Kürtçe Sözler: Kalpten Gelen Derin Anlamlar

Kelimelerin ruhu okşayan, derin anlamlar taşıyan gücü, farklı dillerde farklı yankılar bulur. Son yıllarda büyük bir ilgiyle karşılanan Kürtçe de, zengin kültürü ve melodik yapısıyla kalplere dokunan sayısız söze ev sahipliği yapmaktadır. Bu içerikte, yaşamın farklı hallerini, aşkı, özlemi ve insan ruhunun derinliklerini yansıtan en güzel Kürtçe sözleri ve Türkçe çevirilerini bir araya getirdik. Her biri ayrı bir hikaye anlatan bu Kürtçe sözler, hem dilin zenginliğini keşfetmenizi sağlayacak hem de duygusal bir yolculuğa çıkaracak.
Kalbin Sesi: En Anlamlı Kürtçe Sözler

Kürtçe, sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda nesiller boyu aktarılan bilgelik ve duyguların taşıyıcısıdır. Aşağıda, hayatın içinden damıtılmış, her biri ayrı bir öğüt ve his barındıran anlamlı Kürtçe sözleri bulacaksınız.
- Ez ne mirî me, ez di nav te de dijîm. (Ben ölmedim, senin içimde yaşıyorum.)
- Dema baran dibare, ez te bîra xwe tînim. (Yağmur yağdığında seni hatırlarım.)
- Jiyan ne tenê rojên xweş e, rojên xirab jî hene. (Hayat sadece güzel günler değil, kötü günler de var.)
- Dilê min wek çemekî herikî, te ew zivirand. (Gönlüm bir nehir gibi akıyordu, sen onu durdurdun.)
- Her kulîlkek xwedî bîhnek cuda ye, her mirovek xwedî çîrokek cuda ye. (Her çiçeğin farklı bir kokusu, her insanın farklı bir hikayesi vardır.)
- Bêdengiya min ne bêhêvîtî ye, lê hêviya min a bêdeng e. (Suskunluğum umutsuzluk değil, sessiz umudumdur.)
- Dinya bê te wek zivistanek sar e. (Sensiz dünya soğuk bir kış gibidir.)
- Tu çû, lê şopa te di dilê min de ma. (Sen gittin, ama izin yüreğimde kaldı.)
- Xemgîniya min ne ji bo te ye, lê ji bo min e ku ez bê te me. (Üzüntüm senin için değil, sensiz olduğum içindir.)
- Çavên te stêrkên şevên min in. (Gözlerin gecelerimin yıldızlarıdır.)
- Zimanê evînê ne bi gotinan, bi çavan tê axaftin. (Aşkın dili kelimelerle değil, gözlerle konuşulur.)
- Destên te germiya rojê, dilê te ronahiya heyvê ye. (Ellerin güneşin sıcaklığı, kalbin ayın ışığıdır.)
- Hêvî ne miriye, ew di dilê me de dijî. (Umut ölmedi, o kalbimizde yaşıyor.)
- Her sibeh bi hêviyek nû dest pê dike. (Her sabah yeni bir umutla başlar.)
- Eşqa te ji bo min wek nefesê ye. (Aşkın benim için nefes gibidir.)
- Ji bîr neke, ez her dem li vir im. (Unutma, ben her zaman buradayım.)
- Dengê te wek muzîka herî xweş e. (Sesin en güzel müzik gibidir.)
- Ger tu neyî, ez ê bimirim. (Eğer gelmezsen, öleceğim.)
- Ez te ji bo her tiştî hez dikim. (Seni her şeyinle seviyorum.)
- Dilemin wek behrê kûr e. (Gönlüm deniz gibi derindir.)
- Gotinên te şîrîn, çavên te ronî. (Sözlerin tatlı, gözlerin aydınlık.)
- Tu ne tenê di dilê min de, di her nefesa min de yî. (Sen sadece kalbimde değil, her nefesimdesin.)
- Jiyan bêyî te ne jiyan e. (Sensiz hayat hayat değildir.)
- Ez im, tu yî, em hevin. (Benim, sensin, biz birbirimiziz.)
- Rojên bê te, rojên bê reng in. (Sensiz günler, renksiz günlerdir.)
Bu sözler, Kürt kültürünün derinliklerinden süzülüp gelen, insanı düşündüren ve hissettiren anlam yüklü ifadelerdir. Her biri, yaşamın karmaşık dokusunu ve duyguların evrenselliğini gözler önüne serer.
Aşkın Dili: Kürtçe Sevda Sözleri

Aşk, her dilde farklı tınılarla ifade bulsa da, Kürtçe’deki yeri ve anlatımı ayrı bir güzelliğe sahiptir. İşte yüreğinizdeki sevdayı en içten şekilde dile getirecek Kürtçe aşk sözleri ve anlamları.
- Ez ji te hez dikim, ji te bêtir tiştek naxwazim. (Seni seviyorum, senden başka hiçbir şey istemiyorum.)
- Tu canê min î, ruhê min î, her tiştê min î. (Sen canımsın, ruhumsun, her şeyimsin.)
- Dilemin bi evîna te şewitî. (Yüreğim senin aşkınla yandı.)
- Her şev di xewnên min de tu yî. (Her gece rüyalarımda sensin.)
- Tu gula baxê min î. (Sen bahçemin gülüsün.)
- Çavên te deryaya evînê ne. (Gözlerin aşk denizidir.)
- Ez ê heta nefesa xwe ya dawî te hez bikim. (Son nefesime kadar seni seveceğim.)
- Evîna te di dilê min de wek agir e. (Aşkın kalbimde ateş gibidir.)
- Tu yî ronahiya jiyana min. (Sen hayatımın ışığısın.)
- Bê te ez nikarim bijîm. (Sensiz yaşayamam.)
- Dilê min ji bo te lêdixe. (Kalbim senin için atıyor.)
- Tu stêrka min a şevê yî. (Sen gecemin yıldızısın.)
- Ez ê her dem li benda te bim. (Her zaman seni bekleyeceğim.)
- Evîna te, dermanê hemû derdên min e. (Aşkın, bütün dertlerimin dermanıdır.)
- Tu ne tenê evîna min î, tu hevala jiyana min î. (Sen sadece aşkım değil, hayat arkadaşımsın.)
- Ma tu dizanî ez çiqas te hez dikim? (Biliyor musun seni ne kadar çok seviyorum?)
- Ax, evîna min, dermanê dilê min. (Ah, aşkım, gönlümün dermanı.)
- Ez ê her dem bi te re bim. (Her zaman seninle olacağım.)
- Tu çû, lê evîna te her û her di dilê min de ye. (Sen gittin, ama aşkın sonsuza dek kalbimde.)
- Evîna me bêdawî ye. (Aşkımız sonsuzdur.)
- Hêviya min, tu yî. (Umidim, sensin.)
- Tu ji min re her tişt î. (Sen benim için her şeysin.)
- Dilê min ji te re şewitî. (Kalbim sana yandı.)
- Ez qurbana çavên te me. (Gözlerine kurban olayım.)
- Tu rojê min î, tu şevê min î. (Sen günümsün, sen gecemsin.)
Kürtçe aşk sözleri, sadece iki kelimeden ibaret değil; ardında derin bir tutku, özlem ve sadakat barındırır. Bu ifadeler, aşkın evrensel dilini Kürtçe’nin eşsiz tınılarıyla buluşturur.
Hayatın Yankıları: Kürtçe Özlü ve Kısa Sözler

Bazen en derin anlamlar, en kısa ifadelerde gizlidir. Kürtçe’de de hayatın felsefesini, tecrübeleri ve bilgelikleri yansıtan nice özlü ve kısa söz bulunur. Bu sözler, az kelimeyle çok şey anlatma sanatının en güzel örneklerindendir.
- Zimanê dil, zimanê rastiyê ye. (Kalbin dili, gerçeğin dilidir.)
- Bila dilê te her dem şad be. (Gönlün her zaman şen olsun.)
- Hêvî, destpêka her tiştî ye. (Umut, her şeyin başlangıcıdır.)
- Bêdengî, carinan bersiva herî baş e. (Sessizlik, bazen en iyi cevaptır.)
- Roj derbas dibe, lê bîranîn dimîne. (Gün geçer, ama anılar kalır.)
- Derdê dil, dermanê dil. (Kalbin derdi, kalbin ilacıdır.)
- Şerê herî mezin, şerê bi xwe re ye. (En büyük savaş, kendinle olan savaştır.)
- Ava kûr, bêdeng diherike. (Derin su, sessiz akar.)
- Her tişt bi demê re derbas dibe. (Her şey zamanla geçer.)
- Xwezî, tu li vir bûya. (Keşke, sen burada olsaydın.)
- Bêyî te, ez ne temam im. (Sensiz, ben eksikim.)
- Dinya bi evînê xweş e. (Dünya aşkla güzeldir.)
- Gotinên vala, dilên vala. (Boş sözler, boş kalpler.)
- Rastî, her dem bi ser dikeve. (Gerçek, her zaman kazanır.)
- Dema mirov bigihîje armanca xwe, ew ê kêfxweş bibe. (İnsan amacına ulaştığında mutlu olacaktır.)
- Bila dilê te her dem zelal be. (Kalbin her zaman berrak olsun.)
- Jiyan kurt e, evînê bijî. (Hayat kısa, aşkı yaşa.)
- Hêz di yekîtiyê de ye. (Güç birliktedir.)
- Agir ji kû derê derkeve, dûman jî ji wir derdikeve. (Ateş nereden çıkarsa, duman da oradan çıkar.)
- Mirov bi hevala xwe tê nasîn. (İnsan arkadaşıyla tanınır.)
- Her destpêk, dawiya tiştekî ye. (Her başlangıç, bir şeyin sonudur.)
- Dinya bê wefa ye. (Dünya vefasızdır.)
- Zaman her tiştî derman dike. (Zaman her şeyi iyileştirir.)
- Bextê reş, dilê şewitî. (Kara baht, yanmış kalp.)
- Xwezî, ez çûyam. (Keşke gitseydim.)
Bu kısa ve özlü sözler, Kürt halkının yaşam felsefesini, sabrını ve direncini yansıtırken, aynı zamanda evrensel insani değerlere de gönderme yapar.
Ruhun Derinliklerinden: Kürtçe Ağır ve Etkileyici Sözler

Bazı sözler vardır ki, sadece kulağa değil, ruhun en derinliklerine işler. Acıyı, özlemi, isyanı ya da vazgeçişi anlatan bu Kürtçe ağır sözler, dinleyenin yüreğinde iz bırakır ve kolay kolay unutulmaz. İşte yüreğinizde yankı uyandıracak o derin ifadeler.
- Min jiyan ji te fêr bû, lê te mirin ji min re anî. (Hayatı senden öğrendim, ama sen bana ölümü getirdin.)
- Derdê min ne derdê te ye, lê derdê min ji te ye. (Derdin benim derdim değil, ama derdim senden.)
- Dilê min şikestî, hêviyên min mirî. (Yüreğim paramparça, umutlarım ölü.)
- Ez ê bi vê êşê bijîm, heta ez bimirim. (Bu acıyla yaşayacağım, ölene kadar.)
- Çima tu çû, min nehiştî tenê? (Neden gittin, beni yalnız bırakmadın?)
- Jiyan bê te, wek çemê bê av e. (Sensiz hayat, susuz nehir gibidir.)
- Te min kuşt, lê ruhê min sax e. (Sen beni öldürdün, ama ruhum yaşıyor.)
- Xewnên min şikestin, lê ez dîsa jî hêvîdar im. (Rüyalarım kırıldı, ama yine de umutluyum.)
- Ez di nav agirê evîna te de dişewitim. (Senin aşkının ateşinde yanıyorum.)
- Tu ne hatî, dinya li ser serê min xirab bû. (Sen gelmedin, dünya başıma yıkıldı.)
- Bêyî te, her roj şev e. (Sensiz, her gün gece.)
- Dilê min êşiya, lê ez ranazim. (Kalbim acıdı, ama uyumuyorum.)
- Ez ê vê êşê heta dawiyê hilgirim. (Bu acıyı sonuna kadar taşıyacağım.)
- Gotinên te wek zîlanê, dilê min birîndar kir. (Sözlerin hançer gibi, kalbimi yaraladı.)
- Ma evîna te derew bû? (Aşkın yalan mıydı?)
- Ez ê ji bo te her tiştî bikim, lê tu çûyî. (Senin için her şeyi yapardım, ama sen gittin.)
- Tu ne tenê min, tu her tiştî ji min bir. (Sen sadece beni değil, her şeyi benden aldın.)
- Kederên min ji stêrkan zêdetir in. (Kederlerim yıldızlardan daha fazla.)
- Ez ê heta dawiya emrê xwe te bîr nekim. (Ömrümün sonuna kadar seni unutmayacağım.)
- Dinya bê te, wek goristanek e. (Sensiz dünya, bir mezarlık gibidir.)
- Çavên min ji bo te her dem şil in. (Gözlerim senin için her zaman ıslak.)
- Dilemin ji bo te her dem digirî. (Kalbim senin için her zaman ağlıyor.)
- Ez ê vê êşê bi xwe re bibim gorê. (Bu acıyı kendimle mezara götüreceğim.)
- Ax, çiqas zor e bê te bijîm. (Ah, sensiz yaşamak ne kadar zor.)
- Hêviya min tune, lê ez dîsa jî li benda te me. (Umidim yok, ama yine de seni bekliyorum.)
Bu sözler, Kürtçe’nin sadece aşkı değil, aynı zamanda hayatın getirdiği zorlukları ve derin duygusal yükleri de ne kadar etkileyici bir şekilde ifade edebildiğini gösterir.
Duyguların Aynası: Kürtçe Sözlerin Gücü
Kürtçe sözler, sadece kelimelerden ibaret değildir; onlar bir kültürün, bir tarihin ve bir halkın hislerinin aynasıdır. Bu sözler, aşkın en tutkulu anlarından hayatın en ağır imtihanlarına kadar geniş bir yelpazede duyguları barındırır. Her bir ifade, dinleyenin veya okuyanın kendi iç dünyasında bir karşılık bulur, ona düşünme ve hissetme fırsatı sunar. Bu eşsiz miras, günümüzde de yaşamaya ve yeni nesillere ilham vermeye devam etmektedir. Unutmayın, kelimelerin gücü, kalpten geldiğinde bambaşka bir anlam kazanır ve evrensel bir bağ kurar.

Editörün dikkatine küçük bir not: İlk paragrafta, “Kürtçe de, zengin kültürü…” ifadesindeki “de” bağlacı ayrı yazılmalıdır. “Kürtçe de zengin kültürü…” şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Ah, evet, “kalpten gelen derin anlamlar” ve “nesiller boyu aktarılan bilgelik”… İnsanlık tarihi boyunca dillerin ve kültürlerin temel bir özelliği değilmiş gibi sunulması… Bu “yeni” keşfiniz, aslında binlerce yıldır “folklor” veya “ağızdan ağıza aktarılan bilgelik” adı altında incelenen, üzerine ciltler dolusu kitap yazılmış bir konunun ta kendisi. Antik Yunan’ın bilge sözlerinden tutun da, her coğrafyanın kendi atasözlerine kadar, hangi kültür kendi “derin anlamlı sözlerini” üretip nesilden nesile aktarmamış ki? Sanki bu, daha önce hiç kimsenin fark etmediği bir durummuş gibi anlatılması… Bilemiyorum, artık duymadığım bir şey kalmadı herhalde.
Yorumunuz için teşekkür ederim. Dillerin ve kültürlerin bu denli zengin bir yapıya sahip olması, nesiller boyu aktarılan bilgeliklerin ve derin anlamların her birimizde farklı yankılar uyandırması gerçekten de büyüleyici. Bu evrensel insanlık deneyiminin farklı yönlerini keşfetmek, benim için her zaman ilham verici olmuştur.
Elbette, folklor ve ağızdan ağıza aktarılan bilgelik üzerine yapılmış sayısız çalışma olduğunu biliyorum ve bu alandaki değerli araştırmalara büyük saygı duyuyorum. Amacım, bu konuya farklı bir bakış açısı sunmak ve bu derin anlamların kişisel deneyimlerimizdeki yerini yeniden düşünmeye davet etmekti. Bazen, bildiğimiz şeylere yeni bir gözle bakmak, farklı kapılar açabilir. Yorumunuz için tekrar teşekkür ederim ve profilimden diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.
Ah, evet. Her “yeni” keşfedilen kültürün derinliğine dair bu türden romantik yazılarla karşılaşmak, insana ister istemez geçen yüzyılın başlarında Carl Jung’un bahsettiği “kolektif bilinçdışı” ve “arketip” kavramlarını hatırlatıyor. Farklı coğrafyalarda, farklı dillerle ifade edilen “evrensel” insanlık hallerinin, özlemlerin, bilgelik kırıntılarının varlığı şaşırtıcı bir şey değil ki. Bu yeni bir aydınlanma değil, sadece eski bir teze daha yöresel bir örnek bulmak gibi bir şey. Her nesil aynı nehirde ilk kez yüzdüğünü sanıyor sanırım. Neyse.
Başlık yanıltıcı. “Kalpten Gelen Derin Anlamlar” vaat edip sadece bir giriş yazısı sunmanız hayal kırıklığı. İçerik yüzeysel, vaat edilen sözler ve derinlik nerede?
Yorumunuz için teşekkür ederim. Başlığın beklentilerinizi karşılamadığı ve içeriğin yüzeysel kaldığı yönündeki geri bildiriminiz benim için değerli. Bu yazının genel bir giriş niteliğinde olduğunu ve konuya dair daha derinlemesine incelemelerin sonraki yazılarda yer alacağını belirtmek isterim. Umarım profilimden diğer yazılarıma göz attığınızda aradığınız derinliği bulabilirsiniz.
Yazıdaki iki Kürtçe sözü ezberledikten sonra ben: Mr. Worldwide.
Yazı için teşekkürler, farklı kültürlerden gelen bilgeliklere yer vermeniz çok güzel. Sadece aklıma takılan bir nokta var; bu sözlerin kendi kültürel ve tarihsel bağlamı içinde çok derin anlamlar taşıdığı kesin. Peki bu anlamların ve “öğütlerin”, o kültürün içinden gelmeyen bizler için de aynı şekilde genellenebilir ve uygulanabilir olduğunu varsaymak ne kadar doğru olur? Yoksa bu derinlik, ait olduğu o zengin dokudan koparıldığında biraz kayboluyor mu?
Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Farklı kültürlerden bilgelikleri bir araya getirme çabamın takdir görmesi beni mutlu etti. Haklısınız, her sözün kendi kültürel ve tarihsel bağlamı içinde eşsiz bir derinliği var. Bu derinliğin, farklı bir kültürden gelen okuyucu için tam olarak aynı şekilde hissedilip hissedilemeyeceği üzerine düşünmek gerçekten önemli bir nokta. Amacım, bu sözlerin evrensel insanlık deneyimlerine dokunan yönlerini ortaya çıkarmak ve belki de farklı bakış açılarıyla kendi yaşamlarımıza ışık tutmalarını sağlamaktı. Elbette, her sözün kökenindeki zengin dokuyu tamamen aktarmak zor olabilir, ancak belki de bu sözler, ait oldukları kültürlerin kapılarını aralamak ve bizleri daha derin araştırmalara yönlendirmek için birer başlangıç noktası olabilirler.
Bu tür düşüncelerin paylaşılması, yazılarımın amacına ulaşmasında çok değerli. Farklı bakış açıları, konuyu daha geniş bir perspektiften ele almamıza yardımcı oluyor. Bu zengin diyalog için tekrar teşekkür ederim. Dilerseniz, profilimden diğer
Yazıda dilin kültürel zenginliği ve duygusal derinliği güzel vurgulanmış, ancak ‘kalpten gelen derin anlamlar’ ve ‘nesiller boyu aktarılan bilgelik’ gibi özelliklerin sadece Kürtçe’ye mi özgü olduğunu sorgulamak lazım. Her köklü dilin benzer zenginliklere sahip olabileceğini düşünürsek, bu sözlerin herkesi aynı derecede ‘duygusal bir yolculuğa çıkaracağı’ iddiası, dil ve kültür bilgisi olmadan ne kadar evrenseldir? Yoksa bu, daha çok kişisel bir bağlam ve yorum meselesi midir?
Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazımda Kürtçenin kültürel zenginliğini ve duygusal derinliğini vurgularken, elbette ki bu özelliklerin her köklü dilde farklı biçimlerde mevcut olduğunu kabul etmek gerekir. Her dilin kendi içinde barındırdığı kalpten gelen anlamlar ve nesiller boyu aktarılan bilgelikler, o dilin konuşmacıları için benzersiz birer yolculuk sunar. Benim yazımda odaklandığım nokta, Kürtçenin bu özel bağlamda nasıl bir etki yarattığıydı, ancak bu, diğer dillerin benzer derinliklere sahip olmadığı anlamına gelmez. Her dilin kendine özgü bir ruhu vardır ve bu ruh, onu konuşanlar için özeldir.
Yorumunuzda belirttiğiniz gibi, bu durum kişisel bir bağlam ve yorum meselesi de olabilir. Kendi ana dilim olan Kürtçeye olan kişisel bağım, bu dili anlatırken doğal olarak daha derin ve duygusal bir ifade biçimi kullanmama neden olmuş olabilir. Ancak amacım, bu dilin kendi içindeki güzelliğini ve derinliğini okuyucularımla paylaşmaktı. Yazılarımı okuduğunuz ve
Yazıda bahsedilen ‘kalplere dokunan’, ‘duygusal bir yolculuğa çıkaran’ veya ‘yaşamın karmaşık dokusunu gözler önüne seren’ gibi iddialar kulağa hoş gelse de, bu sözlerin her bireyde aynı derinlikte yankı bulacağını veya benzer bir etki yaratacağını söylemek ne kadar gerçekçi? Bir dilin zenginliği tartışılmaz ama belirli ifadelerin herkes için ‘nesiller boyu aktarılan bilgelik’ taşıdığı veya evrensel bir psikolojik etki yarattığı varsayımı biraz fazla genellenebilir değil mi? Bu tür deneyimler kişisel algıya ve kültürel bağlama oldukça bağlı olmalı, herkes için geçerli bir ‘bilimsel temel’ veya evrensel bir kuraldan bahsetmek zor.
Yorumunuz için teşekkür ederim. evet, bir dilin zenginliği ve kelimelerin gücü kişiden kişiye farklı şekillerde hissedilebilir. her bireyin kendi deneyim ve kültürel birikimiyle yorumladığı bu ifadelerin, herkes için aynı derinlikte bir etki yaratmasını beklemek elbette gerçekçi olmayabilir. amacım, kelimelerin potansiyelini ve farklı insanlar üzerinde yaratabileceği geniş yelpazedeki etkileri vurgulamaktı.
söylediğiniz gibi, kişisel algı ve kültürel bağlam bu tür deneyimlerin oluşmasında büyük rol oynar. evrensel bir bilimsel temelden ziyade, kelimelerin insanoğlunun ortak duygusal ve düşünsel dünyasında nasıl farklı yankılar uyandırabileceğine odaklanmaya çalıştım. değerli görüşleriniz için tekrar teşekkür ederim. profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.
Editörün dikkatine küçük bir not:
Son paragraftaki “Her biri, yaşamın karmaşık dokusunu…” cümlesinde, “Her biri” öznesinden sonra gelen virgül gereksizdir. Kısa ve net bir öznenin hemen ardından yüklem geldiğinde virgül kullanmak, dilbilgisel bir zorunluluktan ziyade, okuyucuyu duraksatıcı bir etki yaratır ve Türk Dil Kurumu’nun genel virgül kullanım prensiplerine göre çoğu zaman kaçınılması gereken bir durumdur. Cümlenin akıcılığını bozmaktadır.
Okuyucum, dilbilgisel inceliğe ve cümlenin akıcılığına dair yapmış olduğunuz bu detaylı gözlem için içtenlikle teşekkür ederim. Yazılarımda dilin doğru ve etkili kullanımı benim için her zaman önceliklidir ve bu tür yapıcı geri bildirimler, kendimi geliştirmem adına büyük önem taşımaktadır. Belirttiğiniz noktayı kontrol edecek ve gelecekteki yazılarımda bu tür dilbilgisel inceliklere daha fazla dikkat edeceğimden emin olabilirsiniz.
Yorumunuz, yazdıklarımın dikkatle okunduğunu ve üzerinde düşünüldüğünü gösteriyor ki bu da bir yazar için en büyük motivasyon kaynaklarından biridir. Desteğiniz için tekrar teşekkür eder, diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.
Partide köşede tek başıma duruyorumdur: Onlar benim az önce ruhu okşayan 10 tane Kürtçe söz öğrendiğimi bilmiyor…