ve cesurca bir yaklaşım! Duyguları dolambaçsız ifade etmenin bu kadar güçlü bir yolu olabileceğini hiç düşünmemiştim! Tam da ihtiyacımız olan o sarsıcı ve düşündürücü bakış açısı! Bunu hemen denemek, bu ifadeleri keşfetmek ve içimdeki isyanı bu eşsiz dille dışa vurmak için SABIRSIZLANIYORUM! Şahane bir fikir, tek kelimeyle DAHİCE!!!

    • Alp Tobay

      Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Hayatın gerçeklerini ve duyguların dolambaçsız ifadesini bu kadar etkileyici bulmanız beni çok mutlu etti. Amacım tam da buydu, okuyuculara farklı bir bakış açısı sunmak ve içlerindeki isyanı veya düşünceleri cesurca ifade etmelerine yardımcı olmak. Bu ifadeleri keşfetmeye ve kullanmaya başlamak için sabırsızlandığınızı bilmek harika.

      Sizin gibi düşünen ve duygularını bu yolla ifade etmek isteyen okuyucularımın olması bana ilham veriyor. Umarım bu koleksiyon, hayatın farklı yönlerini daha derinlemesine anlamanıza ve kendi içsel yolculuğunuzda size rehberlik etmenize yardımcı olur. Profilimden diğer yazılarıma da göz atmanızı rica ederim.

  • Hande UĞUR

    Başlık tamamen yanıltıcı. “En sert argo sözler” vaadiyle girip tek bir örnek bile vermemişsiniz. Yazı, laf kalabalığından ve yüzeysel bir girişten ibaret. Hayal kırıklığı.

  • Yasin GÜVEN

    Argo sözler: Hayatın zorluklarına ‘no u’ demenin en iyi yolu.

    • Alp Tobay

      Argo sözlerin günlük hayattaki yerini ve ifade gücünü bu denli çarpıcı bir benzetmeyle özetlemeniz gerçekten çok hoş. Bazen en karmaşık duyguları, en basit ve doğrudan bir argo sözle ifade etmek, adeta bir nefes alma alanı yaratıyor. Bu yorumunuzla, yazımın vermek istediği mesajı çok güzel bir şekilde tamamlamış oldunuz.

      Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. Dilerseniz profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.

  • levent AKTAŞ

    Yazıyı okuduktan sonra ben: Average edebi dil kullanıcısı vs. Average argo sözler kullanıcısı.

    • Alp Tobay

      Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazıda ele aldığım konunun bu şekilde bir kıyaslamaya yol açması beni düşündürdü. Edebi dilin ve argo sözlerin kullanım alanları ve etkileri gerçekten de farklılık gösteriyor. Her birinin kendine özgü bir gücü ve ifade biçimi var. Önemli olan, neyi, kime, nasıl söylediğimiz sanırım.

      Yazımdaki bu karşılaştırmanın sizin de zihninizde benzer bir çağrışım yaratması, farklı dil kullanımları üzerine düşünmemize vesile oldu. Sanırım her ikisinin de kendi bağlamında bir değeri ve yeri var. İlginiz için tekrar teşekkürler. Diğer yazılarıma da göz atmayı unutmayın.

  • Yaratıcı_Fikirler_Atölyesi

    İlginç bir bakış açısı, teşekkürler. Ama aklıma takıldı, argo kullanımıyla ‘sert duruş’ sergilemek gerçekten her durumda ve herkes için sağlıklı bir başa çıkma yöntemi mi? Yani bu tavır, anlık bir rahatlama sağlasa bile uzun vadede ilişkilerimize zarar verme veya asıl duygularımızla yüzleşmekten kaçınma gibi bir yan etki yaratıyor olamaz mı? Herkesin karakteri ve durumu farklı sonuçta, bu yaklaşımın genellenebilirliği konusunda biraz şüphelerim var.

  • Uğur ŞİMŞEK

    Editörün dikkatine küçük bir not:

    İlk paragrafın son cümlesinde, “Bu sözler,” ifadesinden sonra virgül kullanılmıştır. Türkçe dil bilgisi kurallarına göre, cümlede özel olarak vurgulanmadıkça veya anlam karışıklığına yol açmadıkça özneden sonra virgül konulmaz. Burada özne olan “Bu sözler” ifadesi, yüklemden uzak düşmemiştir ve herhangi bir anlam belirsizliği de yaratmamaktadır. Dolayısıyla, cümlenin akıcılığını sağlamak ve dil bilgisi kaidelerine riayet etmek adına bu virgülün kaldırılması icap eder.

    • Alp Tobay

      Geri bildiriminiz için çok teşekkür ederim. bu tür detaylı ve yapıcı eleştiriler yazılarımın kalitesini artırmamda bana büyük ölçü sağlıyor. bahsettiğiniz noktayı dikkatle inceleyip gerekli düzeltmeyi yapacağım. dil bilgisi kurallarına uygunluk benim için her zaman öncelikli olmuştur.

      okuyucularımdan gelen bu tür değerli katkılar sayesinde daha iyi içerikler üreteceğime inanıyorum. profilimden diğer yazılarıma da göz atmanızı rica ederim. ilginiz için tekrar teşekkürler.

  • Pozitif_Enerji_Selin

    Argo sözler mi? İşte bu **based**.

    • Alp Tobay

      Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazımda bahsettiğim argo sözlerin bu denli ilgi çekmesi beni mutlu etti. Dilin farklı katmanlarını keşfetmek ve bu katmanların toplum üzerindeki etkilerini incelemek her zaman ilgimi çekmiştir. Farklı bakış açılarını okumak ve tartışmak için profilimden diğer yazılarıma göz atabilirsiniz. Değerli yorumunuz için tekrar teşekkür ederim.

  • Bahar DURU

    Editörün dikkatine küçük bir not: İlk paragrafın açılış cümlesinde yer alan “…karmaşık ve bazen de acımasız gerçeklerini…” ifadesinde temel bir anlatım bozukluğu bulunmaktadır. “Ve” ile “de” bağlaçları bu şekilde art arda kullanılarak bir sıfat tamlaması kurulamaz. Cümlenin doğru yapısı ya “karmaşık ve acımasız” ya da “karmaşık, bazen de acımasız” şeklinde olmalıdır. Mevcut haliyle ifade, gereksiz sözcük kullanımı nedeniyle dilin akıcılığını ve doğruluğunu zedelemektedir.

    • Alp Tobay

      Geri bildiriminiz için teşekkür ederim. Dilin inceliklerine ve doğru kullanımına gösterdiğiniz özen takdire şayan. Bu tür detaylar, yazılarımızın kalitesini artırmak adına oldukça önemlidir ve bu konudaki hassasiyetiniz için minnettarım.

      Yazılarımı okumaya devam etmenizi dilerim. Yayınlamış olduğum diğer yazılara da profilimden göz atabilirsiniz.

  • umut ÇİÇEK

    Bu yazıyı okuduktan sonra ben: “Bu adamın kariyerini bitirmek üzereyim.”

  • irem DALKILIÇ

    Ah, yine aynı “keşif”… Her on yılda bir, birileri çıkıp argo dilin “toplumsal bir isyan” ve “gerçekliğin çiğ bir ifadesi” olduğunu yeniden keşfediyor. Bu “yeni” fikir, aslında Antik Yunan’dan kalma Kinizm’in (Cynicism) tozlu raflardan indirilip yeni bir ambalajla sunulmasından ibaret. Diogenes ve yoldaşları da tam olarak bunu yapıyordu: Toplumsal normları, yapmacıklığı ve iktidarı en kaba, en dolaysız, yani kendi dönemlerinin “argosuyla” eleştiriyorlardı. Yani evet, “hayata sert bir bakış” yeni bir şey değil. Sadece form değiştirmiş, binlerce yıllık bir tavır. İnsanlık pek değişmiyor anlaşılan.

  • Kubilay AYDOĞDU

    Yazıda ilginç bir bakış açısı sunulmuş, teşekkürler. Ancak bu yaklaşımın genellenebilirliği konusunda bazı soru işaretlerim var. Argo ve sert bir üslubu bir ‘kalkan’ olarak kullanmak her karakter yapısı için gerçekten uygun bir başa çıkma yöntemi mi? Bu tarz bir iletişim, uzun vadede kişiyi korumaktan çok daha öfkeli, izole bir hale getirmez mi? Yani bu tavsiyelerin psikolojik olarak herkes için sağlıklı ve sürdürülebilir olup olmadığını merak ettim açıkçası.

    • Alp Tobay

      Yorumunuz ve düşünceleriniz için teşekkür ederim. Yazıda sunulan bakış açısının genellenebilirliği konusundaki çekincelerinizi anlıyorum. Her karakter yapısının farklı başa çıkma yöntemlerine ihtiyaç duyduğu ve argo veya sert bir üslubun herkes için uygun bir kalkan olmayabileceği kesinlikle doğru. Amacım, bu tür bir yaklaşımın belirli durumlarda ve belirli kişilikler için bir savunma mekanizması olarak nasıl işleyebileceğini göstermekti, evrensel bir tavsiye sunmak değil. Uzun vadede bu tür bir iletişimin kişiyi izole edip etmeyeceği sorusu da oldukça yerinde. Her bireyin kendi sınırlarını ve iletişim tarzını bulması gerektiğini düşünüyorum.

      Bu konuya farklı açılardan bakmak ve tartışmayı zenginleştirmek çok değerli. Yorumunuz için tekrar teşekkür ederim. Profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar