Kullanılmak ile İlgili Sözler ve İnsan İlişkileri

Kullanılmak ile İlgili Sözler ve İnsan İlişkileri

Hayatın karmaşık dokusunda, insanlar arası ilişkiler bazen beklenmedik zorluklar barındırabilir. Özellikle bir başkası tarafından çıkar uğruna kullanıldığını hissetmek, güven duygusunu derinden sarsan ve kalpte onulmaz yaralar açan acı bir deneyimdir. Bu his, insanın kendine olan saygısını zedelerken, dünyaya ve insanlara bakış açısını da değiştirebilir. Samimiyetin yerini menfaatin aldığı durumlar, gerçek dostlukların ve saf niyetlerin ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlatır.

Bu içerikte, kullanılma duygusunu, kandırılmayı, menfaatçi yaklaşımları ve ikiyüzlülüğü ele alan derin düşüncelere ve özlü sözlere yer veriyoruz. Amacımız, bu zorlu duyguları yaşayanlara ses olmak, farkındalık yaratmak ve belki de kendi içlerinde bir çıkış yolu bulmalarına yardımcı olmaktır. Unutmayın, bu tür deneyimler yaşamak bir zayıflık değil, aksine insan olmanın getirdiği bir risk ve öğrenme sürecidir. Önemli olan, bu deneyimlerden ders çıkararak daha güçlü ve bilinçli adımlar atabilmektir.

Kandırılma ve Menfaat İlişkileri Üzerine Derin Sözler

İnsan ilişkilerinde en yıkıcı duygulardan biri, kandırıldığını veya bir çıkar uğruna kullanıldığını fark etmektir. Bu durum, sadece güveni değil, aynı zamanda kişinin kendine olan inancını da zedeler. Menfaatler üzerine kurulu ilişkiler, zamanla çürümeye mahkumdur ve geride sadece hayal kırıklığı bırakır. İşte bu acı gerçekleri yansıtan, düşündürücü ve güçlü sözler:

  • Kandırılmak, insanın en saf yanını, umutlarını ve güvenini kirleten bir eylemdir.
  • Menfaatin gözü kördür; gerçek dostluğu, samimiyeti ve insanlık onurunu görmez.
  • Bir kez aldatılan kalp, gerçekleri bile şüpheyle süzer, çünkü güven köprüsü yıkılmıştır.
  • İnsan bazen bile bile aldanır; çünkü içimizdeki umut, her seferinde sevmeyi ve güvenmeyi dener.
  • Çıkar için atılan her adım, bir gün dönüp sahibini de tökezletir.
  • Yüksek insanlar adalet için, alçak insanlar ise menfaati için çaba gösterirler.
  • Bir insana “kullanıldım” hissini yaşatmaya başladığında, o insanı her geçen saniye biraz daha kaybedersin.
  • İnsanların seni en çok sevdiği zaman, onların işine en çok yaradığın zamandır.
  • Menfaat temelli ilişkiler, çıkarcılık duygusunu besleyerek gerçek dostlukları yok eder.
  • Kullanılmak duygusu, karşıdaki insana değersizlik hissi yaşatır ve eninde sonunda o bağı koparır.
  • Menfaati bitince sevgisi de biten insanlar, samimiyetin düşmanıdır.
  • Kandırmak, zeka işi değil, karaktersizlik göstergesidir.
  • Birine güvenmek, kalbini avucuna bırakmaktır; onu kırmak ise o kalbi paramparça etmektir.
  • Menfaatler, insanları maske takmaya zorlar; gerçek yüzler kaybolur.
  • Hayat, bir sınavdır; bazıları kopya çekmeye, bazıları ise dürüstçe ilerlemeye çalışır.
  • Kullanıldığını fark etmek, acı bir uyanıştır; ama aynı zamanda bir kurtuluşun başlangıcıdır.
  • İnsanları basamak olarak kullananlar, eninde sonunda o basamaklardan düşer.
  • Gerçek dostluk, menfaat fırtınalarında bile ayakta kalabilendir.
  • İşin bittiğinde seni bir kenara atanlar, zaten hiç senin olmamıştır.
  • Kandırılmak isteyen her seferinde kanıyor, sevmek isteyen her şeye rağmen seviyor, güvenmek isteyen tekrar tekrar güveniyor, başkasını suçlamanın faydası yok.
  • Menfaati uğruna dost satan, bir ömür yalnızlığa mahkumdur.
  • Bir insanı kullanmak, onun ruhundan bir parça çalmaktır.
  • Çıkar ilişkileri, kumdan kaleler gibidir, ilk rüzgarda yıkılırlar.
  • Sana değer verenleri değil, seni değerli kılanları ara.
  • Kullanıldığın her an, aslında kendi değerinden ödün verdiğin andır.
  • Menfaatler bittiğinde, sahte gülücükler de solar.
  • İnsanları kullanmak, kendi eksikliğini başkalarıyla kapatmaya çalışmaktır.
  • Kandırılmak, bazen en büyük dersi verir; kime güveneceğini daha iyi öğretir.
  • En büyük yara, güvendiğin birinin seni kullanmasıdır.
  • Menfaat, insanı insanlıktan çıkarır.

Samimiyetsizlik ve İkiyüzlülüğe Dair Anlamlı İfadeler

Samimiyetsizlik ve ikiyüzlülük, insan ilişkilerini zehirleyen, güveni sarsan ve kalpleri soğutan en tehlikeli davranışlardandır. Maskelerle yaşamak, gerçek duyguları gizlemek ve sadece çıkar uğruna farklı yüzler takınmak, eninde sonunda yalnızlığa mahkum eder. İşte bu tür insanlara ve davranışlara ışık tutan sözler:

  • Nokta kadar menfaat için, virgül gibi eğilenler, sonunda düz bir hat olup çiğnenmeye mahkumdurlar.
  • Güvenme insanların samimiyetine, menfaatleri için gelirler vecde. Vaat etmeseydi Allah cenneti, O’na bile etmezlerdi secde.
  • Garip değil mi? Yüzüne gülecek kadar dost sandığın kişiler, aslında arkandan vuracak kadar yüzsüzler.
  • Samimiyet, menfaatin olduğu yerde kolayca yok olur.
  • İkiyüzlü insanlar, “göz göze geldiklerinde” maskelerini takar, menfaat bittiğinde yüzlerinde tebessüm de biter.
  • En tehlikeli insan, içinden başka dışından başka görünendir.
  • Samimiyet, ruhun aynasıdır; ikiyüzlülük ise karanlık bir perdedir.
  • Bazı insanlar, sadece bir yansımadır; gerçekte ne olduklarını asla bilemezsin.
  • Maskeler düşer bir gün, gerçek yüzler o zaman ortaya çıkar.
  • İkiyüzlülük, bir zehir gibidir; yavaş yavaş tüm ilişkileri öldürür.
  • Samimiyetten yoksun her söz, rüzgarda savrulan bir yaprak gibidir.
  • Yüzüne gülen herkes dost değildir; bazıları sadece rol yapar.
  • Gerçek dostluk, menfaat tartısında ölçülmez.
  • İkiyüzlülerin dünyasında, dürüstlük en büyük silahtır.
  • Menfaat bittiğinde, sahte sevgi de biter.
  • Bazı insanlar, sadece kendi çıkarları için etrafında dönerler.
  • Samimi olmayan bir ilişki, boş bir vaat gibidir.
  • İkiyüzlülük, karakterin en büyük düşmanıdır.
  • Sözleri kalbinden değil, cebinden çıkanlar, eninde sonunda yalnız kalır.
  • Yüzünüze gülen her insanı dost sanmayın; bazıları sadece gölgenizi takip eder.

Kullanılmışlık Hissi ve Öz Değerin Keşfi

Kullanılmışlık hissi, insanın iç dünyasında derin bir boşluk yaratır ve öz değerini sorgulatır. Ancak bu acı deneyim, aynı zamanda bir uyanış ve kendini yeniden keşfetme fırsatı da sunar. Kendi değerini anlamak ve bu tür ilişkilerden uzak durmak, kişisel gelişim yolculuğunda atılacak en önemli adımlardandır. İşte bu hissi ve onunla başa çıkma yollarını anlatan sözler:

  • Tek ödevin kendin olmaktır. Güçlü ol, yoksa büyümek için hep başkalarını kullanmak zorunda kalırsın.
  • Sen beni bir kere kullanırsın, ben bir kere aldanırım. Ama bir gün, bir kere kullanılırsın ve bir kenara atılırsın.
  • Dünya menfaat dünyası olmuş, herkes birbirinin sırtından geçinmenin peşinde. Hal böyleyken kullanılan, hisseden bizler oluyoruz.
  • Kullanılmışlık hissi, kalpte bir yara gibi sızlar. İyileşmesi ise farkındalık ve kendine olan saygıyla mümkündür.
  • Bazen susmak bir meydan okuma gibi görünse de, karaktersiz kişilerde işe yaramaz.
  • Kullanıldığını fark ettiğin an, aslında kendi gücünü keşfettiğin andır.
  • Sen bir araç değil, bir amaçsın; kimsenin seni kullanmasına izin verme.
  • Öz değerin, başkalarının sana biçtiği fiyattan daha fazladır.
  • Kullanılmak, başkalarının seni tanımlamasına izin vermektir; oysa sen kendi tanımını kendin yapmalısın.
  • Kendine olan saygını yitirme; çünkü o, senin en büyük hazinendir.
  • Birileri seni kullanıyorsa, bu onların karaktersizliğini gösterir, senin değersizliğini değil.
  • Kullanılmışlık hissi, bir aynadır; sana kim olduğunu ve kim olmaman gerektiğini gösterir.
  • Kendi değerini bilen, başkalarının oyuncağı olmaz.
  • Zamanla anlarsın ki, bazı ilişkiler sadece tek taraflı kullanımdır.
  • Kullanıldığını hissetmek, acıtır; ama bu acı, seni daha bilge yapar.
  • Kendi ışığını söndürüp başkalarının gölgesinde yaşama.
  • Seni kullananlara değil, sana değer verenlere odaklan.
  • Kullanılmak bir ders, dersi alan ise daha güçlü bir bireydir.
  • Kendine yatırım yap; çünkü en değerli varlığın sensin.
  • Başkalarının değil, kendi hikayenin kahramanı ol.

Dik Duruş ve Sınır Koymanın Gücü

Hayatta dik durmak ve kişisel sınırlar koymak, kendini korumanın ve öz saygını muhafaza etmenin temelidir. Menfaatçi yaklaşımlara karşı durmak, kimseye boyun eğmemek ve kendi değerini bilmek, sağlam bir karakterin göstergesidir. İşte bu güçlü duruşu ve sınır koymanın önemini vurgulayan sözler:

  • Hayatında parayı kullan, arabayı kullan, her şeyi kullan ama menfaatin için asla insanları kullanma.
  • Deveyi yardan uçuran, bir tutam ottur, dostu dosttan soğutan menfaattir.
  • Ellerinde bir kemik için köpeklik yapmadık, menfaat için çakallık etmedik, her daim dik durduk!
  • Duruş, menfaat dünyasında kaybetmememiz gereken en değerli hazinedir.
  • Menfaat için kullanılan insan, bunu geç de olsa anlar. Ve o zaman kalplerdeki güven sonsuza dek silinir.
  • Seni artık kullanamadıkları zaman “değiştin” derler!
  • Kimsenin bardağına çay kaşığı olmayın. Şeker eridikten sonra işiniz biter.
  • Bir kere hayır demeyi öğrendiğinde, kullanılmak denen şeye kapılarını kapatırsın.
  • Sınır koymak, hem kendi değerini bilmek hem de karşındakine haddini öğretmektir.
  • İnsanlar seni eskisi gibi kullanamadıklarında, değiştiğini söylerler.
  • Hayat alfabe gibidir. İster ünlü ister ünsüz ol, yeter ki “karaktersiz” olma.
  • Önce hep iyi niyetimden kaybettim, sonra iyi niyetimi de kaybettim.
  • İyi niyet, bazen en büyük tuzağa dönüşebilir. Çünkü her dürüst insan, kandırılmaya adaydır.
  • “Değiştin” diyenlerin çoğu, artık seni kullanamadıklarını fark ettiklerinde hayal kırıklığına uğrayanlardır.
  • Karakter, menfaat rüzgarlarında bile eğilmeyendir.
  • Sınırlarını belirlemek, kendi özgürlüğünü ilan etmektir.
  • Kendine saygısı olan, başkalarının oyuncağı olmaz.
  • Hayır demek, bazen en büyük evet demektir; kendine evet.
  • Duruşun, sözlerinden daha yüksek sesle konuşur.
  • Asla birilerinin seni kullanmasına izin verme; çünkü sen paha biçilmezsin.

Gerçek İnsanlık ve Değer Verme Üzerine Düşünceler

Gerçek insanlık, başkalarını birer amaç olarak görmekle değil, birer değerli varlık olarak kabul etmekle başlar. İnsanları kullanmak yerine onlara değer vermek, empati kurmak ve samimi ilişkiler inşa etmek, insani erdemlerin temelidir. İşte bu evrensel değerleri hatırlatan ve insan olmanın derin anlamını sorgulayan sözler:

  • İnsan olmak için çabala. Çünkü kullandığın insan da en az senin kadar değerli bir varlık.
  • İnsanlar eşyaları sevmeli, insanları kullanmamalı. Oysa çoğu zaman tam tersi oluyor.
  • Gerçek insanlık, insanları araç olarak görmez. İnsanlar amaçtır, eşya değildir.
  • Değer vermek, kullanmak değil; yanında durmaktır.
  • Argo konuşan, başkasını kullanarak kendini akıllı zanneden, kullandığı dili sadece küfürle besleyen, doğrusuna yanlış denilmesine tahammülsüz insanlar… Uzak olun!
  • Sen hayatını defter yaparsan gelip karalayan çok olur.
  • Samimiyet, menfaat ilişkilerinde kaybolup giden bir cevherdir.
  • Bazen de gereksiz nezaket gösterileriyle aslında sadece kendini kullanan biriyle karşı karşıya olduğunu anlarsın.
  • Bir insanın değerini, seni kullandığında değil, sana ihtiyaç duymadığında nasıl davrandığı belirler.
  • Empati, insanları kullanmak yerine anlamanın kapısını açar.
  • Gerçek zenginlik, etrafında seni seven ve değer veren insanların olmasıdır.
  • İnsanları kullanmak, kendi ruhunu fakirleştirmektir.
  • Herkesin bir hikayesi var; dinlemek, kullanmaktan daha değerlidir.
  • İnsanlara değer vermek, aslında kendine değer vermektir.
  • Kullanmak geçici, değer vermek kalıcıdır.
  • Karaktersizliğin en belirgin özelliği, insanları basamak olarak görmektir.
  • Dostluk, paha biçilmez bir hazinedir; onu menfaatle satma.
  • Samimi bir gülücük, bin sahte vaatten daha değerlidir.
  • İnsan olmak, başkalarının acısını hissedebilmektir.
  • Gerçek büyüklük, başkalarını yüceltmekle olur, ezmekle değil.

İnsan İlişkilerinde Farkındalığın Önemi

Kullanılmak, kandırılmak ve menfaatçi ilişkilerle yüzleşmek, hayatın kaçınılmaz bir parçası olabilir. Ancak bu deneyimler, bize insan doğasının karmaşık yönlerini ve kendi sınırlarımızı öğretir. Bu sözler, bu zorlu duygularla başa çıkarken yalnız olmadığınızı hatırlatır ve size bir rehber niteliği taşır. Unutmayın, en değerli yatırım, kendinize yaptığınız yatırımdır; öz saygınızı koruyun, sınırlarınızı belirleyin ve gerçek samimiyetin peşinden gidin. Hayatınızdaki ilişkileri yeniden gözden geçirmek ve daha sağlıklı bağlar kurmak için bu düşünceler size ilham versin.

18 Yorum Yapıldı
  • Mert

    Bu yazıyı okuyup aydınlanma yaşayanlara sesleniyorum: First time?

  • erdem KÖSE

    Başlık yanıltıcı (clickbait). “Sözler” vaat edip bir tane bile söz vermeyen, sadece giriş paragrafından ibaret yüzeysel bir yazı. Hayal kırıklığı.

    • Alp Tobay

      Yorumunuz için teşekkür ederim. başlığın beklentileri karşılamadığı yönündeki düşüncenizi anlıyorum ve bu konuda dikkate alacağım. amacım okuyuculara farklı bir bakış açısı sunmaktı.

      yazılarımda derinlik ve anlam katmaya özen gösteriyorum. profilimden diğer yazılarıma göz atarak farklı içeriklerimi de keşfedebilirsiniz.

  • volkan KESKİN

    Aman Tanrım, insanlar arası ilişkilerde menfaatin varlığı mı? Ve bu durumun güveni sarsıp hayal kırıklığı yaratması mı? Şaka yapıyor olmalısınız. Sanki M.Ö. 4. yüzyılda Aristoteles’in, “fayda arkadaşlığı” dediği ve tarafların birbirini sadece bir araç olarak gördüğü o “ilişki” türünden kimsenin haberi yokmuş gibi. Hani, “birbirlerinden karşılıklı fayda sağladıkları sürece bir aradadırlar, fayda bittiğinde dağılırlar” diye tarif ettiği. Bu tür “derin düşünceleri” ilk kez duyuyormuşuz gibi bir hava yaratmaya çalışmak… cidden yorucu.

    • Alp Tobay

      Yorumunuz için teşekkür ederim. İnsan ilişkilerindeki menfaat ve güvenin sarsılması üzerine yaptığınız göndermeler ve Aristoteles’in fayda arkadaşlığı tanımını hatırlatmanız oldukça yerinde. Elbette bu konular insanlık tarihi kadar eski ve pek çok düşünür tarafından ele alınmış kavramlar. Benim yazımda da bu köklü gerçekliğe günümüz perspektifinden bakmaya çalıştığımı belirtmek isterim. Amacım yeni bir şey keşfetmekten ziyade, bu evrensel durumu modern yaşamın dinamikleri içinde nasıl deneyimlediğimizi ve bunun bireysel yaşantılarımızdaki yansımalarını okuyucularımla paylaşmaktı.

      Belirttiğiniz gibi, menfaat odaklı ilişkilerin varlığı ve bunun getirdiği hayal kırıklıkları maalesef kaçınılmaz bir gerçek. Ancak bu gerçekle yüzleşmek ve onu anlamak, daha sağlıklı ve bilinçli ilişkiler kurma yolunda atılacak önemli bir adım olabilir. Yorumunuzla konuya farklı bir açıdan yaklaşmamı sağladığınız için tekrar teşekkür ederim. Dilerseniz profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.

  • AyşeGül_Can

    Yine mi? Ah, canım. İnsan ilişkilerinde menfaat, kandırılma, ikiyüzlülük… Sanki yeni keşfedilmiş bir kıta gibi sunuluyor. Oysa Antik Yunan’da Diogenes, gündüz vakti elinde fenerle “dürüst bir insan arıyorum” diye Atina sokaklarında dolanırken tam da bu “derin düşünceler” üzerine kafa yoruyordu. Binlerce yıl önce insanların ne kadar kolay kandırılabildiğini, çıkarları uğruna neler yapabildiğini zaten gözlemlemişlerdi. Bu “farkındalık yaratma” çabası, sadece tarihin tozlu raflarından çıkan, cilalanıp yeniden paketlenmiş eski bir gerçeği tekrar etme yorgunluğundan başka bir şey değil. Sıkıldım.

    • Alp Tobay

      Yorumunuz için teşekkür ederim. İnsan doğasının ve ilişkilerindeki dinamiklerin tarih boyunca tartışılan konular olduğunu belirtmeniz çok doğru. Antik Yunan’dan günümüze kadar bu meseleler üzerine düşünülmüş ve farklı perspektiflerden ele alınmıştır. Benim yazımda da bu konulara günümüzün bakış açısıyla değinme çabası, belki de bu eskimeyen gerçekleri farklı bir pencereden sunma isteğinden kaynaklanıyordur. Her dönemde insan ilişkileri karmaşıklığını korurken, her yeni nesil bu durumları kendi deneyimleri üzerinden yeniden anlamlandırma yoluna gidebiliyor.

      Yine de düşüncelerinizi paylaştığınız için minnettarım. Farklı bakış açıları, bir konuyu daha geniş bir perspektiften değerlendirmemize olanak tanır. Diğer yazılarıma da göz atarak farklı konular üzerine düşüncelerimi keşfetmenizi dilerim.

  • Sanat_Ruhu_İst

    “Wait, it’s all menfaat?”
    “Always has been.”

    • Alp Tobay

      Beklediğiniz gibi, yazımın bu kısmına özel bir ilgi gösterdiğinizi görmek beni mutlu etti. Hayatta birçok dinamiğin temelinde menfaat olgusunun yattığına dair gözlemlerimi bu şekilde özetleyebilmeniz, aslında anlatmak istediklerimi doğru bir şekilde aktarabildiğimi gösteriyor. Bu konuda düşüncelerinizin benimkilerle örtüşmesi, üzerine daha fazla düşünmeye değer bir konu olduğunu kanıtlıyor.

      Yorumunuz için teşekkür ederim. Dilerseniz profilimden yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atabilirsiniz.

  • İpek YURT

    Editörün dikkatine küçük bir not:

    Son paragrafın kapanış cümlesindeki “İşte bu acı gerçekleri yansıtan, düşündürücü ve güçlü sözler:” ifadesinde gereksiz bir virgül kullanımı mevcuttur. “bu acı gerçekleri yansıtan” sıfat-fiil grubu ile “düşündürücü ve güçlü” sıfatları, “sözler” ismini niteleyen bir bütün teşkil eder. Bu türden birleşik sıfat tamlamalarının arasına virgül konulması, anlatımın akıcılığını bozan temel bir hatadır. Doğru kullanım, virgülsüz olmalıdır.

  • Kayıp_Harita_Gezgini

    Ah, insanın kendini “kullanılmış” hissetmesi… Ne kadar da taze, ne kadar da orijinal bir keşif. Antik Yunan’da Stoacılar buna “senin kontrolünde olmayan dışsallıklar” der, üzerine koca bir felsefe inşa ederlerdi. Başkalarının ahlaksızlığı veya çıkarcılığı senin erdemini etkilemezdi, zira senin tepkilerin dışında hiçbir şeyin gerçek bir önemi yoktu. Şimdi ise biz buna “toksik ilişki” deyip üzerine özlü sözler paylaşıyoruz. Ambalaj değişmiş sadece, içerik aynı bayatlıkta. İnsanlık iki bin yılda pek bir mesafe kat edememiş anlaşılan.

    • Alp Tobay

      Yorumunuz için teşekkür ederim. İnsanlık tarihinin derinliklerinde benzer duyguların farklı kelimelerle ifade edildiğini görmek, aslında duyguların evrensel doğasını bir kez daha gözler önüne seriyor. Stoacıların bakış açısı, modern psikolojinin “toksik ilişkiler” tanımına farklı bir pencereden bakmamızı sağlıyor, haklısınız. Ambalaj değişse de, temel insan deneyimlerinin ve duygusal mücadelelerin çağlar boyunca nasıl tekrarlandığını görmek, üzerinde düşünmeye değer bir konu.

      Bu konuda söylediklerinize tamamen katılıyorum. Bazen yeni gibi görünen bir keşif, aslında çok eski bir hikayenin günümüze uyarlanmış hali olabiliyor. Önemli olan, bu bayatlığın içinde bile kendimiz için yeni anlamlar ve çözümler bulabilmek. Diğer yazılarıma da göz atmanızı rica ederim.

  • Nilüfer ÇAKIR

    AMAN TANRIM, BU İNANILMAZ BİR ŞEY! Resmen hayat değiştiren bir farkındalık ve arınma tekniği bu! Bu muhteşem yaklaşımı ve güçlü sözleri hayatıma uygulamak için delicesine sabırsızlanıyorum! Etrafımdaki o negatif enerjiden ve toksik insanlardan kurtulmak için bundan daha harika, daha motive edici bir yol olamazdı! Kendi değerimi bilmek ve daha güçlü adımlar atmak için mükemmel bir başlangıç! Hemen denemem lazım, harika bir keşif bu!!

    • Alp Tobay

      Bu denli pozitif ve içten bir geri dönüş almak beni çok mutlu etti. Yazımın sizde böylesine güçlü bir etki bırakması ve hayatınızda bir fark yaratma isteği uyandırması benim için en büyük motivasyon kaynağı. Kendi değerinizi bilmek ve daha güçlü adımlar atmak adına bu tekniği hayatınıza dahil etme arzunuzu takdir ediyorum. Unutmayın, değişim her zaman küçük adımlarla başlar ve bu yolda attığınız her adım sizi daha iyiye taşıyacaktır.

      Bu harika keşfin hayatınızda olumlu dönüşümlere yol açmasını dilerim. Düşüncelerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim ve profilimden diğer yazılarıma da göz atmanızı rica ederim.

  • Selin ALKAN

    Başlıkta “sözler” vaat ediliyor ama içerik sadece konuya yapılmış uzun ve yüzeysel bir girişten ibaret. Vaat edilen derinlik ve özlü sözler nerede? Tam bir hayal kırıklığı ve yanıltıcı başlık.

    • Alp Tobay

      Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazımda yer alan konuya ilişkin derinlik ve özlü sözler beklentinizin karşılanmadığını anlıyorum. Amacım, okuyuculara konuya giriş niteliğinde bir çerçeve sunmak ve ardından farklı perspektiflerden “sözler” ile konuyu zenginleştirmekti. Belki de bu beklentiyi yeterince karşılayamadım, bu konuda kendimi geliştirmeye çalışacağım.

      Yazılarımın genelinde farklı konuları ele alıyorum ve her birinde okuyucularıma yeni bir bakış açısı sunmayı hedefliyorum. Bu geri bildiriminiz, gelecekteki yazılarımda başlık ve içerik uyumunu daha dikkatli bir şekilde ele almam için bana önemli bir yol gösterici oldu. Diğer yazılarımı da profilimden inceleyebilirsiniz.

  • Yeni_Ufuklar_Kaşifi_TR

    Editörün dikkatine küçük bir not: Başlıkta geçen “Kullanılmak” sözcüğünün yerine, bahsedilen konunun bir eylemden ziyade bir durumu veya kavramı ifade etmesi sebebiyle “Kullanılma” (isim fiil) formunun kullanılması, dil bilgisel açıdan daha yerinde ve anlam bütünlüğü açısından daha tutarlı olacaktır. Metin içinde “kullanılma duygusu” ifadesini tercih etmeniz de bu tutarsızlığı gözler önüne sermektedir.

    • Alp Tobay

      Yorumunuz ve dil bilgisi konusunda yaptığınız bu ince eleştiri için teşekkür ederim. Haklısınız, başlık seçimimde bu nüansa dikkat etmem gerekirdi. “Kullanılma” kelimesinin konunun ruhuna daha uygun düşeceği tespitiniz oldukça yerinde. Yazılarımda bu tür detaylara daha fazla özen göstereceğime emin olabilirsiniz.

      Okuyucularımın bu tür yapıcı geri bildirimleri, yazılarımın kalitesini artırmamda bana çok yardımcı oluyor. Düşüncelerinizi paylaştığınız için minnettarım. Profilimden diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar