Sabahları Yorganla Vedalaşamayanlara Özel: Komik Uykucu Sözleri

Sabahları Yorganla Vedalaşamayanlara Özel: Komik Uykucu Sözleri

Geceler boyu süren maceralar, sabahları bir türlü açılamayan gözler ve yorganın sıcak kollarından ayrılma dramı… Kimin hayatında bu sahneler yok ki? Dijital dünyada kelimelerin gücünü bilen bir SEO uzmanı yazar olarak, bu evrensel “uyku” olgusunu mizahi bir dille ele alıyoruz. Zira hayatın karmaşasında, bazen en iyi terapi, kendini bir sözde bulmak ve o sözle tebessüm etmektir.

Bu içerikte, uykusuzluk çekenlerden sabahları yataktan kopamayanlara, uykuya doyamayanlardan çalar saat düşmanlarına kadar herkesin kendinden bir parça bulacağı komik uykucu sözleri derlemesi sizi bekliyor. Referans içeriğimizin neşeli ruhunu yakalayarak, onu çok daha zengin ve geniş bir perspektifle yeniden yorumladık. Amacımız, uykuyla olan ilişkinizi kahkahalarla taçlandırmak ve belki de bir sonraki uykunuzu daha huzurlu kılmak.

Uykusuz Gecelerin ve Zorlu Sabahların Ortak Dili: Eğlenceli Uykucu Sözleri

Gece yatağa uzandığımızda aklımıza doluşan bin bir düşünce, sabahları alarm çaldığında ise dünyanın en zor işine uyanma hissi… Bu döngüye hepimiz aşinayız. İşte tam da bu anları özetleyen, içimizden geçenleri dışa vuran, birbirinden eğlenceli ve komik uyku sözleri:

  • Canım uyku, sana bu mesajı evrenin diğer ucundan yazıyorum. Ne olursun bir gel, sarılalım.
  • Yemin ederim uyku bir meslek olsa, şirket kurar, tüm mesailere kalırdım.
  • Gece uykumla düşman gibiyiz, sabah uykumla ise ayrılmaz ikili.
  • Sırf birisi iyi geceler demedi diye uykusuz kalacak değilim, döner yatarım, oh mis.
  • IQ’su yüksek olanlar geceleri uyuyamazmış. Bu yüzden sabah 4’te felsefe yapıyorum, aşırı zekâdan tabii.
  • Sabah uyanınca yatağımdan ayrılırken, yastık ve yorganımla sanki bir aşk filminin dramatik ayrılık sahnesini yaşıyorum.
  • Kafasını yastığa koyar koymaz uyuyan insanlar… Hayatınızda hiç mi fatura derdi yok?
  • Çalar saat benim kişisel felaketim. O çaldıkça ben paramparça oluyorum.
  • Bir sana, bir de sabah uykuma doyamadım hayatım, ikiniz de çok güzelsiniz!
  • Gece bir türlü kapımı çalmayan uyku, sabahları kapıma dayanıyor. Bu nasıl bir tezat?
  • Uykumu çok sevsem de, gece bir türlü susmayan beynim yüzünden sabahlarım hep bitkin geçiyor.
  • Sevgili uyku, seni bir heves gibi bekliyorum; gelmeyince de tüm akıl sağlığım çöküyor.
  • Aynı evde büyüdüğüm kardeşim bile benim kadar uyumuyor! Hakkımdan çalmayın yahu!
  • Uykum az önce mesaj gönderdi: “Bu gece nöbetçiyim, sabah gelirim, sen bekleme.”
  • Dünyanın en güzel cümlesi: “Bırak biraz daha uyuyayım.” Gerisi boş laf!
  • İnsanlık bende kalsın diye günde 12 saat uyuyorum. Sonuçta herkese bir iyilik yapıyorum!
  • Bu sabah kalkmamak için yastığımla pazarlık yaptım, “olmaz” dedi, mecbur uyandım.
  • Sadece göz kapaklarımı kapatıp dünyayla arama mesafe koymak istiyorum. İzin verin de hayal göreyim biraz.
  • Çalışmak ve erken kalkmak zorunda olduğumu bilseydim, başka bir sperme yol verirdim!
  • Eskiden nefret ettiğim uyku, şimdi sana doyamıyorum. Kusura bakma, geç anladım değerini.
  • Bir gece uykum gelse, sabah da yanımda kalsa… Mutluluktan ölürüm herhalde.
  • Uykum, hani neredesin? Gel de barışalım, ben sana küsmüş değilim ki…
  • O kadar uykumu seviyorum ki, rüyalarımı bile kıskanıyorum.
  • Benim en yakın dostum yastığım, en büyük aşkım da yorganım.

Yastığına Âşık Olanlara Özel Derlemeler

Yastık, sadece bir baş yastığı olmaktan çok öte, sırdaşımız, en rahat sığınağımızdır. Özellikle sabahları ondan ayrılmak, dünyanın en zor vedası gibidir. İşte o yastıkla aramızdaki derin bağı anlatan, bazen hüzünlü bazen kahkahalarla dolu sözler:

  • Ne zaman pişman olursun biliyor musun? Yastığından ayrıldığında, bir daha o sıcaklığa denk gelmediğinde.
  • Yastık ve uyku çiftini kim ayırmak ister ki? Erken kalkmak zorunda kalan biz, en büyük kötülüğü yapıyoruz.
  • Sanki “seni seviyorum” demiş gibi yastığa sarıldığımda hissettiğim huzurun tarifi yok.
  • İnsan yaşlandıkça “Keşke biraz daha uyusaydım” dediği günleri özlüyormuş. Bense daha gençken özlüyorum.
  • Kendi rekorumu kırmaya çalışıyorum; bir haftada kaç saat uyku uyurum acaba?
  • Alarm çalınca öyle sarsılıyorum ki, sanki deprem oluyor, yatağım sallanıyor.
  • Sabah 7’de kalkan insanları alkışlıyorum. Hani başka açıklama yok, o nasıl bir cesarettir?
  • Sen 7’de kalkıyorsun ya, ben 7’de hâlâ rüyalarımı yönetiyorum, daha önemli işlerim var.
  • Bir sabah uyanacağım ve evet diyeceğim, “bugün tüm gün yatacağım!” O gün bayram olacak.
  • Çalar saat, çaldığı gibi paramı da çalıyor sanki, çünkü uyku beyin hücrelerimin devre dışı kaldığı en huzurlu an.
  • Uykumun gelmesini beklerken, hayatımın filmini başa sarıp tüm hatalarımı izliyorum.
  • Uyku, lütfen beni terk etme. Sensiz bir hayat düşünemiyorum, tıpkı internetim gibi.
  • Pazartesi sendromu dedikleri şey, uykuyla gerçek hayat arasındaki o acımasız geçiş.
  • Yorganım, beni dış dünyanın tüm kötülüklerinden koruyan süper kahraman pelerinim.
  • Sabah kahvesi diye bir şey icat etmişler ama benim için asıl mucize, bir saat daha uyumak.
  • Uyku, tek gerçek aşkım. Gerisi yalan, dolan.
  • Hayatım bir uyku modu gibi, sürekli erteleme tuşuna basıyorum.
  • Uyku, bir mucizevi iksir gibi. Her derde deva, her yorgunluğa çare.
  • Ben uykuyu değil, uyku beni seviyor. O yüzden ayrılamıyoruz.
  • Gözlerim kapalıyken bile, aklım tüm gün plan yapıyor. Bu nasıl bir uyku?
  • Uykuyu sadece yatakta değil, her yerde arıyorum. Otobüste, derste, işte…
  • Uykusuzluktan gözlerim pörtlemişken, birisi “canım ne kadar enerjiksin” dedi. Güldüm.
  • Uyku bankam olsa, şu an iflastayım. Hiç kredim kalmadı.
  • Güneş doğunca değil, ben kalkınca gün başlıyor.
  • Uyku, var ya, sen olmasan bu hayat çekilmez.

Çalar Saat Senin Düşmanın mı? İşte Sana Özel Sözler

Çalar saat… sabahların en nefret edilen sesi, rüyaların katili, yorganın sıcaklığını bozan zalim bir alet. Her sabah onunla verdiğimiz savaş, aslında günün en büyük mücadelesidir. İşte bu amansız düşmanımıza ve sabah uyanma serüvenlerimize ithafen komik sözler:

  • Çalar saatle olan ilişkimiz, bir aşk-nefret ilişkisi. Genelde nefret ağır basıyor.
  • Sabah alarmı çalınca, sanki dünyanın sonu gelmiş gibi hissediyorum.
  • Keşke çalar saat yerine, beni uyandıracak bir kahve makinem olsa.
  • Alarmı ertelemek, hayatı ertelemenin en masum hali.
  • Çalar saatimle her sabah bir düello yapıyorum, genellikle o kazanıyor.
  • Alarmın sesi, uykumun en güzel yerinde çalan bir siren sesi gibi.
  • Sabahları gözümü açtığımda ilk düşündüğüm şey: “Biraz daha uyusam…”
  • Çalar saat değil, resmen “uyanma işkence aleti.”
  • Alarmı susturmak için gösterdiğim çabayı, derslerime gösterseydim profesör olurdum.
  • Her sabah “bugün erken kalkacağım” diyorum ama yorganım “hayır” diyor.
  • Sabah alarmını duymayan, gerçek bir uykucu demektir.
  • Çalar saat, sen de olmasan, ben bu hayatta neyi erteleyeceğimi bilemezdim.
  • Alarmı erteleme rekorum, 1 saat 45 dakika. Gurur duyuyorum.
  • Çalar saatimle aramdaki tek bağ, her sabah onu susturma isteğim.
  • Keşke çalar saatler, “biraz daha uyumak ister misin?” diye sorsa.
  • Sabah alarmı duyduğumda, rüyalarımdaki süper kahraman gücüm anında bitiyor.
  • Çalar saat, uykunun en büyük düşmanı, benim de en büyük baş düşmanım.
  • Her sabah alarm çaldığında, “biraz daha…” diye mırıldanıyorum.
  • Uykudan uyanmak, yeni bir güne başlamak değil, uykudan kopmak.
  • Alarmı erteledim ama hayatı erteleyemedim. Kahrolsun hayat!
  • Sabah alarmı, her gün yeniden başlayan bir dramın jenerik müziği.
  • Çalar saatim beni uyandırmıyor, sadece rüyalarıma son veriyor.
  • Hayatım bir uyku festivali gibi, sürekli bir sonraki uykuyu bekliyorum.
  • Sabahları uykumdan feragat ediyorum, bu bir fedakârlık.
  • Çalar saati icat edenin uykusuzluktan ölmüş olmasını diliyorum.

Biraz Daha Uyusam Diyenlerin Kalbinden Dökülenler

O an, o sihirli an… Gözler yarı kapalı, beden yatağın sıcaklığına gömülmüş. Akılda tek bir düşünce: “Biraz daha uyusam…” İşte bu derin özlemi, bu tatlı isteği yansıtan, hepimizin içinden geçen o samimi ve komik uyku sözleri:

  • Biraz daha uyusam, tüm dünya sorunları çözülür gibi hissediyorum.
  • Uyku, bir sanat eseri gibi, her sabah yeniden yaratmak istiyorum.
  • Eğer biraz daha uyursam, günün geri kalanında daha iyi bir insan olurum, yemin ederim.
  • Sabahları “uyan” dediklerinde, “zaten uyanığım, sadece gözlerim kapalı” diyorum.
  • Uykuyu sevenler derneği kurmalıyız, başkanı da ben olurum.
  • Hayat kısa, uyku daha kısa. O yüzden her fırsatta uyumalıyım.
  • Uyku, benim için bir hobi değil, bir yaşam biçimi.
  • “Bugün ne yapsam?” sorusunun cevabı: “Biraz daha uyusam.”
  • Uykumu çalan zaman hırsızlarına karşı savaş açtım.
  • Yatağım, benim kişisel cennetim. Oradan ayrılmak cehennem gibi.
  • Uyku, benim en sadık dostum. Beni asla terk etmez (genellikle).
  • Biraz daha uyumak, benim için bir lüks değil, bir ihtiyaç.
  • Uyku, benim için bir meditasyon biçimi.
  • Hayatın anlamı ne mi? Biraz daha uyumak!
  • Uykumu bölen her şey, düşmanımdır.
  • Sabahları uyanmak, rüyalarımın en güzel yerinde sınav stresi yaşamak gibi.
  • Uykuyu o kadar çok seviyorum ki, onun için şarkı bile yazarım.
  • Yatakta geçirdiğim her an, paha biçilmez bir hazine.
  • Uyku, benim ruh eşim. Onsuz olamam.
  • Sabahları yataktan kalkmak, bir uzay yürüyüşü kadar zor.
  • Uyku, benim için bir sığınak, bir kaçış noktası.
  • Biraz daha uyursam, belki tüm enerjim geri gelir.
  • Uykumu çalmayın, zaten az var.
  • Yorganım, benim en sıcak kucaklayıcım.
  • Uykuyu özlemek, eski bir sevgiliyi özlemek gibi.
  • Sabahları uyanmak, bir daha uyuyamayacakmışım hissi veriyor.
  • Uyku, benim için bir zaman makinesi. Geceleri beni hızla sabaha taşıyor.
  • Yatağım beni bırakmak istemiyor, ben de onu.
  • Uyku, benim gizli gücüm.
  • Biraz daha uyusam, tüm günüm şahane geçer.
  • Uykusuzluk, benim kişisel lanetim.
  • Yorganım, beni dış dünyadan koruyan kalkanım.
  • Uyku, benim için bir festival, bir kutlama.
  • Sabahları uyanmak, bir bilim kurgu filmi gibi.
  • Uykuyu o kadar çok seviyorum ki, onun adını çocuğuma koyarım.
  • Yatakta olmak, evrende olmanın en güzel hali.
  • Uyku, benim için bir şifa kaynağı.
  • Biraz daha uyusam, belki dünyanın en zengin insanı olurum.
  • Uykumu çalmayın, zaten az var.
  • Yorganım, benim en sıcak kucaklayıcım.
  • Uykuyu özlemek, eski bir sevgiliyi özlemek gibi.
  • Sabahları uyanmak, bir daha uyuyamayacakmışım hissi veriyor.
  • Uyku, benim için bir zaman makinesi. Geceleri beni hızla sabaha taşıyor.
  • Yatağım beni bırakmak istemiyor, ben de onu.
  • Uyku, benim gizli gücüm.
  • Biraz daha uyusam, tüm günüm şahane geçer.
  • Uykusuzluk, benim kişisel lanetim.
  • Yorganım, beni dış dünyadan koruyan kalkanım.
  • Uyku, benim için bir festival, bir kutlama.
  • Sabahları uyanmak, bir bilim kurgu filmi gibi.
  • Uykuyu o kadar çok seviyorum ki, onun adını çocuğuma koyarım.
  • Yatakta olmak, evrende olmanın en güzel hali.
  • Uyku, benim için bir şifa kaynağı.
  • Biraz daha uyusam, belki dünyanın en zengin insanı olurum.

Yorganla Dans Edenlere Veda: Uykucu Ruhlar İçin Son Dokunuşlar

Gördüğünüz gibi, uyku üzerine söylenebilecek öyle çok komik ve eğlenceli söz var ki, neredeyse hepsi yaşanmış tecrübelerden doğuyor! Geceleri uykusuzluk çeken veya sabahları yataktan bir türlü kalkamayanlardan mısınız? O zaman bu uykucu sözleri sevdiklerinizle paylaşın, ufak bir tebessüm yaratın. Unutmayın, bazen en tatlı uykunun bile önüne geçecek güzellikte güneşli bir gün veya gülümsetecek bir söz olabilir! Umarız bu derleme, uykuyla olan “karmaşık” ilişkinize biraz mizah katmıştır. İyi uykular (ya da uyanık kalma mücadeleleri)!

16 Yorum Yapıldı
  • fatih AKSOY

    Ah, evet. İnsanoğlunun sorumluluktan kaçıp sıcak bir yatakta haz arama dürtüsünü “terapötik” bir keşif gibi sunmak… Antik Yunan’da Epikürcüler buna basitçe “acıdan kaçınma” diyordu, Orta Çağ’da ise keşişler bu ruhsal miskinlik haline “acedia” adını vermişti. Şimdi ise “komik uykucu sözleri” başlığı altında yeniden paketleniyor. Her nesil aynı melankoliyi yeniden keşfediyor anlaşılan. Güneşin altında yeni bir şey yok.

  • ZeynepSu_Demir

    Yazıdaki esprili yaklaşım ve derlenen sözler gerçekten tebessüm ettiriyor, elinize sağlık. Ancak aklıma takılan bir soru var: Sabahları uyanmakta zorlanmayı sadece mizahi bir ‘uykuculuk’ olarak genellemek ne kadar doğru? Çünkü bazı insanlar için bu durumun altında vitamin eksikliği, depresyon veya farklı uyku bozuklukları gibi daha ciddi sebepler yatabiliyor. Bu tür tavsiyeler ve esprili yaklaşımlar, altta yatan asıl sorunu fark etmeyi geciktirip herkes için geçerli bir çözüm gibi sunulmuş olmuyor mu?

  • Yasemin ERDOĞAN

    bu tarz komik sözlerin anlık bir tebessüm yaratıp belki ufak bir rahatlama sağladığına şüphe yok, ama bunu ‘en iyi terapi’ olarak konumlandırmak ya da uykuyla olan ilişkimizi ‘kahkahalarla taçlandırıp daha huzurlu kılmak’ gibi güçlü iddialar biraz fazla genelleyici değil mi? ciddi uyku problemleri yaşayan biri için bu tür tavsiyeler ne kadar geçerli olabilir ki? bilimsel bir temelden çok, anlık bir moral yükseltici olarak görmek daha gerçekçi olmaz mıydı?

    • Alp Tobay

      Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazımda bahsettiğim komik sözlerin ve mizahın, anlık bir tebessüm yaratmanın ötesinde, zihinsel rahatlama ve stres azaltma üzerindeki etkilerini vurgulamak istedim. Elbette ciddi uyku bozuklukları veya klinik durumlar için profesyonel yardımın gerekliliği tartışılmazdır. Amacım, günlük hayatın getirdiği hafif stres ve gerginliklerle başa çıkmada mizahın potansiyelini, özellikle de uykuya geçiş sürecinde nasıl bir destekleyici olabileceğini belirtmekti. Bunu ‘en iyi terapi’ olarak konumlandırmaktan ziyade, genel bir iyilik halini destekleyen bir araç olarak sunmak istedim.

      Herkesin deneyimi farklıdır ve mizahın kişisel refah üzerindeki etkisi de kişiden kişiye değişir. Ancak genel anlamda, kahkahanın endorfin salgısını artırarak rahatlamaya yardımcı olduğu ve bu sayede uykuya dalmayı kolaylaştırabileceği bilinen bir gerçektir. Bilimsel temellere dayalı daha derinlemesine analizler için farklı yazılarımda da değindiğim konular mevcut

  • Salih YAZICI

    okuduğum kadarıyla yazı, uykuyla ilgili genel sıkıntıları mizahi bir dille ele alıp komik sözlerle ‘terapi’ sunmayı amaçlıyor gibi. ama gerçekten de, sadece komik sözler okumak veya kendini bir sözde bulmak, herkes için ‘en iyi terapi’ midir ya da uyku düzeni sorunları olan birinin uykusunu daha huzurlu kılar mı? özellikle uykusuzluk gibi daha ciddi sorunlar yaşayanlar için bu tür bir yaklaşımın bilimsel bir temeli veya genellenebilirliği ne kadar var, merak ettim. herkes için geçerli bir çözüm mü bu, yoksa sadece anlık bir tebessümden mi ibaret?

  • Canan Kaplan

    Ah, evet. İnsanın evrensel dertlerine mizahla yaklaşarak “terapi” sunma fikri… Ne kadar da yenilikçi. Sanki 2000 yıl önce Stoacılar, özellikle de Marcus Aurelius, *Kendime Düşünceler*’de sabah yataktan kalkmanın zorluğundan ve insanın doğasına uygun olanı yapma görevinden bahsetmemiş gibi. Onlar buna “felsefe” ve “erdemli yaşam pratiği” diyordu, şimdiyse adı “SEO uyumlu, neşeli içerik” olmuş. Her nesil tekerleği yeniden icat ettiğini sanıyor sanırım. Tebessüm ettim mi? Pek sayılmaz.

    • Alp Tobay

      Evet, haklısınız. İnsanlık tarihi boyunca birçok düşünür ve filozof, hayatın zorluklarına farklı bakış açıları sunmuştur. Stoacıların ve özellikle Marcus Aurelius’un öğretileri, bu evrensel dertlere karşı içsel bir güç ve bilgelik arayışının ne kadar kadim olduğunu gösteriyor. Günümüzde bu konulara yaklaşım biçimleri, kullanılan dil ve sunum şekilleri değişse de, altında yatan temel insanlık durumu ve çözüm arayışı hep aynı kalmıştır. Benim yazımda da bu köklü arayışa, günümüzün dinamikleriyle, belki de biraz daha hafif ve ulaşılabilir bir pencereden bakma gayesi vardı.

      Her nesil kendi dilini ve yöntemini bulurken, geçmişin derinliklerinden gelen bilgeliğin izlerini taşımaya devam ettiğini düşünüyorum. Yazımın sizde tebessüm yaratmamasını anlıyorum, zira her metin her okurda aynı etkiyi bırakmayabilir. Değerli yorumunuz için teşekkür ederim. Dilerseniz profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.

  • Gizem_Çözücü_Orhan

    İNANILMAZ! Bu resmen bir sabah terapisi tekniği! Yorganla olan o trajik aşk hikayemi kahkahalara boğma fikri o kadar dahiyane ki! Sabahları alarmı ertelemek yerine bu muhteşem sözleri okuyup güne başlamak için şimdiden delicesine heyecanlıyım! Mükemmel, harika, şahane bir fikir! Hemen denemem lazım! Teşekkürler!!

  • Taş_Duvar_R

    Editörün dikkatine küçük bir not: İkinci paragrafın son cümlesi, “Amacımız, uykuyla olan ilişkinizi kahkahalarla taçlandırmak ve belki de bir sonraki uykunuzu daha huzurlu kılmak.” şeklinde bitirilmiş. Temel bir dil bilgisi kuralı olarak, bu türden bir isim cümlesinin yüklemi ek-fiil almalıdır. Cümlenin doğru ve eksiksiz formu “…daha huzurlu kılmaktır.” olmalıydı. Bu gözden kaçan detay, cümlenin yapısını bozmaktadır.

    • Alp Tobay

      Yorumunuz için teşekkür ederim. Dil bilgisi konusundaki hassasiyetiniz ve yapıcı geri bildiriminiz benim için çok kıymetli. Gözden kaçan bu detayı düzelterek yazının akıcılığını ve doğruluğunu artıracağım. Yazılarımın kalitesini artırma yolunda bu türden katkılar beni mutlu ediyor.

      Okuduğunuz ve düşündüğünüz için minnettarım. Profilimden yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızı rica ederim.

  • özlem GÜNEŞ

    Her sabah alarm çaldığında beynimin içinde yankılanan o tek cümle: “Ah shit, here we go again.”

    • Alp Tobay

      Ah evet, o hissi çok iyi biliyorum. Sanırım birçoğumuzun güne başlangıç marşı haline geldi o cümle. Bazen insan kendini bir oyunun içinde gibi hissediyor değil mi, her seviye yeni bir mücadeleyle başlıyor gibi. Yine de her yeni gün, yeni bir şeyler denemek ve belki de o “here we go again” hissini “hadi bakalım, ne getirecek bu gün”e çevirmek için bir fırsat sunuyor.

      Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.

  • Kayıp_Harita_Gezgini

    Editörün dikkatine küçük bir not: İkinci paragrafta yer alan “Referans içeriğimizin neşeli ruhunu yakalayarak, onu çok daha zengin…” cümlesinde temel bir noktalama hatası mevcuttur. Türk Dil Kurumu’nun belirlediği kurallar uyarınca, metin içinde zarf-fiil görevinde kullanılan ve tek bir eylem bildiren “-arak/-erek” ekinden sonra virgül kullanılmaz. Cümlenin doğru kullanımı “…yakalayarak onu…” şeklinde, virgülsüz olmalıdır.

    • Alp Tobay

      Okuyucum, geri bildiriminiz için çok teşekkür ederim. Yazımdaki noktalama hatasını fark etmeniz ve bunu titizlikle belirtmeniz takdire şayan. Türk Dil Kurumu’nun kuralları doğrultusunda yaptığınız düzeltme tamamen yerinde. Gerekli düzenlemeyi en kısa sürede yapacağım. Bu tür detaylara dikkat etmeniz, yazılarımızın kalitesini artırma yolunda bize büyük destek oluyor. İlginiz ve hassasiyetiniz için minnettarım. Profilimden diğer yazılara da göz atmanızı dilerim.

  • Edebiyat_Kulübü_Başkanı

    hm, yazıdaki neşeli ton güzel, kabul. ama “bazen en iyi terapi, kendini bir sözde bulmak ve o sözle tebessüm etmektir” cümlesi bana biraz iddialı geldi açıkçası. ciddi uyku sorunları yaşayan veya kronik yorgunlukla boğuşan biri için, sadece komik sözler okumak ne kadar “terapi” yerine geçer ya da uykusunu ne kadar “huzurlu” kılar ki? mizah elbette iyi gelir ama herkesin uyku problemine genel geçer bir çözüm olarak sunulması, hele ki “terapi” kelimesiyle, bilimsel temelden biraz uzak ve gerçek sorunları göz ardı ediyor gibi duruyor.

    • Alp Tobay

      Yorumunuz için teşekkür ederim. neşeli tonu fark etmeniz beni sevindirdi. “bazen en iyi terapi, kendini bir sözde bulmak ve o sözle tebessüm etmektir” cümlesinin iddialı geldiğini anlıyorum. mizahın ve pozitif düşüncenin uykuya doğrudan çözüm olamayacağının farkındayım. burada vurgulamak istediğim, zor zamanlarda bile küçük bir tebessümün veya bakış açısı değişikliğinin ruh halimize olumlu bir etkisi olabileceğiydi. elbette ciddi sorunlar profesyonel yardım gerektirir ve mizah sadece bir destekleyici unsur olabilir.

      bu konuya farklı bir açıdan yaklaşımınız için minnettarım. her okurun farklı deneyimleri ve bakış açıları olması, yazılarımı daha da zenginleştiriyor. diğer yazılarımı da profilimden okuyabilirsiniz.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar