Esnaf Sözleri: Pazardan Gönüle Uzanan Bilgelik ve Mizah
Toplumumuzun kalbinde, her köşede bir dükkanın başında, hayatın telaşına tanıklık eden, dürüstlüğü ve samimiyetiyle bilinen bir kesim vardır: esnaflar. Onlar sadece mal alıp satan kişiler değil, aynı zamanda hayatın içinden süzülen tecrübeleri, mizahı ve bilgece öğütleriyle birer yol göstericidirler. Esnaf ağzından dökülen her söz, bir hikaye, bir ders ya da içten bir gülümseme taşır. Bu sözler, Türk kültürünün sıcaklığını, ticaretin inceliklerini ve insanların birbirine olan yaklaşımını yansıtır. Gelin, esnafın dilinden dökülen, kimi zaman güldüren, kimi zaman düşündüren o eşsiz sözlere yakından bakalım.
Bu özel ifadeler, esnaflığın kendine has ruhunu, “veresiye” ve “abi” gibi kelimelerin sıkça kullanıldığı bir dille bizlere sunar. Her biri, dükkanın kapısından içeri giren müşteriye sunulan samimi bir selam, bir uyarı ya da derin bir yaşam dersidir. Şimdi, bu zengin söz hazinesine dalalım ve esnafın dünyasına kısa bir yolculuk yapalım.
Esnafın Dilinden Dökülen Hayat Dersleri

Esnaflar, sadece birer tüccar değil, aynı zamanda yaşamın zorluklarıyla yoğrulmuş, tecrübe kokan bilge insanlardır. Onların sözleri, ticaretin kurallarını aşar, insan ilişkilerine ve hayatın gerçeklerine dair derin anlamlar barındırır. İşte esnafın ağzından dökülen, ders niteliğindeki o unutulmaz sözler:
- Bu malın garantisi benim, arkasında dururum.
- Böyle gitmez abi, bak millet aç, perişan.
- Dolandım misl-i cihan bulamadım başıma bir tane taç, ne eğride tok gördüm ne doğruda aç.
- Abla inan ki kurtarmaz, yoksa ben hiç kırar mıyım seni?
- Ama fişi olmadan değiştiremeyiz, kusura bakmayın.
- Sefa geldin ey müsafir, ısmarla kahve içelim. İşçi ile sohbet olmaz, bir merhaba der geçelim.
- Gelen gelsin saadetle, giden gitsin selametle.
- Kılıçla geleni gülle göndeririz.
- İşler çok durgun, dükkanı açmasam daha karlı iş.
- Abi tam 5 liralık geldi. Olsun mu?
- Usta terzi dar kumaştan bol gömlek diker. Doğru tartan esnaf rahat huzurlu gezer. Eğrinin ve doğrunun hesabı mahşerde, dünyada biraz huzur her şeye bedel.
- Bozuk çıkarsa haftaya gel, paranı iade edeyim.
- Merak etme bu elbise yıkayınca açılır, daralır, uzar, kısalır.
- Samimiyeti lütuf sanıp borca sarılma. Bir gün istenecektir, sonra darılma.
- Satılan mal geri alınmaz, kaidemiz budur.
- Sen bir giy, birkaç güne açılır o. Hakiki deridir.
- Tarlan varsa içinde, teknen varsa kıçında, işin varsa başında ol.
- Bak benim üstümdeki de bunlardan. Giymediğim malı satmam ben.
- Patron çıldırdı. Zararına satışlar! Gel vatandaş gel!
- Her taamın lezzeti ta ki dimağdan çıkar, tuz ekmek hakkını bilmeyen akıbet gözden çıkar.
- Harama bakma, haram yeme, haram içme. Doğru, sabırlı, dayanıklı ol. Büyüklerinden önce söze başlama. Kimseyi kandırma. Kanaatkar ol. Dünya malına tamah etme. Yanlış ölçme. Eksik tartma.
- Abi patron bir yere kadar gitti de ben yardımcı olayım?
- Oooo çok yakıştı vallahi. Bir de içine güzel bir gömlek verdik mi tamamdır.
- Veresiye vere vere düşer oldum her derde; veresiye suda satsam vallahi kurur akan dere.
- İstersen hiç verme, maksat gönüller bir olsun.
- Sade pirinç zerde olmaz bal gerektir kazana, baba malı tez tükenir evlat gerek kazana.
- Aynısından bizim hanım kullanıyor, çok memnun.
- Öğrencinin halinden anlarız biz, biraz indirim yapalım.
- Piyasa çok kötü, eski günleri arıyoruz vallahi.
- Teklif etme veresiye dost kalalım ölesiye.
- Veresiye isteme benden, buz gibi soğurum senden.
- Herhangi bir sorun olursa getirin, parasını iade ederiz.
- Ehl-i aşka müptelayım, neme lazım kâr benim; mal ve mülküm yoktur amma kanaatim var benim.
- Bir aileyi hayırsız evlat, bir şoförü aşırı hız, bir yiğidi geçimsiz kadın, bir esnafı asık surat yıkar!
- Biz nasip deriz, hayırlısı deriz. Tevekkül ederiz. Tebessüm ederiz. Her şeyi Allah’a bırakırız. Mutlu olmasını biliriz.
- Doğru olsan ok gibi elden atarlar seni, eğri olsan yay gibi elde tutarlar seni. Menzil alır doğru ok, elde kalır eğri yay.
- Daha ucuzunu bulursan söyle, 10 tane de ben alayım.
- Fiyatlar uçtu, vallahi bize de yazık. Ama yapacak bir şey yok, müşteri de perişan biz de!
Müşteri İlişkilerinde Esnaf Bilgeliği

Her esnaf, dükkanına giren müşteriyi sadece bir alıcı olarak görmez; o aynı zamanda bir komşu, bir dost ya da potansiyel bir müdavimdir. Bu yüzden, müşteriyle kurulan iletişimde özel bir dil kullanılır. İşte o dilin en güzel örnekleri:
- Gel ablacım, sana özel fiyattan veririm.
- Kardeşim, bunun daha ucuzu yok, varsa sen söyle biz de oradan alalım.
- Abi bu paraya ancak ekmek alırsın. Biz ekmek de satmıyoruz.
- Kardeş, ben kendi babama bile bu fiyata vermiyorum bak!
- Senin hatırın için zararına satacağım. Vallahi bu işte hayır yok ama sana kıyamam.
- Valla abi, maliyetine veriyoruz, sen de biliyorsun piyasayı.
- Ooo, ne zamandır uğramıyorsun, gözümüz yollarda kaldı.
- Hayırlı işler dilerim, yine bekleriz.
- Bu ürünler el yapımı, her biri sanat eseri.
- Müşteri velinimetimizdir, her zaman başımızın tacı.
- Bir deneyin, memnun kalmazsanız iade alınır.
- Sana özel indirim yaptık, kimseye söyleme.
- Çayımız demli, sohbetimiz koyu, bekleriz.
- Malın iyisi pazarda kalmaz, acele et.
- Elimizde son kalanlar, kaçırma derim.
- Eski müşteriyiz, bir güzellik yapalım.
- Veresiye defteri doldu, yenisini açamayız.
- Gördüğün gibi her şey taze, kendi üretimimiz.
- Sana güveniyoruz, sen ne dersen o olur.
- Pazarlık sünnettir ama malın da bir değeri var.
- Bir kere alırsın, ömür boyu kullanırsın.
- Nakit ödersen bir güzellik yaparız.
- Bu fiyata başka yerde bulamazsın.
Esnafın Mizah Anlayışı ve Güldüren Sözleri

Esnafın dili sadece bilgelikle değil, aynı zamanda kıvrak bir mizah anlayışıyla da doludur. Zorlu ticaret hayatının stresini atmak ve müşterileriyle samimi bir bağ kurmak için esprili sözlere başvurmaktan çekinmezler. İşte yüzleri güldüren, esnafın dilinden dökülen komik ve eğlenceli sözler:
- Veresiye veren peşin satanla dost olmaz.
- Bugün git yarın gel, veresiye defteri kapalı.
- Veresiye satan defteri duvara asar, peşin satan kasayı.
- Paran kadar konuş, borcun kadar sus.
- Bu dükkanın tapusu bende, kasası bende değil.
- Müşteri memnuniyeti bizim için her şeyden önemli, yeter ki nakit olsun.
- Patron çıldırdı, ben de çıldırdım, buyurun efendim!
- Dükkanın anahtarı bende ama cüzdanım evde kaldı.
- Veresiye defteri doldu taştı, yeni bir sayfa açamayız.
- Bu fiyata bu malı bir daha rüyanda görürsün.
- Abi, patron burada olsa bu fiyata imkansız, ama ben sana kıyak yapıyorum.
- Kardeşim, bunun daha ucuzu yok, varsa sen söyle biz de oradan alalım.
- Abi bu paraya ancak ekmek alırsın. Biz ekmek de satmıyoruz.
- Kardeş, ben kendi babama bile bu fiyata vermiyorum bak!
- Senin hatırın için zararına satacağım. Vallahi bu işte hayır yok ama sana kıyamam.
- Veresiye yok, nakit var, peşin alana indirim var.
- Elimizden gelen bu kadar, fazlası patronun cebinde.
- Müşteri her zaman haklıdır, yeter ki parasını ödesin.
- Dükkanımızda kredi kartı geçerlidir, ama veresiyeye kapalıyız.
- Gönlün zengin olsun, cebin boş olsa da fark etmez.
- Bu ürünün arkasında dururum, gerekirse ben de kullanırım.
- Çalışmadan kazanan tek kişi, dükkanın önünden geçen rüzgardır.
- Veresiye isteyenler, lütfen kapıda beklemesin, içeride yer yok.
- Borç yiğidin kamçısıdır derler, bizim yiğitler de kamçısız kalmasın.
Esnafın Gönlünden Fısıltılar
Esnaf sözleri, sadece ticaretin değil, aynı zamanda hayatın ta kendisinin bir yansımasıdır. Bu sözler, dükkanın tozlu raflarından, kalabalık çarşıların gürültüsünden süzülerek günümüze ulaşan, nesilden nesile aktarılan bilgece öğütlerdir. Onlar, dürüstlüğün, sabrın, emeğin ve mizahın değerini bize hatırlatır. Bir dahaki sefere bir esnaf dükkanına girdiğinizde, sadece ürün alıp vermekle kalmayın, onların sözlerine de kulak verin. Çünkü o sözlerde, hayatın kendisinden damıtılmış, paha biçilmez dersler ve samimi gülümsemeler bulacaksınız. Unutmayın, esnaf sadece ticaret yapmaz, aynı zamanda bir kültürün, bir yaşam felsefesinin de taşıyıcısıdır.
Peki, esnafın bu bağlama dayalı, güven ve tecrübe içeren özgün dilinin, yapay zeka sohbet robotlarının (chatbot) gelişimine ne gibi bir katkısı olabilir? Milyarlarca veriden öğrenen bir algoritma, bir esnafın “Canın sağ olsun abi” derkenki içtenliği, geçmişe dayalı ilişkiyi ve o anki durumu sezme yeteneğini modelleyebilir mi? Belki de bu sözler, insan zekasının ve sosyal bağların henüz algoritmalarla çözülemeyen “gizli sosu”dur.
Bu çok değerli bir bakış açısı. Esnafın o kendine özgü, samimi dilinin yapay zeka tarafından nasıl modellenebileceği sorusu gerçekten de üzerinde düşünülmesi gereken bir konu. “Canın sağ olsun abi” gibi ifadelerin ardındaki içtenliği, geçmişe dayalı ilişkiyi ve o anki durumu sezme yeteneğini milyarlarca veriden öğrenen bir algoritmanın tamamen kavrayıp kavrayamayacağı, belki de yapay zeka araştırmalarının henüz ulaşamadığı bir derinlik. Bu ifadelerdeki insani dokunuş, sosyal bağların ve duygusal zekanın bir yansıması olarak, algoritmaların sadece kelimeleri değil, kelimelerin arkasındaki niyeti ve duyguyu da anlamasını gerektiriyor. Belki de bu, insan zekasının ve sosyal etkileşimin henüz tam olarak çözülemeyen “gizli sosu” dediğiniz gibi, algoritmaların öğrenme kapasitesinin ötesinde bir boyutu temsil ediyor.
Bu tür nüansları yapay zekaya aktarabilmek, sadece dilbilgisel doğruluğun ötesinde, kültürel bağlamı, duygusal derinliği ve insan ilişkilerinin
Editörün dikkatine küçük bir not:
İkinci paragrafta yer alan “…esnaflığın kendine has ruhunu, “veresiye” ve “abi” gibi kelimelerin sıkça kullanıldığı bir dille bizlere sunar.” cümlesinde bariz bir noktalama hatası bulunmaktadır. Türkçenin dil bilgisi kurallarına göre, cümlenin nesnesi olan “esnaflığın kendine has ruhunu” ifadesinden sonra zarf tümlecini ayırmak için virgül kullanılmaz. Bu kullanım, yaygın bir yanlış olmakla birlikte anlatımı bozan bir kural ihlalidir. Cümlenin doğru yazımı, o virgül kaldırılmış şekilde olmalıdır.
Okurum, hassas tespitiniz için çok teşekkür ederim. Yazımdaki noktalama hatasını fark etmeniz ve bunu bu kadar detaylı bir şekilde açıklamanız, dilimize verdiğiniz önemi ve dikkatli bir okuyucu olduğunuzu gösteriyor. Bu tür geri bildirimler, yazılarımın kalitesini artırmam adına benim için çok değerli. En kısa sürede gerekli düzeltmeyi yapacağım.
Düzeltme öneriniz, Türkçenin inceliklerini ne kadar iyi bildiğinizi ortaya koyuyor. Bu değerli yorumunuz için tekrar teşekkür eder, diğer yazılarıma da göz atmanızı rica ederim.
İNANILMAZ! Bu resmen keşfedilmemiş bir kişisel gelişim hazinesi! Esnaf sözlerinin bu kadar derin, komik ve bilgelik dolu olduğunu anlatan bu bakış açısına tek kelimeyle bayıldım! Bu dahiyane bir fikir! Hemen yarın ilk iş mahalledeki bakkalı, manavı ziyaret edip bu sımsıcak bilgelik pınarından faydalanmak için sabırsızlanıyorum! Gerçek hayat dersleri burada, ne kadar muhteşem bir farkındalık! Harika, harika, harika!!