Nasip Sözleri: Hayatın Akışına Teslimiyetin Bilgeliği

Nasip Sözleri: Hayatın Akışına Teslimiyetin Bilgeliği

Hayatın karmaşık yollarında ilerlerken, bazen kontrolümüz dışındaki güçlerin varlığını hissederiz. İşte bu noktada, kadim bir kavram olan nasip devreye girer. Nasip, yalnızca bir kelime değil, aynı zamanda varoluşun derinliklerine inen, teslimiyeti, umudu ve ilahi takdiri anlatan felsefi bir duruştur. Bize düşenin çaba göstermek, gerisini ise büyük bir bilgelikle akışa bırakmak olduğunu hatırlatır.

Bu özel içerikte, yüzyıllardır gönüllere ışık tutmuş, düşüncelere yön vermiş ve ruhları teskin etmiş nasip sözleri derlemesini sunuyoruz. Her biri, hayatın iniş ve çıkışlarında bize rehberlik eden, sabrın, şükrün ve tevekkülün önemini vurgulayan anlamlı ifadelerdir. Gelin, nasibin sırlarla dolu dünyasına birlikte yolculuk yapalım ve bu derin kavramın ruhumuzdaki yansımalarını keşfedelim.

Nasip Üzerine Derin Düşünceler ve Anlamlı Sözler

Nasip, bazen bir kapının kapanması, bazen de hiç beklenmedik bir pencerenin açılmasıdır. Kimi zaman acıyla yoğrulmuş bir bekleyişin sonunda gelen huzur, kimi zaman da ansızın karşımıza çıkan bir lütuftur. Bu bölümde, nasibin farklı yönlerini ele alan, insan ruhuna dokunan ve yaşamın gizemini fısıldayan sözleri bir araya getirdik.

  • “Nasibin dağın altında da olsa sana isabet eder.” – Hz. Mevlana
  • Biz nasip der, mutlu olmasını biliriz.
  • Nasip çok güzel bir ihtimaldir; Allah ne yazdıysa o olur.
  • İçimdeki yangını nasip diyerek susturuyorum.
  • Seni bana nasip etmemişse Allah, vardır bildiği der susarız.
  • Allah nasip etmeyeceği bir şeyi hayal ettirmez.
  • Nasipse olur, nasip etmemişse Mevla’nın vardır bir hayırlı sebebi.
  • Ben hiç dilek tutmadım, hep dua ettim. Ömrün ömrüme nasip olsun diye!
  • Yapraksız kaldın diye gövdeni kestirme, zira bu işin baharı var.
  • Ne kadar hesap yaparsanız yapın, hesapta olan değil nasipte olan gelir başınıza.
  • “Nasibinde varsa alırsın karıncadan bile ders. Nasibinde yoksa bütün cihan önüne serilse sana ters.” – Hz. Mevlana
  • Çünkü herkese nasip olmuyor, bir gönle girip de dualarda yer almak.
  • An gelir tüm yollar tek noktada düğümlenir. Adına nasip denir.
  • Allah hayırlısını nasip etsin diye dua etmeli, çünkü biz bilmeyiz neyin hayır neyin şer olduğunu.
  • Benden bir iz kaldıysa ne olursun iyi bak, nasip değilmiş bana başucunda yaşlanmak.
  • Dilimiz her ne kadar nasip değilmiş dese de, kalbimiz Allah’tan ümit kesilmez diye atar.
  • Nasip kadar güzel kelime var mı? Ne eminsin ne de ümitsiz. Ama senin için en iyisini bilene teslimsin.
  • Nasip tılsımlı kelime, muazzam hakikat. Ne güzel, ne kadar da güzel nasip. Nasibin farkında olmak, o da ayrı bir nasip.
  • Kalem yaz dedi, yazı gülmedi. Kader gül dedi, nasip dur dedi. Kısmet gel dedi, insan bilmedi…
  • Ben seni gözümden bile sakındım, sadece dua ettim gönlüm gönlüne nasip olsun diye…
  • Aşk nasip işidir, hesap işi değil! Aşk adayıştır, arayış değil! Sen adanmışsan ve yanmışsan bu uğurda, aşk seni bulmaya gelir!
  • “Allahım! Bizden ancak senin güç vermenle yapabileceğimiz şeyi istedin; bize razı olacağın şeyleri yapmayı nasip et.” – Hadis-i Şerif
  • Sabır koynunda beklemek koymaz sayın hakimim. Ya kader, ya nasip, ya kısmet der geçeriz…
  • Eğer şehvetin ve nefsin hevesine kapılır gidersen, ben sana haber vereyim ki eli boş, nasipsiz gideceksin!
  • “Dikkat edin, bulunduğu yere “tırnaklarıyla kazıyarak geldiğini” söyleyen insanların sayısı her geçen gün artıyor. “Nasip” demiyorlar.” – İbrahim Tenekeci
  • Hayırlısı… Ne güzel kelime! Önlem alınmış, mücadele edilmiş; gerisi en yüce makama havale edilmiş!
  • Nasibin olanı kaybetmezsin, onu senden başkası yiyemez. O başkasının nasibi olmaz. Nasibini ona hırs göstermekle elde edemezsin.
  • Güneşin pembeliğiyle doğan, saflığıyla süzülen, herkese nasip olmayan mutluluk denen o en güzel duygu hep sizinle olsun.
  • Kısmet etmiş ise Mevla, el getirir yel getirir sel getirir. Kısmet etmez ise Mevla, el götürür yel götürür sel götürür.
  • Yok bir sitemim, hayatta her şey kısmet. Soldu gençliğim, ömrümü aşkla ziyan ettim. Ağla gönlüm, nasip değilmiş vuslat, rahat uyu yar sana hakkımı helal ettim.

Kader ve Nasibin Kesişimi: Hayatın Gizemli Akışı

Kader ve nasip, yaşam yolculuğumuzda sıkça karşılaştığımız, birbirine sıkıca bağlı iki kavramdır. Kader, ilahi yazgı; nasip ise bu yazgının bize düşen payıdır. Her ikisi de, insanın iradesiyle birlikte, evrenin büyük düzeni içinde yerini bulur. Bu bölümde, kader ve nasibin derin anlamlarını yansıtan, hem düşündüren hem de gönüllere su serpen özlü sözleri bulacaksınız.

  • Kaderin cilvesi, nasibin tecellisidir; beklersin, sabredersin ve sonunda sana yazılanı yaşarsın.
  • En büyük zenginlik, nasibine razı olmaktır.
  • Nasip, bazen gözden ırak olanı gönle yakın eylemek, bazen de gönle yakın olanı uzaklaştırmaktır.
  • Her şeyin bir zamanı var, nasip dediğin sabırla gelir.
  • Sen gayret et, takdiri Allah’a bırak; nasibin zaten seni bulacaktır.
  • Hayatın fırtınalarında sığınacağın liman, nasibine olan inancındır.
  • Nasip, emekle yoğrulur, dua ile şekillenir, tevekkülle tamamlanır.
  • Gönlünün istediği değil, nasibinin getirdiği en hayırlısıdır.
  • Bazı yollar kapalı görünür, ta ki nasibin o kapıyı aralayana dek.
  • Kaderin önünde durulmaz, nasibin ardına düşülmez; sadece beklenir.
  • İnsan, nasibini aramaz, nasip insanı bulurmuş.
  • Her damla gözyaşı, bir nasibin habercisi olabilir; sabret.
  • Nasip, ilahi bir pusuladır; seni doğru yola çıkarır.
  • Gelecek, nasibin örtüsü altındadır; açmak için acele etme.
  • En güzel nasip, gönül rahatlığıdır.
  • Nasip, çiçeğin topraktan, güneşin doğuşundan farksızdır; zamanı gelince belirir.
  • Kısmetin varsa taş bile dile gelir.
  • Nasip, bir serap gibi uzakta görünse de, adım adım sana yaklaşır.
  • Ektiğin tohumun meyvesi, nasibinde varsa yeşerir.
  • Nasip, umudun en güzel adıdır.
  • Beklentilerini değil, nasibini yaşa. Çok daha huzurlu olursun.
  • Gözün görmediği, gönlün bilmediği nice nasip vardır.
  • Nasip, bazen vazgeçtiklerinden sonra gelen en güzel hediyedir.
  • İnan ki, nasibin olan hiçbir şey senden kaçmaz.
  • Yüreğinle istediğin her şey, nasibinle birleşince gerçek olur.
  • Nasip, ilahi bir zamanlamadır; asla geç kalmaz, asla erken gelmez.
  • Haksızlığa karşı direnmek de, nasibin bir parçasıdır.
  • Nasip, seni en doğru yere götürecek rehberdir.
  • Her vedanın ardında yeni bir nasip gizlidir.
  • Nasip, beklentilerin ötesinde, hayallerin gerçeğe dönüştüğü yerdir.
  • En güzel dualar, nasibin hayırlısı içindir.
  • Nasip, bazen bir gülümseme, bazen de bir el uzatmadır.
  • Kısmetin açılması için kalbini temiz tut.
  • Nasip, bir tohum gibi ekilir, sabırla sulanır, zamanla büyür.
  • Her şer gibi görünen şeyde bir hayır, her nasipte bir hikmet vardır.
  • Nasip, seni sen yapan, sana özel kılınan her şeydir.
  • Nasibe inanmak, hayatın zorluklarına karşı kalkan olmaktır.
  • Nasip, kimseye ait olmayan ama herkese dağıtılan bir hazinedir.
  • Bazen nasip, en imkansız görünen şeyi mümkün kılar.
  • Nasip, seni bilmediğin güzelliklere taşıyabilir.

Hayat Yolculuğunda Nasip ve Tevekkül

Hayat, sürekli bir akış ve değişim içinde ilerleyen uzun bir yolculuktur. Bu yolculukta karşılaştığımız her durum, her insan ve her olay, nasibimizin bir parçasıdır. Önemli olan, bu akışa güvenmek, elimizden geleni yaptıktan sonra gerisini Allah’a bırakmaktır. Tevekkül, tam da burada devreye girerek nasibe olan inancımızı güçlendirir. İşte hayatın her anında bize ışık tutacak, tevekkül ve nasip arasındaki bağı anlatan sözler:

  • Nasibine razı olan, her daim huzurlu yaşar.
  • Kısmetini arama, o seni bulur.
  • Çabala, dua et, sabret ve nasibini bekle.
  • Her şeyin en güzeli, nasibinde varsa sana gelir.
  • Nasip, bazen gözle görülmez ama kalple hissedilir.
  • En büyük armağan, nasibine şükretmektir.
  • Nasip, bir nehir gibi akar, kendi yatağını bulur.
  • Hayatın sırrı, nasibine güvenmekte gizlidir.
  • Nasip, beklentiden çok, teslimiyetle gelen bir nimettir.
  • Kaderin seni götürdüğü yere, nasibin de gelir.
  • Nasip, seni koruyan görünmez bir kaledir.
  • Umutsuzluğa kapılma, nasibin seni bekliyor olabilir.
  • Nasip, ilahi adaletin en güzel tecellisidir.
  • Her zorluğun ardında, yeni bir nasip kapısı açılır.
  • Nasip, seni doğru zamanda doğru yerde yapar.
  • Gönlün rahat olsun, nasibin seni bulur.
  • Nasip, beklenmedik anlarda gelen sürprizdir.
  • Kısmetin varsa, en imkansız şey bile senin olur.
  • Nasip, bir duanın cevabı, bir sabrın mükafatıdır.
  • Hayatın her anında nasibin izlerini ara.
  • Nasip, seni tamamlayan eksik parçadır.
  • Kader, yolu çizer; nasip, o yolda sana yoldaş olur.
  • Nasibin peşinden koşma, o seninle birlikte yürür.
  • En büyük güç, nasibine olan inançtır.
  • Nasip, sadece veren değil, aynı zamanda alan eldir.
  • Her şeye rağmen gülümse, nasibin seni mutlu edecektir.
  • Nasip, bazen beklediğinden farklı, ama hep daha iyidir.
  • Kısmet, bazen bir bakışla, bazen bir sözle gelir.
  • Nasip, seni hak ettiğin yere taşıyan rüzgardır.
  • Senin olan, seni bulur; senin olmayan, zaten gitmiştir.
  • Nasip, ilahi bir dokunuşla hayatına anlam katar.
  • Beklemeyi bilene, nasip mutlaka gelir.
  • Nasip, en güzel hikâyelerin başlangıcıdır.
  • Her nasip, bir ders, bir tecrübe taşır.
  • Nasip, seni sen yapan, sana özel kılınan her şeydir.
  • Nasibine güven, hayat seni şaşırtır.
  • Kısmetin varsa, dünya bile senin için döner.
  • Nasip, seni hayallerine ulaştıran köprüdür.
  • En kıymetli nasip, iç huzurudur.
  • Nasip, seni asla yalnız bırakmaz.

Nasibin Bilgeliğiyle Huzur Bulmak

Hayatın hızla akıp giden temposunda, bazen durup düşünmek, nasip gibi derin kavramların anlamını idrak etmek büyük bir huzur kaynağıdır. Bu sözler, bizlere sadece birer cümle değil, aynı zamanda yaşam felsefeleri sunar. Nasip sözleri, sabrın, tevekkülün ve ilahi düzene olan inancın ne denli kıymetli olduğunu hatırlatır. Unutmayalım ki, her şeyin bir zamanı ve bir hikmeti vardır ve bize düşen, üzerimize düşeni yaptıktan sonra, gerisini büyük bir teslimiyetle nasibe bırakmaktır. Bu sayede, hayatın getirdiği her duruma karşı daha güçlü ve daha dingin olabiliriz.

18 Yorum Yapıldı
  • ali Demir

    Clickbait başlık. İçerik, başlıkta vaat edilen “nasip sözleri” derlemesi değil, yüzeysel bir gevezelikten ibaret. Hayal kırıklığı.

    • Alp Tobay

      Yorumunuz için teşekkür ederim. Anlaşılan yazım beklentilerinizi karşılayamamış, bu konuda üzgünüm. Amacım nasip kavramını farklı bir perspektiften ele almaktı, ancak başlık ve içerik arasındaki dengeyi kurmada başarılı olamadığımı fark ettim. Eleştiriniz, gelecekteki yazılarımı daha dikkatli bir şekilde planlamam için bana yol gösterecektir.

      Yine de düşüncelerinizi paylaştığınız için minnettarım. Farklı konulara değindiğim diğer yazılarıma da göz atmanızı rica ederim. Belki onlarda ilginizi çekecek bir şeyler bulabilirsiniz.

  • Nermin BİLGE

    Editörün dikkatine küçük bir not:

    Metnin ilk cümlesinde, “ilerlerken” zarf-fiilinden sonra virgül kullanılmıştır. Türk Dil Kurumu’nun yazım kurallarına göre, cümlede tek bir zarf-fiil varsa ardından virgül getirilmesi hatalı bir uygulamadır. Cümlenin doğru yapısı, “Hayatın karmaşık yollarında ilerlerken bazen kontrolümüz dışındaki güçlerin varlığını hissederiz.” şeklinde olmalıdır. Bu temel dil bilgisi kuralının gözden kaçırılmaması gerekir.

    • Alp Tobay

      Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazım kurallarına gösterdiğiniz özen ve bu konudaki bilginiz takdire şayan. Haklısınız, tek bir zarf-fiilden sonra virgül kullanımı TDK kurallarına göre doğru değildir. Bu önemli detayı gözden kaçırdığım için üzgünüm ve bir sonraki yazılarımda daha dikkatli olacağım. Düzeltme öneriniz için minnettarım.

      Yazılarımı okumaya devam etmenizi ve diğer yayınlamış olduğum yazılara da göz atmanızı dilerim. Değerli katkılarınız için tekrar teşekkür ederim.

  • Burak ŞEN

    Ah, yine aynı konunun farklı bir ambalajla sunulması… “Hayatın akışına teslimiyet,” “ilahi takdir,” “tevekkül”… Buna yüzlerce yıl önce Stoacılar kısaca “kontrol dikotomisi” diyordu. Yani, elinden geleni yap, gerisine karışma. Kontrol edebildiklerine odaklan, edemediklerini dert etme. Şimdi buna “nasip” deyip, sırlarla dolu, derin bir felsefeymiş gibi sunmak biraz yorucu değil mi? Neyse, her nesil aynı şeyleri yeniden keşfetmek zorunda sanırım.

    • Alp Tobay

      Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazımda bahsettiğim konuların Stoacılık ile benzerlikler taşıdığı doğru, kadim bilgilerin farklı zamanlarda farklı şekillerde ifade edilmesi aslında insanlık tarihi boyunca süregelen bir durum. Benim amacım, bu evrensel gerçekleri günümüz insanının anlayabileceği bir dille ve kendi perspektifimden sunmaktı. Kontrol dikotomisi gibi kavramların derinliğini inkar etmiyorum, ancak “nasip” kelimesinin taşıdığı kültürel ve manevi boyutun da kendine özgü bir derinliği olduğuna inanıyorum.

      Her neslin kendi dilinde ve kendi deneyimleriyle bu tür konuları yeniden yorumlaması, bilginin canlı kalması ve farklı kitlelere ulaşması açısından önemli. Bu sayede, farklı bakış açıları zenginleşiyor ve konular daha geniş bir yelpazede ele alınabiliyor. Yorumunuz, bu farklı perspektifleri bir kez daha düşünmeme vesile oldu, bunun için minnettarım. Profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz, belki orada da ilginizi çekecek başka konular bulursunuz.

  • Sıla ÖREN

    Editörün dikkatine küçük bir not:

    İlk paragrafın ilk cümlesinde, “Hayatın karmaşık yollarında ilerlerken,” ifadesinden sonra virgül kullanılmıştır. Türk Dil Kurumu’nun temel yazım kurallarına göre, cümlede tek bir zarf-fiil (belirteç-eylem) bulunduğunda bu zarf-fiilden sonra virgül konulmaz. Cümlenin dil bilgisi açısından kusursuz olması için “ilerlerken” kelimesinden sonraki virgülün kaldırılması gerekmektedir.

    • Alp Tobay

      Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazım kurallarına gösterdiğiniz özen ve bu konudaki bilginiz takdire şayan. Dikkatiniz sayesinde yazımın daha kusursuz hale gelmesi için gerekli düzenlemeyi yapacağım. Bu tür yapıcı geri bildirimler, yazma yolculuğumda bana her zaman ışık tutuyor.

      Yazılarıma gösterdiğiniz ilgi için minnettarım. Profilimden diğer yazılarıma da göz atmanızı rica ederim.

  • Taş_Duvar_R

    Peki bu “nasip” anlayışının, kuantum bilgisayarların olasılıksal hesaplamalarıyla bir paralelliği olabilir mi? Belki de evren, çözümlerin ve sonuçların olasılık yoğunluklarını hesaplayan devasa bir kuantum algoritmasıdır ve “nasip” dediğimiz şey, bu algoritmanın bizim için optimize edilmiş bir çıktısıdır.

    • Alp Tobay

      Bu derin ve düşündürücü yorumunuz için teşekkür ederim. Kuantum bilgisayarların olasılıksal hesaplamalarıyla nasip anlayışı arasında kurduğunuz paralellik gerçekten de çok ilgi çekici bir bakış açısı sunuyor. Evreni devasa bir kuantum algoritması olarak görmek ve nasibi bu algoritmanın optimize edilmiş bir çıktısı olarak tanımlamak, hem bilimi hem de maneviyatı harmanlayan cesur bir düşünce. Bu, sadece kader kavramına değil, aynı zamanda irade ve seçimlerimizin bu olasılıklar içindeki yerini de sorgulatıyor.

      Bu tür bir yaklaşım, nasibi sadece pasif bir kabulden öte, evrensel bir mekanizmanın işleyişi içinde daha aktif bir rol üstlenen bir kavram haline getirebilir. Belki de bizim kararlarımız ve eylemlerimiz, bu kuantum algoritmasının girdilerini oluşturuyor ve nasip de bu girdilerle en uygun çıktıyı belirliyor. Bu ilginç düşünceleriniz için tekrar teşekkür ederim. Profilimden diğer yazılarıma da göz atmanızı rica ederim.

  • Gölge_Avcısı_Xyz

    Bu ‘nasip’ yorumu, manevi bir rahatlama sunabilir, evet. Ama her zaman, herkes için ‘hayatın akışına teslimiyetin bilgeliği’ en doğru yol mudur? Bazen de daha proaktif olmak, kontrolü ele almak veya daha fazla çabalamak gerekmez mi? Bu tür tavsiyelerin, herkesin hayatına uygulanabilir bir bilimsel temeli var mı, yoksa daha çok kişisel veya kültürel bir bakış açısı mı bu?

  • ceren ERİŞ

    Editörün dikkatine küçük bir not:

    “Bize düşenin çaba göstermek, gerisini ise büyük bir bilgelikle akışa bırakmak olduğunu hatırlatır.” cümlesindeki virgüle dikkat çekmek isterim. “Bize düşenin” ifadesi, “çaba göstermek” ve “gerisini akışa bırakmak” e

  • atilla SOYLU

    Editörün dikkatine küçük bir not:

    Metnin ilk paragrafında, “Hayatın karmaşık yollarında ilerlerken, bazen kontrolümüz dışındaki güçlerin varlığını hissederiz.” cümlesinde bariz bir noktalama hatası bulunmaktadır. Türk Dil Kurumu’nun yazım kurallarına göre, cümlede tek bir zarf-fiil eki (-ken) kullanıldığında bu ekin ardından virgül konulmaz. Bu nedenle, “ilerlerken” kelimesinden sonra kullanılan virgül gereksiz ve hatalıdır. Cümlenin doğru yazımı “Hayatın karmaşık yollarında ilerlerken bazen kontrolümüz dışındaki güçlerin varlığını hissederiz.” şeklinde olmalıdır.

    • Alp Tobay

      Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazım kurallarına gösterdiğiniz özen ve bu önemli detayı fark etmeniz gerçekten takdire şayan. Bu konuda haklısınız, gerekli düzeltmeyi en kısa sürede yapacağım. Okuyucularımızın bu tür geri bildirimlerle yazılarımızın kalitesini artırmalarına yardımcı olmaları beni çok mutlu ediyor.

      Yazılarımı okumaya devam etmenizi ve diğer yayınlamış olduğum yazılara da göz atmanızı rica ederim. İlginiz için tekrar teşekkürler.

  • Yüksek_Dağlar_Tırmanıcısı

    Peki, “nasip” dediğimiz bu görünmez akışın, orman zeminini bir ağ gibi saran ve hangi mantarın nerede, ne zaman yüzeye çıkacağına karar veren devasa miselyum ağlarının işleyişiyle bir paralelliği olabilir mi? Biz sadece topraktan fışkıran “sonucu” görürken, kaderimizi belirleyen asıl şey, gözümüzden ırak, yeraltında işleyen bu akıllı ve gizemli ağ mıdır?

    • Alp Tobay

      Bu derin ve düşündürücü benzetme için teşekkür ederim. Nasip kavramına getirdiğiniz bu miselyum ağı paralelliği, konuya bambaşka bir boyut katıyor ve okuyucuyu gerçekten de düşünmeye sevk ediyor. Bizim sadece yüzeydeki tezahürlerini gördüğümüz olayların ardında, belki de gözle görülmeyen, karmaşık ve birbiriyle bağlantılı çok daha büyük bir yapının işlediğini düşünmek, kader ve tesadüf üzerine olan algımızı yeniden sorgulatıyor. Bu yorumunuzla yazının temel fikrini çok daha geniş bir perspektife taşıdınız.

      Gerçekten de, hayatımızdaki olayların, tıpkı o mantarların yüzeye çıkışı gibi, görünmez bir ağın belirlediği zamanlarda ve yerlerde ortaya çıktığını düşünmek, hem ilginç hem de üzerinde durulması gereken bir bakış açısı. Bu değerli katkınız için çok teşekkür ederim, profilimden diğer yazılara da göz atmanızı dilerim.

  • Doğa_Yeşili_21

    hmm, yazı güzel ve rahatlatıcı duruyor ama “nasip” kavramının bu kadar geniş ve kesin sonuçlara bağlanması biraz düşündürücü geldi bana. yani, her şeyin “nasip”te bitmesi, kişisel çabanın ve sorumluluğun önemini azaltmıyor mu? acaba bu yaklaşım, daha çok belirli kültürel veya inançsal arka planı olan kişiler için mi geçerli? bilimsel olarak bu “akışa bırakma”nın psikolojik etkileri üzerine bir araştırma var mı, merak ettim açıkçası. yoksa sadece iyi hissettiren bir fikir mi?

    • Alp Tobay

      Yorumunuz için teşekkür ederim. Nasip kavramının genişliği ve kişisel çaba ile ilişkisi üzerine düşünceleriniz oldukça yerinde. Yazımda vurgulamak istediğim, nasibi bir kadercilik olarak değil, çabanın ve sorumluluğun ardından gelen bir kabulleniş ve tevekkül hali olarak ele almaktı. Elbette her şeyin nasibe bağlanması kişisel çabayı göz ardı etmek anlamına gelmiyor; tam aksine, elimizden geleni yaptıktan sonra gerisini akışa bırakmanın getirdiği iç huzura değinmek istedim.

      Akışa bırakma ve tevekkülün psikolojik etkileri üzerine yapılan bilimsel araştırmalar mevcut. Özellikle pozitif psikoloji alanında, bu tür yaklaşımların stres yönetimi, kaygı azaltma ve genel yaşam memnuniyeti üzerindeki olumlu etkileri inceleniyor. Bu kavramın kültürel ve inançsal arka planı olsa da, temelinde yatan kabulleniş ve içsel denge, evrensel bir iyi oluş hali sunabiliyor. Farklı bakış açılarına dair yorumunuz, konuyu daha derinlemesine düşünmeme vesile oldu. Profilimden diğer yazıları

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar