Cahit Sıtkı Tarancı’dan Derin Anlamlı Şiirler ve Sözler

Cahit Sıtkı Tarancı’dan Derin Anlamlı Şiirler ve Sözler

Türk edebiyatının usta kalemlerinden Cahit Sıtkı Tarancı, 1910 yılında Diyarbakır’da dünyaya gelmiş ve kısa ömrüne rağmen ardında ölümsüz eserler bırakmıştır. Şiirlerinde yaşam, ölüm, aşk, yalnızlık, zamanın geçiciliği gibi evrensel temaları işleyen Tarancı, özellikle “Otuz Beş Yaş” şiiriyle adını Türk şiir tarihine altın harflerle yazdırmıştır.

Onun dizeleri, okuyucunun ruhuna dokunan, düşündüren ve hissettiren derin bir samimiyet taşır. Bu içerikte, Cahit Sıtkı Tarancı’nın eşsiz dünyasından seçilmiş, hayatın farklı yönlerine ışık tutan en güzel şiirlerinden alıntılar ve düşünce dolu sözler yer almaktadır.

Yaşamın İzinde Cahit Sıtkı Tarancı’nın Ölümsüz Sözleri

Cahit Sıtkı Tarancı, şiirlerinde sadece kelimeleri değil, aynı zamanda ruhunun derinliklerindeki fısıltıları da dile getirir. Onun dizeleri, bir yandan hayatın acı gerçekleriyle yüzleşirken, diğer yandan umuda tutunma çabasını yansıtır. Her bir sözü, insanın iç dünyasında yankı bulan, zamanın ötesine geçen bir anlam taşır.

  • Çıngıraksız, rehbersiz deve kervanı nasıl İpekli mallarını kimseye göstermeden Sonu gelmez kumlara uzanırsa muttasıl Ömrüm öyle esrarlı geçecek ses vermeden.
  • Ve böylece bu ömür, bu ömür her dakika Bir buz parçası gibi kendinden eriyecek.
  • Semada yıldızlardan, yerde kurtlardan başka Yaşayıp öldüğümü kimseler bilmeyecek.
  • Yaş otuz beş! yolun yarısı eder. Dante gibi ortasındayız ömrün.
  • Delikanlı çağımızdaki cevher, Yalvarmak, yakarmak nafile bugün, Gözünün yaşına bakmadan gider.
  • Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
  • Ya gözler altındaki mor halkalar? Neden böyle düşman görünürsünüz, Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
  • Zamanla nasıl değişiyor insan! Hangi resmime baksam ben değilim.
  • Nerde o günler, o şevk, o heyecan? Bu güler yüzlü adam ben değilim; Yalandır kaygısız olduğum yalan.
  • Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız; Hatırası bile yabancı gelir.
  • Hayata beraber başladığımız, Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir; Gittikçe artıyor yalnızlığımız.
  • Gökyüzünün başka rengi de varmış! Geç farkettim taşın sert olduğunu.
  • Su insanı boğar, ateş yakarmış! Her doğan günün bir dert olduğunu, İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
  • Ayva sarı nar kırmızı sonbahar! Her yıl biraz daha benimsediğim.
  • Ne dönüp duruyor havada kuşlar? Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim? Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?
  • Neylersin ölüm herkesin başında. Uyudun uyanamadın olacak.
  • Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında? Bir namazlık saltanatın olacak, Taht misali o musalla taşında.
  • Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor.
  • Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini Ormanların en kuytusunu sende görmekteyim.
  • Senden kopardım çiçeklerin en solmazını Toprakların en bereketlisini sende sürdüm.
  • Sende tattım yemişlerin cümlesini Desem ki sen benim için, Hava kadar lazım, Ekmek kadar mübarek, Su gibi aziz bir şeysin; Nimettensin, nimettensin.
  • İnan bana sevgilim inan Evimde şenliksin, bahçemde bahar; Ve soframda en eski şarap.
  • Ben sende yaşıyorum, Sen bende hüküm sürmektesin.
  • Bırak ben söyleyeyim güzelliğini, Rüzgarla nehirlerle, kuşlarla beraber.
  • Günlerden sonra bir gün, Şayet sesimi fark edemezsen Rüzgarların nehirlerin kuşların sesinden, Bil ki ölmüşüm.
  • Fakat yine üzülme müsterih ol Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini.
  • Ve neden sonra Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede Hatırla ki mahşer günüdür Ortaya düşmüşüm seni arıyorum.

Bu dizeler, Tarancı’nın yaşamın her anına, her duygusuna ne denli derinden baktığını ve bunları kelimelere dökmedeki ustalığını gözler önüne seriyor. Onun şiirleri, bir nevi hayatın ta kendisi, tüm çıplaklığı ve güzelliğiyle.

Aşk, Hasret ve Memleket Temalı Duygu Yüklü Dizeler

Cahit Sıtkı Tarancı’nın şiir evreninde aşk ve memleket sevgisi, önemli bir yer tutar. Şair, bu temaları işlerken, hem kişisel duygularını hem de evrensel insanlık hallerini ustalıkla harmanlar. Onun dizelerinde, bir yandan derin bir hasret, diğer yandan koşulsuz bir sevgi hissedilir.

  • Memleket isterim Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun; Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.
  • Memleket isterim Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun; Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.
  • Memleket isterim Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun; Kış günü herkesin evi barkı olsun.
  • Memleket isterim Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun; Olursa bir şikayet ölümden olsun.
  • Dolaştığım denizlerce düşünüyorum, Bineceğim son gemi değil midir Hayır sahibi omuzlarda giden tabut.
  • Ben aşk adamıyım, Sevmeye geldim insanları, Gönlümle, elimle, kafamla sevmeye; Hesapsız, karşılıksız, Ayrılık gayrilik gözetmeden.
  • Gün gelip gidersem şayet, Öyle severekten gideceğim ki, Karanlık kıyılardan bile olsa, Candan selamlarım, Civarımdan geçecek gemileri.
  • Anne sana kim dedi yavrunu doğurmayı? Sanki karnında fazla yaramazlık mı ettim?
  • Senden istemiyordum ne tacı ne sarayı Karnında yaşıyordum kafiydi saadetim.
  • Bir kere doğurdunsa sonra niçin büyüttün? Kundakta beşikte de bir zahmetim mi vardı?
  • Koynundan niçin attın yavrunu bütün bütün. Bilmiyor muydun ki o yalnızlıktan korkardı?
  • Sütünden tatlı mıdır anne sanki bu hayat? Bana sorsana anne yaşamak bir hüner mi?
  • El aç yalvar gündüze geceye boyun uzat Bu uğurda bir ömür çürütmeye değer mi?
  • Ne doğan güne hükmüm geçer, Ne halden anlayan bulunur; Ah aklımdan ölümüm geçer; Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.
  • Ve gönül Tanrısına der ki: – Pervam yok verdiğin elemden; Her mihnet kabulüm, yeter ki Gün eksilmesin penceremden!
  • Bir kere sevdaya tutulmaya gör; Ateşlerde yandığının resmidir.
  • Aşık dediğin, Mecnun misali kör; Ne bilsin alemde ne mevsimidir.
  • Dünya bir yana, o hayal bir yana; Bir meşaledir pervaneyim ona.
  • Altında bir ömür döne dolana Ağladığım yer penceresi midir?
  • Ayrılık ölümün diğer ismidir.
  • Bir de bakmışım ki ölmüşüm Dünya sönmüş başucumda.
  • Bir türlü gözümden gitmez Ne gurbetlere düşmüşüm İsterdim ki avuçlarımda…
  • Kimse halim sual etmez Sorma nelerden olmuşum Nelere etmişim veda Böceklere gücüm yetmez.
  • Yorgunsun, uzaklardan gelmişsin; Yitirmişsin neyin varsa birer birer.
  • Bir sağlık, bir sevinç, bir umut… Onlar da neredeyse gitti gider.
  • Dost bildiğin insanların yüzleri Aynalar gibi kapkara.
  • Suyu mu çekilmiş bulutların? Dönmüşsün kuruyan ırmaklara.
  • Taşlara düşen saat gibi, Ne artı, ne eksi. Bir sağlık, bir sevinç, bir umut Hikaye hepsi.

Zamanın Akışı ve Yalnızlığın Derinliği

Cahit Sıtkı Tarancı, şiirlerinde zamanın acımasız akışını ve insanın bu akış içindeki yalnızlığını sıkça dile getirir. Onun dizeleri, okuyucuyu kendi iç dünyasına doğru bir yolculuğa çıkarır, varoluşsal sorgulamalarla baş başa bırakır. Bu bölümde, şairin bu derin temaları işlediği sözlerinden bazılarını bulacaksınız.

  • İçimi titreten bir sestir her gün. Saat her çalışında tekrar eder: ‘Ne yaptın tarlanı, nerede hasadın? Elin boş mu gireceksin geceye? Bir düşünsen yarıyı buldu ömrün.’
  • Gençlik böyledir işte, gelir gider; Ve kırılır sonra kolun kanadın; Koşarsın pencereden pencereye.’
  • Ah o kadrini bilmediğim günler, Koklamadan attığım gül demeti, Suyunu sebil ettiğim o çeşme, Eserken yelken açmadığım rüzgâr.
  • Gel gör ki, sular batıya meyleder, Ağaçta bülbülün sesi değişti, Gölgeler yerleşiyor pencereme; Çağınız başlıyor ey hâtıralar.
  • Can yoldaşın olmazsa olmasın Yalnızım diye hayıflanmayasın.
  • Eğilmiş üstüne gökyüzü masmavi Bir anne şefkatine müsavi.
  • Üç adım ötede deniz Dosttur, ne öfkesi ne durgunluğu sebepsiz.
  • Bir derdin varsa açılabilirsin ağaçlara Ağaç yaprak verir sır vermez rüzgara.
  • Ve kış yaz Dalda kuş eksik olmaz Dağ başında duman Yalnızlık nedir göreceksin öldüğün zaman.
  • Gün çekildi pencerelerden; Aynalar baştan başa tenha.
  • Ses gelmez oldu bahçelerden; Gök kubbesi döndü siyaha.
  • Sular kesildi çeşmelerden; Nerden dolacak bu taş nerden, Nergislerin açtığı yerden Ey kuş uçurtmıyan ejderha?
  • Ne yardan geçilir, ne serden; Korkuyorum bu gecelerden. Bel bağladığım tepelerden Gün doğmıyabilir bir daha.
  • Öldük, ölümden bir şeyler umarak. Bir büyük boşlukta bozuldu büyü.
  • Nasıl hatırlamasın o türküyü, Gök parçası, dal demeti, kuş tüyü, Alıştığımız bir şeydi yaşamak.
  • Şimdi o dünyadan hiçbir haber yok; Yok bizi arayan, soran kimsemiz.
  • Öylesine karanlık ki gecemiz, Ha olmuş ha olmamış penceremiz; Akarsuda aks’imizden eser yok.
  • Geniş, siyah gölgesi hayatımı kaplayan, Tepemde kanat germiş bir kartaldır yalnızlık.
  • Kalp çarpıntılarıyla günleri hesaplayan Bir benim, benim olan bir masaldır yalnızlık.
  • Gördüm yapraklarımın bir bir döküldüğünü, Baharda yaşamanın bilmedim nedir tadı.
  • Gemi yüzü görmeyen bir limanın hüznünü Kimsesiz gönlüm kadar hiçbir gönül duymadı.
  • Bir ayna parçasından başka beni kim anlar, Bir mum gibi erirken bu bitmeyen düğünde?
  • Bir kardeş tesellisi verir bana aynalar; Aynalar da olmasa işim ne yeryüzünde?

Sözlerin Ötesindeki Cahit Sıtkı Tarancı

Cahit Sıtkı Tarancı, sadece kelimelerle değil, aynı zamanda ruhuyla yazan bir şairdi. Onun dizeleri, yaşamın gelgitlerini, insanın içsel yolculuğunu ve varoluşun gizemlerini anlamak için birer rehber niteliğindedir. Bu seçkide yer alan şiirlerinden alıntılar, Tarancı’nın engin duygu dünyasına kısa bir pencere açmaktadır. Onun eserleri, her okuyuşta yeni bir anlam katmanı sunmaya devam edecektir.

16 Yorum Yapıldı
  • Aslıhan KAYAALP

    Yazı için teşekkürler, Cahit Sıtkı’nın ne kadar derin bir şair olduğunu tekrar hatırlattı. Sadece aklıma takılan bir şey var; bu dizelerin herkes için aynı “evrensel” anlamı taşıdığını varsaymak ne kadar doğru? Yani bir şiirin bizde uyandırdığı o derin hisler, bizim kendi yaşanmışlıklarımızdan, kültürel kodlarımızdan veya o anki ruh halimizden ne kadar bağımsız olabilir ki? Bazen bu tür derin anlamların herkes için geçerli olduğunu söylemek, kişisel deneyimin eşsizliğini biraz göz ardı etmek gibi geliyor.

  • Bilal AKSU

    Yazı için teşekkürler, Cahit Sıtkı’yı tekrar hatırlamak güzel oldu. ama aklıma takılan bir şey var, bu şiirlerin ‘herkesin ruhuna dokunduğu’ veya ‘evrensel’ olduğu iddiası biraz fazla genelleme değil mi? Sonuçta sanat zevki ve hayata bakış açısı çok kişisel. Birine çok derin gelen bir dize, bir başkası için hiçbir şey ifade etmeyebilir. Bu tür çıkarımları herkes için geçerli bir ‘hayat dersi’ gibi sunmak ne kadar doğru, emin olamadım.

    • Alp Tobay

      Yorumunuz için teşekkür ederim. Cahit Sıtkı’yı tekrar hatırlatabildiğim için mutluyum. Şiirlerin evrenselliği veya herkesin ruhuna dokunduğu iddiası konusundaki düşüncenizi anlıyorum. Sanatın ve şiirin kişisel algı ve deneyimlerle ne kadar iç içe olduğunu biliyorum. Benim vurgulamak istediğim, Cahit Sıtkı’nın ele aldığı temaların, yani yaşama, ölüme, zamana dair sorgulamaların, farklı kültür ve coğrafyalarda yaşayan birçok insanın iç dünyasında yankı bulabilme potansiyeliydi. Elbette her birey için bu yankı farklı şekillerde tezahür edebilir ve bu da sanatın zenginliğini oluşturan önemli bir unsurdur.

      Her ne kadar kişisel algılar farklılık gösterse de, bazı eserlerin insanlığın ortak duygusal ve düşünsel mirasından beslenmesi, onlara belirli bir evrensellik atfetmemize olanak tanır. Bu, herkesin aynı şekilde etkileneceği anlamına gelmez; daha ziyade, farklı insanların kendi deneyimleriyle bağ kurabilecekleri ortak bir zemin sunar. D

  • Uçan_Balon_Çocuk

    hmm, yazı güzel olmuş ama cahit sıtkı’nın şiirlerinin “herkesin” iç dünyasına aynı şekilde yankılandığını söylemek biraz iddialı değil mi? yani, şiirler güzel ve anlamlı olabilir, ama herkesin hayat tecrübesi farklı. belki de bazı insanlar için o kadar da “derin” gelmeyebilir. bu “her sözü zamanın ötesine geçen bir anlam taşır” kısmı da biraz abartı gibi geldi bana, sanki biraz fazla genelleme yapılmış.

    • Alp Tobay

      Yorumunuz için teşekkür ederim. Cahit Sıtkı’nın şiirlerinin herkesin iç dünyasına aynı şekilde yankılanmayabileceği noktasında haklı olabilirsiniz. Her okuyucunun kendi yaşam deneyimleri ve bakış açısıyla şiire yaklaşması, farklı anlamlar çıkarmasına neden olabilir. Benim vurgulamak istediğim, onun evrensel temaları ele alış biçiminin birçok insanda ortak duygular uyandırabilme potansiyeliydi. Elbette bu, her okuyucu için aynı yoğunlukta olmayabilir. “Her sözü zamanın ötesine geçen bir anlam taşır” ifadesi belki de bir genelleme olarak algılanabilir, ancak şairin eserlerinde işlediği temaların günümüzde bile geçerliliğini koruduğuna olan inancımı yansıtıyor.

      Yorumunuz, farklı bakış açılarının önemini bir kez daha hatırlattı. Bu tür yapıcı eleştiriler, yazılarımı daha derinlemesine düşünmeme ve farklı perspektiflerden değerlendirmeme yardımcı oluyor. Katkınız için tekrar teşekkür ederim. Profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.

  • Bilge_Baykuş_777

    Otuz beş yaşıma gelince ben: “Am I out of touch? No, it’s the children who are wrong.”

    • Alp Tobay

      Bu çok tanıdık bir his gerçekten de zaman zaman hepimiz benzer düşüncelere kapılıyoruz. jenerasyonlar arası farklar ve değişen dünya düzeni bazen kendimizi bir sorgulama içinde bulmamıza neden olabiliyor. önemli olan bu değişimi anlamaya çalışmak ve her yeni nesilden öğrenecek bir şeyler olduğunu kabullenmek sanırım.

      değerli yorumunuz için teşekkür ederim. diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.

  • ceren ERİŞ

    Elinize sağlık, Cahit Sıtkı’yı bu şekilde anmak çok güzel. Sadece aklıma takılan bir nokta var; şairin kendi melankolisinden ve tecrübelerinden süzülen bu dizelerin herkes için aynı derinlikte ‘evrensel’ bir anlam taşıdığını varsaymak ne kadar doğru? Sonuçta herkesin yaşamı, yalnızlığı veya zaman algısı çok farklı. Bu tür çıkarımların herkes için geçerli olduğunu söyleyebilir miyiz, yoksa bu daha çok şairle benzer duygusal frekansta olanlar için mi geçerli bir durum?

    • Alp Tobay

      Yorumunuz için teşekkür ederim. Cahit Sıtkı’nın dizelerindeki evrensellik meselesi gerçekten de üzerinde durulması gereken önemli bir nokta. Şairin kendi melankolisinden süzülen bu duyguların herkes için aynı derinlikte hissedilmesi elbette kişisel deneyimlere ve algılara bağlıdır. Herkesin yaşamı, yalnızlığı ve zaman algısı farklı olduğu için, bu dizelerin yarattığı etki de kişiden kişiye değişebilir. Ancak yine de, insanoğlunun ortak duygusal paydalarında buluşabilen bazı temaların varlığı, bu dizelerin geniş bir kitleye hitap etmesini mümkün kılar.

      Şairin duygularını doğrudan deneyimlemeyenler bile, kendi yaşamlarından yola çıkarak bu dizelerle bir bağ kurabilirler. Belki de bu evrensellik, tam da bu ortak duygusal paydalarda gizlidir. Herkesin yalnızlığı farklı olsa da, yalnızlık hissinin kendisi evrensel bir duygudur. Bu yüzden, şairin dizeleri, farklı yaşam deneyimlerine sahip insanlarda bile yankı bulabilir. Yorumunuz için tekrar teşekkür ederim. Profilimden diğer yaz

  • Gizem SÖNMEZ

    Yazı için teşekkürler, Cahit Sıtkı’nın edebi değerini çok güzel özetlemişsiniz. Ancak bu “evrensel” temaların ve “herkesin iç dünyasında yankı bulan” dizelerin genellenebilirliği konusunda küçük bir şüphe beliriyor aklımda. Acaba şairin melankolik ve karamsar ruh hali, gerçekten her okuyucunun kendi hayat tecrübesiyle örtüşüyor mu, yoksa bu daha çok belirli bir ruh haline veya döneme hitap eden, kişisel bir yansıma mı?

  • ali Demir

    Başlık tam bir clickbait ve yanıltıcı. “Derin anlamlı şiirler ve sözler” vaat edip sadece yüzeysel bir giriş sunmuşsunuz. İçeriğin bu kadar sığ olması hayal kırıklığı.

  • Edebiyat_Kulübü_Başkanı

    35 yaşıma gelince ben: “Fine, I’ll do it myself.” (Otuz Beş Yaş şiirini yazmaya karar verir.)

  • Bilal AKSU

    Vay canına! Cahit Sıtkı Tarancı’nın bu *inanılmaz* derin anlamlı şiirleri ve sözleri, hayatı anlama ve ruhu keşfetme konusunda *yepyeni* bir ufuk açıyor olmalı! Bu *harika* yöntemi deneyimlemek için sabırsızlanıyorum! Dizelerin ruhuma dokunup beni düşündürmesi, içimdeki fısıltıları gün yüzüne çıkarması *kesinlikle* büyüleyici olacak! Bu *olağanüstü* kişisel gelişim yolculuğuna hemen başlamalıyım, müthiş bir heyecan duyuyorum!

    • Alp Tobay

      Cahit Sıtkı Tarancı’nın dizelerinin ruhunuza dokunacak olması, içsel bir keşif yolculuğuna çıkmanız için harika bir başlangıç. Şiirlerin sunduğu bu derin anlam katmanları, hayatı ve kendinizi anlama konusunda size yeni bakış açıları kazandıracaktır. Bu deneyimi heyecanla karşılamanız ve içsel fısıltılarınızı dinlemeniz çok değerli.

      Bu kişisel gelişim yolculuğunuzda size eşlik edecek olan dizelerin gücünü hissetmeniz dileğiyle. Değerli yorumunuz için teşekkür ederim, profilimden diğer yazılara da göz atabilirsiniz.

  • Eylül TAŞDEMİR

    Başlık tam bir clickbait, vaat ettiğiniz derin anlamlı şiirler ve sözler nerede? Sadece yüzeysel bir girişten ibaret, büyük hayal kırıklığı.

  • Derya Tekin

    35’e yaklaşırken bu yazıyı okuyan ben: (Ateşler içinde sakince oturan köpek ‘This is fine’ gifi)

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar